Hissiyatım dumanlı, iradem felçli. Onu istediğim tarafa sevk edemiyorum. İradeyi kullanabilmek için onun üstünde bir ikinci iradeye sahip olmak lazım geldiğini anlıyorum. O bende yok. Fikrimin daldığı bahisten, mevzudan kendimi kurtaramıyorum. İçinde
dolaştığım zemin sulanıyor. Bir derya oluyor. Dalgaları arasında kulaç attığım bu ufuksuz denizlerin derinliği koyulaşıyor gittikçe balçıklanıyor. Bu ummanda yüzüyorum yüzüyorum kenar yok. Çırpınıyorum. Nihayet dermanım kesiliyor.