Türk Edebiyatı Klasikleri - 50

Şıpsevdi

Hüseyin Rahmi Gürpınar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Üzgünüm Hüseyin Rahmi Amcam ;)
Puan vermedi·464 syf.·
2025 58. kitabı
Rahmi Amcamızın 'Şıpsevdi'sine Dair İtiraflar":)) Kahvesini alan gelsin, çayını demleyen otursun yamacıma... Hatta mis gibi kokan vanilyalı kekler de benden! :) Bugün, edebiyatımızın "Rahmi Amcası"nın meşhur eseri Şıpsevdi hakkında samimi bir dedikoduya varıyoruz. Evet, yanlış duymadınız – dedikodu! Çünkü bazen bir kitabı sayfalarıyla değil, ruhuyla konuşmak gerek. Ben Esra, her zaman sizinle aynı edebi sofrada buluşmaktan, aynı kelimeleri paylaşmaktan büyük keyif alan biriyim. Ama bugün itiraf zamanı: Şıpsevdi ile yollarımız maalesef ayrı düştü. Hatta itirafım daha da derin: Bu kitabı tamamen okuyamadım. Neden mi? Gelin, anlatayım... --- "Şıpsevdi" Üzerine Bir Eleştiri: "Üslup Nerede?" Arkadaşlar, bu bir inceleme değil, bir eleştiridir. Hatta kitabı tam olarak okuyamadığımı itiraf ederek başlayayım. Neden mi? Çünkü Şıpsevdi'yi elime aldığımda, daha ilk sayfalardan itibaren içime doğan bir "üslup eksikliği" hissi beni okumaktan alıkoydu. Her paragrafta, her diyalogda "edep yahu!" demekten kendimi alamadım. Çünkü bana göre bir kitabın ruhu olmalı, bir üslup inceliği taşımalı. O incelik bu kitapta yoktu. Hüseyin Rahmi Gürpınar elbette Türk edebiyatına çok sayıda eser kazandırmış önemli bir isim. Ama bu, onu eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez. Eleştiri olmadan, sorgulama olmadan, nasıl aydınlığa çıkarız? Hep birbirimizi gülümseyerek geçiştirirsek, nasıl ilerleriz? Zaten sadece ben değil, DM'den yazılan mesajlar da bunu doğruladı. "Esra Hocam, bu kitap sizin tarzınıza uymaz" diyen okuyucularımız haklı çıktı. :) Hatta kitaptan alıntı paylaşmayı bile bıraktım, çünkü gerçekten üsluba önem veren insanların bu üslubu yadırgayacağını düşündüm. Grup arkadaşlarımız da benzer şekilde beğenmedi. Demek ki yalnız değilim. Burada amacım yazarı yerin dibine sokmak değil;
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
Ayran gönüllü (meftun)
Puan vermedi·464 syf.··
2025 37. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 16:56
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Şıpsevdi” adlı romanı, eski zaman İstanbul sosyetesi ve aşk ilişkilerini eğlenceli bir dille anlatıyor. Kitabın başkahramanı Şıpsevdi, gördüğü her kadına hemen aşık olan saf ve hayalperest bir genç. Onun bu çabuk aşık oluşu hem komik hem de düşündürücü durumlara yol açıyor. Bazı yerlerde biraz gereksiz detaylar vardı, o kısımları atmak zorunda kaldım ama genel olarak dil çok eğlenceli ve akıcıydı. Biraz zorlandım okurken. Benlik bir kitap değildi, ama güzel bir kitap. @Kitabameftunanne teşekkür ederim sevdiğim kadınn
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
POĞAÇA'NIN İÇİNDEKİ PEYNİR KADAR SPOİLER İÇERİR!!!
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 20:40
Modernleşelim, kalmayalım alaturka Paris'te demode, sen çıkar o hırka. Temalı bu kitap.. (Taha Abi'nin Film incelemesi için yaptığı bu girizgâhı bir daha çalmayacağım .d ) Alafrangalığa düşkün Meftun abimiz bize Paris'te hoş geldiniz der. Meftun burada eğitim için bulunmakta ama aslında bir şey öğrenmemektedir. Paristeki yegâne öğrendiği şey, garblıların dahi kurtulmak istediği değişik ve anlamsız birtakım davranış ve adetlerdir. Meftun'un, kardeşi Lebibe ve Raci'nin babası ölmüş bulunduğundan, eğitimini amcası üstlenmiş, kendisini orada derslere vermesi için çokça ikaz etmiş olmasına rağmen gönderilen paraları cukkalayıp nâsihatleri es geçmiş, kendince modernliğin nişanı olan fuzuli davranışları alıp yurda dönmüştür. Peki Meftun abimiz İstanbul'da ne iş tutuyor? Hiiiiç, Taksimde Beyoğlu'nda dolanıyor işte. Efendim sonra evde başlıyor mu alafranga dersleri. Meftun beyimiz ahaliyi eğitip, bir Paris yaşamı hülyasına kapılıyor.. N'eymiş, zeytinin çekirdeği el ile çıkarılmaz, çatala kimse görmeden alınırmış. Keza aynı şekilde kirazda. Ne bileyim kaşık kullanmak ayıp imiş de evla olan çatalmış. Bla bla. Sonraları bu alafranga düşkünlüğe tezat olan maddi durum Meftun'u çareler aramaya yöneltir. Çaremiz nedir? Yan konaktaki Varyemez'in kızını kendine eş, kız kardeşine onun abisini koca olarak almak. Ancak Teyze Vesile hanım, maddi durumları kendilerinden iyi olan ablasının oğlunu kızı Rebia'ya eş olarak düşünmektedir. Meftun o tarakta bezi olmayarak planı işleme koymaya hazırlanır. Meftun kız kardeşini, zengin Kasım Efendinin oğlu mahir ile evlendirmek için yola koyulurken, Mahir ile Lebibe'nin işi pisirdiğini anlar. Hizmetçi Eleni'den giden gelen mektupları gizliden okuyarak ilişkiye, kardeşi Lebibe'yi hazırlar. Bu arada kendisi Mahir'in kız kardeşi Edibe için görücü
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
..........Ş I P S E V D İ..........
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 10:28
••• ••• İlk 100 sayfasında okurken sıkıldım açıkçası. Diğer 3 kitabını okurken böyle olmamıştı. Kullandığı muzip dille çevrelediği kurgu beni içine çekmişti hemen. Kitabın arka kapağında,"bu roman herhangi bir amaca hizmet etmekten çok, güldürmek için yazılmıştır " yazsa da ,ben tam tersini yaşadım. Elbette Hüseyin Rahmi Gürpınar ,muzip dilini, bu kitapta da gösterdiği için, zaman zaman güldüğüm yerler oldu. Ama bu kitapta güçlü toplumsal eleştiriler de var. Önce karakterleri tanıtayım; Meftun; üniversiteyi Fransa'da okumuş,kitabın tabiriyle frenk kültürünü beğenmiş, benimsemiş;ailesine ve çevresine bunları anlatarak değiştirmeye çalışan biri. Raci; Meftun'un erkek kardeşi,kültürüne ve geleneklerine sıkıca bağlı. Lebibe; Meftun'un kızkardeşi Rebia;kuzeni- Vesile;teyzesi Kadınnine Şûkufe;nineleri Lütfiye Hanım; Meftun'un annesi Kitap,konu kapsamı olarak müthiş bir alaturka - alafranga kültürü çatışmasını konu ediniyor. Muhtemelen buradaki konudan mizah çıkartayım derken,toplumun da,çarpık bozuk davranışlarını eleştirmiş Hüseyin Rahmi Gürpınar . Kadınların erken evlendirilmeleri, İsmet Özel tabiriyle '''elalem putu'''nun çarpık ve iki yüzlü düşünceleri, aile ve komşuluk ilişkileri,aşk ve acı sonuçları, toplumun cinsiyete göre iki yüzlülüğü ve kadınların tutunacak dalının olmaması gibi konular,asıl konunun alt dallarında, bazen karakter, bazen alt metinler üzerinden işlenmiş. Küçük bir bölümde,yazar,sanat ve estetik anlayışını da konuşturuyor karakter üzerinden. Aşk,sevda konularında yaşanılan bir durum, bayanlar için öldürülecek,suçlanacak durum olarak görülürken,erkekler için iğrenç bir tebessümle geçiştirilen durum olmasının ikiyüzlülüğünü, diyaloglar ve alt metinler ile anlatmış yazar. Günah herkese günah.. Madem müslümanım diyorsun,sen kim oluyorsun da Allah'ın cc tüm insanlara günah diye
Edebiyat & Roman
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
10/10
·464 syf.··
2024 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2024 11:20
Hüseyin Rahmi Gürpınar Türk Edebiyatı için gerçekten çok çok değerli bir yazar. Okuduğum bütün kitaplarını çok sevdim. İş Bankası Kültür Yayınlarından oldukça güzel kitapları günümüz Türkçesi ile çevrilmiş bir şekilde var. Meftun adlı karakterimiz Fransa'da eğitiminin üzerine evine döner. Meftun Batılı yaşama alıştığı için Alaturka tarza alışmış ailesini de Alafranga'ya adapte etmek için bu uğurda ne gerekiyorsa yapacaktır. Ama bu değişim gerek midir? İnsanlar süregelen yaşayış tarzıyla mutlu olamaz mı?Bu değişim için birçok hayatın mahvoluşunu okuduğumuz bu ibretlik romanı kesinlikle öneriyorum. Puanım 10/10
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
8/10
·464 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 16:12
Öncelikle Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan okuduğum ilk eserdi. Ve bence kitabın ilk ismi olan “alafranga”, çok uygun biri isimmiş. Gerçi Meftun da “şıpsevdi” adını gayet güzel taşıyor… Osmanlı’da tanzimat sonrası batılılaşmaya çalışma daha doğrusu, yanlış batılılaşma konusu hepimizin malumu. Hüseyin Rahmi de bu konuyu mizahi bir dille ele almış. Baş karakterimiz Meftun, Fransa’ya eğitim için gönderilmiş. Fakat hiç şaşmaz batının ilimini, bilimini, düşüncelerini öğrensin gelsin memlekete faydası dokunsun diye beklenilen Meftun, mirasyedi, sözde batılı; gösterişli kıyafetler, yüzeysel hareketlerle tam o dönemin yanlış batılılaşma konusuna örnek bir züppe olarak geri döner. Fransa’da okusun diye gönderilen paraları eğlencelerde, balolarda, en gözde mekanlarda gezerek harcamış ve nihayet ülkeye döndüğünde öğrendiklerini ailesine aktarmak gayretine düşmüştür. Özellikle yemek sofrasında kalabalık ailesine sofra adabı dersi verirken kahkahalarıma hakim olamadım. Tabii kitabın tamamı böyle kahkahalarla okunacak gibi değildi. Meftun’un batıyı şekilce bu kadar benimsemesine karşılık kardeşi Raci tam bir Doğu insanı olarak birçok kez abisini uyarır fakat sonuç alamaz. Bir de tabii Hacı Kasım efendi ve kızı Edibe var ki cimriliğe bir isim verilmemiş olsa bu adam yek başına bu kavramı karşılardı herhalde. Hacı amca zengin fakat varyemez. Paranın kokusunu alan Meftun türlü yalan dolan, hile hurda ile Edibe ile evlenir. Hacı amcanın oğlu Mahir ile de kız kardeşi. Bu kızın da hayatını kaydırır yani. Hatta Mahir’in de! Evdekiler yetmedi çünkü! Geleneksel tarzda yetişen bu kızlar (Meftun’un kız kardeşi Lebibe ile teyze kızı Rebia), hem geleneksel kültürün baskıları arasında sıkışmış hem de Batı’yı yanlış algılamanın yol açtığı ağır bedelleri ödemek zorunda kalmışlardır. Özellikle Rebia’nın yaşadıkları,
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
SİNİRSEL VE KOMİKSEL
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 03:15
Şıpsevdi’yi bitirdim ve şunu net söyleyebilirim: sinir kriziyle kahkaha arasında gidip geldim resmen. Hüseyin Rahmi yine yapmış yapacağını; öyle bir yazmış ki ne sıkılıyorsun ne bırakabiliyorsun. Akıyor ama akarken de sinirlerini test ediyor. Meftun… ya bu nasıl bir karakter? Başta komik, hatta “ya salak ama tatlı” diyorsun. Sonra bir bakıyorsun, adam tam bir çıkar makinesi. Herkesi kullanıyor, kimseyi umursamıyor, üstüne bir de kendini acayip bir şey sanıyor. En sinir bozucu kısmı ne biliyor musun? Bunun farkında ama zerre umursamıyor. “Ben böyleyim” rahatlığı var ya, işte orada insanın tepesi atıyor. Kitap boyunca sürekli şunu dedim: “Buna biri artık haddini bildirsin.” Ama yok… yok arkadaş. Hüseyin Rahmi sana o tatmini vermiyor. Tam aksine, öyle bir son yazmış ki “bu kadar da rahat olunmaz ya” diye kala kalıyorsun. Meftun yine Meftun, hayatına devam. Sen de sinirle kitabı kapatıyorsun. Ama işin garip tarafı şu: tam da bu yüzden kitap akılda kalıyor. Çünkü gerçek gibi. Gerçek hayatta da böyle insanlar var ve çoğu zaman hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorlar. Kısacası: sinir oldum mu? Oldum. Güldüm mü? Fazlasıyla. Sıkıldım mı? Asla. Hüseyin Rahmi yine hem eğlendirdi hem de sinir sistemimle oynadı. Helal mi? Helal… ama biraz da ayıp
Alıntı
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar ’ın Şıpsevdi romanı, dönem insanlarının yapısını ve zayıf yönlerini ironik bir dille ele alıyor. Ancak benim okuma deneyimim açısından çok güçlü bir etki bırakmadı. Özellikle karakterlerin aşırı abartılı yanları ve olay örgüsünün yer yer tekdüze ilerlemesi, hikayeye bağlanmamı zorlaştırdı. Yine de eserin edebi önemini göz ardı etmek mümkün değil. Topluma ayna tutan dili ve mizahi yaklaşımıyla edebiyatımızda kendine has bir yeri olduğu açık. Benim için büyük bir hayranlık uyandırmasa da, bu tür eserlerin dönemin sosyal ve kültürel dokusunu anlamak açısından okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2025 16. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 22:36
Hüseyin Rahmi'nin kitaplarını okurken hikayenin genellikle heyecan verici bir kısmında, o karakterin değil de başka birinin konuşmaya başladığını hissettiğim anlar oluyor. Gürpınar'ın birkaç kitabını okuma şerefine eriştiyseniz, konuşan kişinin kendisi olduğunu biliyorsunuz. Bu anlarda şunu hayal ediyorum; Hüseyin Rahmi sanki bir oyunda o karakteri canlandırıyormuş da bir anda olayların akılalmazlığı karşısında çileden çıkmış, kendi fikir ve düşüncelerini olanca hızıyla aktarmaya başlamış. O anda kesinlikle karakter konuşmuyor. Biliyorsunuz ki bu sözcükler Hüseyin Rahmi'nin gerçek düşünceleri... Ayrıca şu alıntı da üzerinde düşünülmeye değer: "Lakin bugünki medeni milletlerin en gelişmişlerinin bile birer ceza kanunları, hapishaneleri, zindanları, cellatları vardır. İnsanlar henüz bu gibi cezalara ihtiyaç duyulmayacak derecede bir düzelmeye yaklaşamamışlardır." Yazarımız Cadı romanında da buna benzer bir şey söylüyor ve insanların gerçek medeniyet seviyesine ulaştıklarında kanunlara, cezalara, hatta ahlâk hususunda eğitilmemize bile gerek kalmayacağını söylüyor. Zannediyorum ki günümüz dünyasında bu düşünceler hayal olmaktan öteye gidemiyecek. İnsan bu tür bir medeniyetten öylesine uzak ki... En başta kibirli bir yaratık. Herşeyin mükemmel olduğu bir düzende bile, kibrinden ötürü, doğru olanı sırf kendi çıkar ve isteklerine uymadığı için cezalandırmak isteyecek. Herkes kendinden daha aşağı olanı ezmeye yer arayacaktır.
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
Şıpsevdi (okuduktan sonra bakın)
6/10
·436 syf.··
2025 131. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 14:31
Batının bilimi yerine yanlış adetlerinin alındığı bir örnek. Bazı olayların çok kanlı ve gerçekçi betimlemeleri insanı rahatsız edebiliyor. Azize hanımım dedikodusu çok gerçekçi o yüzden rahatsız ediyor. Meftun herkesin başına bir şey getiriyor. Sonuçta onun isteği olacak. Karakterler gerçekçi ve bu karakterlerin gerçek olabilmesi üzücü.
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...