Sadeleştirilmiş Metin

Şıpsevdi

Hüseyin Rahmi Gürpınar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·496 syf.··
2020 82. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2020 22:11
"Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir." (Çavdar Tarlasında Çocuklar’dan alıntıdır) İşte bu alıntıdaki ‘her kitabını bitirdikten sonra arayıp konuşmak istediğim yazar olan’ Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan bir kitap yine. Konusuna gelecek olursam; Meftun Bey, aklı tilki gibi çalışan genç baş karakterimiz. Kendisi alafrangalığı hayatına ilmek ilmek işlemeye & çevresine de işletmeye başlamıştır. Dönemin toplum yapısı düşünüldüğünde birçok tezat & eğreti duran adetler, Yeşilçam esintisiyle hoş sohbetler & kahkaha attıran diyaloglarla anlatılır. Kadın-erkek ilişkileri, aile ilişkileri, toplumsal farklılıklardan doğan düşünce yapıları gibi birçok konuya da Meftun Bey üzerinden eleştiriler yöneltilir. Kimi zaman ‘ağlanacak hale gülüyorum’ durumuna gelinse de hiciv türündeki kitapları seviyorum. Eğer siz de böyleyseniz kesinlikle tavsiye diyebileceğim kitaplardan biri. “Yari görmeye mani olan o kalın peçeyi yüzünüzden hiç kaldırmadınız.” Peçe kalkmadıktan sonra a zevzek ne gördün de neye vuruldun?”
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Bilge Kültür Sanat · 20153,416 okunma
"Şıpsevdi" (Alafranga)
Puan vermedi·496 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Türk Edebiyatının ilk zamanlarına dair okuduğum ilk kitap oldu. Kitabı bitireli iki gün oldu. Hala Meftun Bey’in o şûh ve alafranga sevdalısı konağından zihnim ayrılamadı. Eseri okurken bazen güldüm hatta kahkahayla bazen de aa ne kadar doğru bir fikir, düşünüş diye düşünmekten alamadım kendimi. Yine aslında düşündüm ki biz o kitabın yazıldığı zaman olan 1911 yılından; sosyoloji, psikoloji ve düşünüş bakımından toplumsal olarak hala ilerleyemedik. O zamanlar ne ise şu zamanlarda da buluyoruz, o günlerden biraz benzerlik. Kitabımızın karakteri Meftun Bey, Fransa’ya eğitim amacıyla gitse de amacından şaşarak eğitim görmekten kaçınmış Fransız gelenek ve yaşantılara hayran olarak geri dönen bir kişilik. Meftun Bey memlekete döndüğünde ailesiyle kaldığı konakta tüm aile bireylerine Fransız usulü bir yaşam tarzına alıştırmak söz yerindeyse aileye adabı muaşeret dersleri vermek için çok çaba sarf eder. Yemek yemeyi, dans etmeyi hatta genç kızlara giyinme sanatı bile öğretmeye çalışan Meftun Bey ve ailesi arasında komik olaylar cereyan etmiş olsa da kitabın sonunda trajik bir son yaşanmasına neden olur. Meftun Bey’in Alafranga bir hayatın gerekliliği olarak yemekleri masada ve çatal bıçak takımlarıyla öğretmeye çalışırken ki roman kahramanlarının komik konuşmaları ve halleri okuru güldürür cinsten. Meftun Bey, zengin, cimri bir o kadar taassupkar Kasım Efendi’nin mallarına göz diker. O servete konmanın en hızlı yolu kızı Edibe Hanımla evlenmekten geçtiğini anlayan Meftun Bey alafranga yaşamından dolayı kendisine bu kızın verilmeyeceğini bildiğinden hileye başvurur. Kendisine bir piyango vurduğunu gazetelerde ilan ettiren Meftun Bey’in servetini Kasım Efendi de duyar. Meftun Bey’in Evine giderek kızını 500 bin liraya evlendiren Kasım Efendi ayrıca oğlu Mahir’i de, Meftun
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Bilge Kültür Sanat · 20153,416 okunma
6/10
·496 syf.··
2022 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2022 22:25
Şıpsevdi, asıl adı alafranga.. Yazarın önsözünde belirttiği gibi siyasi baskılardan dolayı yasaklanan alafranga kitabı, yıllar sonra "Şıpsevdi" adıyla tekrar yayınlanır.Kitap Fransız özentisi olan Meftun karakteri üzerinden, toplumun ahlaki çöküşü anlatılır. Yazar, toplumun dinamiğini oluşturan alaturka adetleri, inançları ülkede yaşayan frenkler (ülkede yaşayan yabancılar) tarafından küçük görülüp nasıl değiştirilmeye çalışıldığını ele alır. Paris'e eğitim için giden Meftun, ancak orada eğlenceli hayata daldığı için iyi bir eğitim alamaz. Meftun'un, Fransızlar'dan gördüğü alafranga adetlerini ailesi üzerinden tatbik etmeye çalışması ise trajikomik olaylara neden olur.. Yazar, muhafazakar bir aile ile alafranga bir aileyi karşı karşıya getirerek, toplumdaki hızlı değişimi gözler önüne serer.. Türk toplumunun sosyal, siyasal ve ekonomik konuları ise sivri bir dille eleştirilir... Hüseyin Rahmi'nin Şıpsevdi kitabı ile ilgili değerlendirmesi ise ilginçtir: "Bazılarında bu romanı, alafrangalığı küçümseyerek alaya almak maksadıyla yazdığım zannolunuyormuş.Bu büyük bir yanlış zan ve katıksız hatadır."
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Bilge Kültür Sanat · 20153,416 okunma
7/10
·496 syf.··
2020 91. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2020 19:00
Hüseyin Rahmi Gürpınar eserinden Şıpsevdi okurken kah güldürüp kah düşündüren bir kitap oldu benim için. Ahh Meftun ahh...! Meftun, Avrupaperestlik hastalığına yakalanmış bir mecnun mudur? Hayır! Göreceğiz ki o da değil... Bazı kısıtlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine rağmen seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması, kuvvetle muhtemeldir. Okumak isteyenlere tavsiye eder miyim evet.
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Bilge Kültür Sanat · 20153,416 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Şıpsevdi romanı 1901’de Alafranga adıyla İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanmış; ancak sakıncalı görülerek yayını durdurulmuştur. 1909’da Şıpsevdi adıyla Sabah gazetesinde tefrika edilmiş, 1911 senesinde de kitap hâlinde yayımlanmıştır. Romanın girişindeki tramvay sahnesi insanların tavırları, davranışları konuşmaları bizlere yaşayan İstanbul’un manzaralarını, o atmosferi yansıtmaktadır. Devrin sosyal yaşamına dair bize bir ön bilgi sunar. Hüseyin Rahmi, Alafrangalığı Şıpsevdi’ de üçe ayırır. İlk grup orta üst sınıfta olanlar yani; sarayla içli dışlı olanlardır. Bunlar Fransızca bilen, at binen şöhretlerini ailelerinden alanlardır. Hüseyin Rahmi, bu gruptaki insanları tek yeteneklerinin şıklık, kumar, dans vs. olması bakımından topluma faydaları olmaması bakımından ve Osmanlının parasını harcamaları bakımından eleştirir. İkinci grup ise Avrupalı kadınlarla evlenmiş levantenlerdir. Bu grubu ise bir yüzünün Osmanlı diğer yüzünün Avrupalı olması bakımında iki yüzlü kumaşa benzeterek eleştirir. Üçüncü tip ise hikayenin ana kahramanı olan Meftun’un içinde bulunduğu gruptur. Romanda bu gruptaki alafrangalar, dış görünüşleriyle, oldukça ayrıntılı bir şekilde tasvir edilir. Batılılaşmayı yalnızca dış görünüşe ve davranış taklitlerine indirgeyen bu grup, yozlaşmış tiplerden oluşur. Hüseyin Rahmi, bu üçüncü tipi anlatmak için romanın merkezine Meftun’u oturtur. Meftun gibi olanlar en tehlikeli olanlardır ve korkulması gerekenlerdir. Kendisinden daima fedakarlık beklenen halkın yozlaşmış olması, onu en tehlikeli alafrangalaşan tiplerden biri yapar. Meftun, Batı hayranı amcası tarafından eğitim için Paris’e gönderilmiştir. Ancak eğlence hayatına kendini kaptıran Meftun, derslerinden ziyade alafrangalığa odaklanmıştır. Amcasının vefatı ile İstanbul’a dönmüştür. Orada
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Bilge Kültür Sanat · 20153,416 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2021 1. kitabı
Romanın başkarakteri olan Meftun okumak için gittiği Paris'ten döner. Meftun; annesi Lütfiye Hanım, ninesi Şeküre Hanım, kız kardeşi Lebibe ve erkek kardeşi Raci ile birlikte Erenköy'de bir köşkte yaşamaktadır. Meftun'un teyzesi Vesile Hanım ve kızları Rebia ile Hasene de köşkün sık sık misafiri olurlar. Meftun Paris'e her ne kadar okuması, iyi bir eğitim almış bir insan olarak dönmesi amacıyla Paris'e yollansa da Meftun orada iyi bir tahsil inşa etmekten ziyade oradaki yaşayış tarzlarına, yeme-içme alışkanlıklarına karşı içerisinde bir hayranlık besler. Bu hayranlığını, eve döndükten sonra ev halkı üzerinde uyguladığı baskı sonucunda onlara artık biz de batılı tarzda bir yaşam süreceğiz fikrini kabul ettirerek gösterir. Bu amaca hizmet etmek üzere birtakım kurallar koyar. Ev halkına batılı ve alafranga tarzda görgü kurallarıyla ilgili dersler vermeye başlar. Ev halkı ise bu durumdan son derece rahatsız olmalarına rağmen ona uymak zorunda kalırlar. Bir süre sonra Meftun, kızkardeşi Lebibe'nin komşu köşkte oturan Mahir adında bir gençle gezdiğini ve ilişki yaşadığını öğrenir. İkili arasındaki mektuplar evin hizmetçisi Eleni tarafından taşınır. Bunu anlayan Meftun Eleni'den mektupları alarak önce kendisi okumaya başlar. Mahir hakkında yaptığı araştırmalar sonucunda onun Kasım Efendi adında çok zengin bir adamın oğlu olduğunu öğrenen Meftun bu durumdan yararlanmak ister. Çünkü hayalini kurduğu bir alafranga hayat yaşayabilmesi için çok paraya ihtiyacı olduğunun farkındadır. Bu sebeple ne yapıp edip kızkardeşi Lebibe'yi Mahir ile evlendirip Kasım Efendi'nin paralarına konmak ister. Hatta kendisi de -hiç sevmese de- Kasım Efendi'nin kızı ve Mahir'in kızkardeşi Edibe ile evlenmeyi düşünerek işini sağlama almayı düşünür. Bu evliliği gerçekleştirebilmek için ise yakın dostu
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Bilge Kültür Sanat · 20153,416 okunma
Üzgünüm Hüseyin Rahmi Amcam ;)
Puan vermedi·464 syf.·
2025 58. kitabı
Rahmi Amcamızın 'Şıpsevdi'sine Dair İtiraflar":)) Kahvesini alan gelsin, çayını demleyen otursun yamacıma... Hatta mis gibi kokan vanilyalı kekler de benden! :) Bugün, edebiyatımızın "Rahmi Amcası"nın meşhur eseri Şıpsevdi hakkında samimi bir dedikoduya varıyoruz. Evet, yanlış duymadınız – dedikodu! Çünkü bazen bir kitabı sayfalarıyla değil, ruhuyla konuşmak gerek. Ben Esra, her zaman sizinle aynı edebi sofrada buluşmaktan, aynı kelimeleri paylaşmaktan büyük keyif alan biriyim. Ama bugün itiraf zamanı: Şıpsevdi ile yollarımız maalesef ayrı düştü. Hatta itirafım daha da derin: Bu kitabı tamamen okuyamadım. Neden mi? Gelin, anlatayım... --- "Şıpsevdi" Üzerine Bir Eleştiri: "Üslup Nerede?" Arkadaşlar, bu bir inceleme değil, bir eleştiridir. Hatta kitabı tam olarak okuyamadığımı itiraf ederek başlayayım. Neden mi? Çünkü Şıpsevdi'yi elime aldığımda, daha ilk sayfalardan itibaren içime doğan bir "üslup eksikliği" hissi beni okumaktan alıkoydu. Her paragrafta, her diyalogda "edep yahu!" demekten kendimi alamadım. Çünkü bana göre bir kitabın ruhu olmalı, bir üslup inceliği taşımalı. O incelik bu kitapta yoktu. Hüseyin Rahmi Gürpınar elbette Türk edebiyatına çok sayıda eser kazandırmış önemli bir isim. Ama bu, onu eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez. Eleştiri olmadan, sorgulama olmadan, nasıl aydınlığa çıkarız? Hep birbirimizi gülümseyerek geçiştirirsek, nasıl ilerleriz? Zaten sadece ben değil, DM'den yazılan mesajlar da bunu doğruladı. "Esra Hocam, bu kitap sizin tarzınıza uymaz" diyen okuyucularımız haklı çıktı. :) Hatta kitaptan alıntı paylaşmayı bile bıraktım, çünkü gerçekten üsluba önem veren insanların bu üslubu yadırgayacağını düşündüm. Grup arkadaşlarımız da benzer şekilde beğenmedi. Demek ki yalnız değilim. Burada amacım yazarı yerin dibine sokmak değil;
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,416 okunma
Şıppıdık mel'un sevdi (meftun)
Puan vermedi
Grupça okuduğumuz Hüseyin Rahmi Gürpınar isimli yazarımızın kendınce mizah amaclı yazdıgı bu kitabı ilk başlarda okurken zorlandım 1907 lerde insanların bu sekılde Frenk etkisinde kalıp kendı kültüründen uzaklaşıp yer yer dilimize Fransızca kelımeler eklemesı garibime gıttı Canım Türkçemiz bu kadar zengınken bunu absürt buldum Zaten Rahmı amcamız bunu hıcvetmekte başarılı olmuş Hikâyeyi anladıkça kafamda karakterler oturdukça hikayenın kültürel yozlasmayı nasıl ele aldıgını ve bazı yabancı adetlerın bizim samımı ve içten kültürümüzü nasıl zedeledıgını gördüm Meftun karakterı menfaat için kız kardeşinin yaptıgı yanlıslara bile göz yumdu Kitaptaki hızmetcıler karakterler her biri ayrı alemdi menfaatcılık ruhu adan Z'ye herkese yerlesmıs ve hıkayenın olumlu bır hal alması zorlasmıstı Ölümler intıharlar hırsızlıklar saçma sapan hastalıklar herşey vardı ıcınde garıp bulduğum güldüğüm etkilendiğim yerler de oldu 4 bölümlük diziyi de izleyip gözümde canlandırdım roman karakterlerını ve karakterlerın bırer bırer yok oluşunu gozlemledım bu yokoluş manevi anlamda oldu Meftun Kasım karakterıni kızkardesını de mutsuz bır hayata surukledı bencilliği ile bızı mahvettı kıtapta bazılarımız dayanamadı kıtabı okumayı bıraktı Bu kitaptan aldıgım ders menfaatlerı uğruna insanları piyon gıbı kullanan insanlar da hıc bır zaman zafer kazanamaz Kitabın sonunda acı çekenler vardı ama ılahı adalet saglanmadı Doldurulması gereken boşluklar kaldı Farklı bır tanımlama oldu benım için kitabı seçen @Kitabameftunanne teşekkür ederim sızlerle okumak keyıflıydı
Sayfa Arası Yıldızlar
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,416 okunma
Ayran gönüllü (meftun)
Puan vermedi·464 syf.··
2025 37. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 16:56
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Şıpsevdi” adlı romanı, eski zaman İstanbul sosyetesi ve aşk ilişkilerini eğlenceli bir dille anlatıyor. Kitabın başkahramanı Şıpsevdi, gördüğü her kadına hemen aşık olan saf ve hayalperest bir genç. Onun bu çabuk aşık oluşu hem komik hem de düşündürücü durumlara yol açıyor. Bazı yerlerde biraz gereksiz detaylar vardı, o kısımları atmak zorunda kaldım ama genel olarak dil çok eğlenceli ve akıcıydı. Biraz zorlandım okurken. Benlik bir kitap değildi, ama güzel bir kitap. @Kitabameftunanne teşekkür ederim sevdiğim kadınn
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,416 okunma
POĞAÇA'NIN İÇİNDEKİ PEYNİR KADAR SPOİLER İÇERİR!!!
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 20:40
Modernleşelim, kalmayalım alaturka Paris'te demode, sen çıkar o hırka. Temalı bu kitap.. (Taha Abi'nin Film incelemesi için yaptığı bu girizgâhı bir daha çalmayacağım .d ) Alafrangalığa düşkün Meftun abimiz bize Paris'te hoş geldiniz der. Meftun burada eğitim için bulunmakta ama aslında bir şey öğrenmemektedir. Paristeki yegâne öğrendiği şey, garblıların dahi kurtulmak istediği değişik ve anlamsız birtakım davranış ve adetlerdir. Meftun'un, kardeşi Lebibe ve Raci'nin babası ölmüş bulunduğundan, eğitimini amcası üstlenmiş, kendisini orada derslere vermesi için çokça ikaz etmiş olmasına rağmen gönderilen paraları cukkalayıp nâsihatleri es geçmiş, kendince modernliğin nişanı olan fuzuli davranışları alıp yurda dönmüştür. Peki Meftun abimiz İstanbul'da ne iş tutuyor? Hiiiiç, Taksimde Beyoğlu'nda dolanıyor işte. Efendim sonra evde başlıyor mu alafranga dersleri. Meftun beyimiz ahaliyi eğitip, bir Paris yaşamı hülyasına kapılıyor.. N'eymiş, zeytinin çekirdeği el ile çıkarılmaz, çatala kimse görmeden alınırmış. Keza aynı şekilde kirazda. Ne bileyim kaşık kullanmak ayıp imiş de evla olan çatalmış. Bla bla. Sonraları bu alafranga düşkünlüğe tezat olan maddi durum Meftun'u çareler aramaya yöneltir. Çaremiz nedir? Yan konaktaki Varyemez'in kızını kendine eş, kız kardeşine onun abisini koca olarak almak. Ancak Teyze Vesile hanım, maddi durumları kendilerinden iyi olan ablasının oğlunu kızı Rebia'ya eş olarak düşünmektedir. Meftun o tarakta bezi olmayarak planı işleme koymaya hazırlanır. Meftun kız kardeşini, zengin Kasım Efendinin oğlu mahir ile evlendirmek için yola koyulurken, Mahir ile Lebibe'nin işi pisirdiğini anlar. Hizmetçi Eleni'den giden gelen mektupları gizliden okuyarak ilişkiye, kardeşi Lebibe'yi hazırlar. Bu arada kendisi Mahir'in kız kardeşi Edibe için görücü
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,416 okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...