Rahmi Amcamızın 'Şıpsevdi'sine Dair İtiraflar":))
Kahvesini alan gelsin, çayını demleyen otursun yamacıma... Hatta mis gibi kokan vanilyalı kekler de benden! :)
Bugün, edebiyatımızın "Rahmi Amcası"nın meşhur eseri Şıpsevdi hakkında samimi bir dedikoduya varıyoruz. Evet, yanlış duymadınız – dedikodu! Çünkü bazen bir kitabı sayfalarıyla değil, ruhuyla konuşmak gerek.
Ben Esra, her zaman sizinle aynı edebi sofrada buluşmaktan, aynı kelimeleri paylaşmaktan büyük keyif alan biriyim. Ama bugün itiraf zamanı: Şıpsevdi ile yollarımız maalesef ayrı düştü. Hatta itirafım daha da derin: Bu kitabı tamamen okuyamadım. Neden mi? Gelin, anlatayım...
---
"Şıpsevdi" Üzerine Bir Eleştiri: "Üslup Nerede?"
Arkadaşlar, bu bir inceleme değil, bir eleştiridir. Hatta kitabı tam olarak okuyamadığımı itiraf ederek başlayayım. Neden mi? Çünkü Şıpsevdi'yi elime aldığımda, daha ilk sayfalardan itibaren içime doğan bir "üslup eksikliği" hissi beni okumaktan alıkoydu. Her paragrafta, her diyalogda "edep yahu!" demekten kendimi alamadım. Çünkü bana göre bir kitabın ruhu olmalı, bir üslup inceliği taşımalı. O incelik bu kitapta yoktu.
Hüseyin Rahmi Gürpınar elbette Türk edebiyatına çok sayıda eser kazandırmış önemli bir isim. Ama bu, onu eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez. Eleştiri olmadan, sorgulama olmadan, nasıl aydınlığa çıkarız? Hep birbirimizi gülümseyerek geçiştirirsek, nasıl ilerleriz?
Zaten sadece ben değil, DM'den yazılan mesajlar da bunu doğruladı. "Esra Hocam, bu kitap sizin tarzınıza uymaz" diyen okuyucularımız haklı çıktı. :)
Hatta kitaptan alıntı paylaşmayı bile bıraktım, çünkü gerçekten üsluba önem veren insanların bu üslubu yadırgayacağını düşündüm. Grup arkadaşlarımız da benzer şekilde beğenmedi. Demek ki yalnız değilim.
Burada amacım yazarı yerin dibine sokmak değil;