Türk Edebiyatı Klasikleri - 50

Şıpsevdi

Hüseyin Rahmi Gürpınar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hangimiz daha Meftun
Puan vermedi·464 syf.··
2025 185. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 18:13
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türk edebiyatında hiciv ve toplumsal eleştirileriyle tanınmış bir yazardır. Daha çok Hakka Sığındık, Gulyabani, Efsuncu Baba ve Cadı gibi eserleriyle bilinse de, Şıpsevdi romanı bu kitaplarla benzer temalar taşımasına rağmen daha ayrıntılı ve daha doyurucu bir yapıdadır. Başta hacimli oluşu okuru korkutsa da sürükleyici kurgusu sayesinde kısa sürede okunabilmektedir. Ben de yoğunluğuma rağmen romanı bir gün gibi kısa bir sürede bitirebildim. Türk edebiyatı klasiklerini düzenli olarak okuyanlar için başlangıçta ağır gelen betimlemeler, bir süre sonra zevk veren, doyurucu bir üsluba dönüşmektedir. Romanın ana karakteri öksüz kalan ve amcası tarafından Paris’e gönderilen Meftun Bey’dir. Orada gerçek bir eğitim almak yerine daha çok lüks ve Batılı bir hayat sürmüş, fakat öğrenim açısından kendini geliştirmemiştir. Amcasının vefatıyla birlikte köşke dönüp aile reisi rolünü üstlenir. Bu noktada yazar, Meftun’un Paris’ten döndükten sonraki tavırlarıyla yanlış Batılılaşma değil, daha çok Batılılaşma hakkındaki yanlış düşüncelerin topluma verdiği zararı vurgulamaktadır. Başlangıçta isminin çağrıştırdığı gibi Meftun’un sürekli birilerine âşık olduğunu, hevesle birinden diğerine koştuğunu düşünsem de romanın asıl meselesi farklıdır. Kardeşleri üzerinden sevginin, aldanmanın ve yanlış yorumlanan duyguların insanı nasıl hatalara sürüklediği anlatılır. Bu yanlış yönelimler, bireyin ve ailenin sonunu hazırlayan bir felakete dönüşebilmektedir. Hüseyin Rahmi burada yalnızca bireysel zaafları değil, aynı zamanda aile kurumunun önemini de hatırlatmaktadır. İnsanların kendi hevesleriyle her şeyin üstünde olmadığını, aksine aile bağlarının, sorumlulukların ve ölçülü düşünmenin gerekli olduğunu güçlü bir şekilde dile getirmiştir. Ben romanı beğendim; hem anlatımı hem
Alıntı
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
8/10
·440 syf.··
2025 3. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2025 00:00
H Rahmi Gürpınar'ın ilk olarak "Alafranga" adıyla çıkan kitap, İstibdat döneminde yasaklanmasından sekiz yıl sonra "Şıpsevdi" adıyla tekrardan çıkan Kitapta özellikle Batı hayranlığının toplumda ne gibi zararlara yol açtığı, cehaletin sebep olduğu olaylar, yalancı modernleşme, toplum ve aile yapısı, yazarın kullandığı açık ve sade bir anlatımla okuyucuyla buluşuyor. Günümüzde hâlâ geçerli olan 'insanların menfaatleri devreye girince kendinde gördükleri namus, adalet kavramlarının hepsi yok oluyor' anlayışı da kitapta incelenmiş. Keyifli okumalar.
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2025 29. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar / Şıpsevdi İncelememe kitaptan bir alıntıyla başlamak istiyorum: “ Beğenilecek bir zamane kadını olmak için mutlak her gün düzgüne, allığa bulanmak, açık saçık gezmek, bütün gelen misafirlere kıçını çıkarıp bir ayağı üzerinde aksayarak ‘boncurna’ demek mi gerekiyordu?” Bu alıntı, eserin genel bakışını özetler nitelikte. Doğu Kültürünün Batı Kültürüne yanlış yollardan özenerek ilim bilim varken süse püse odaklanılması anlatılıyor. Meftun babası öldükten sonra amcasının himayesi altında yabancı ülkede eğitimini tamamlar. Bu eğitim sonrası ülkesine döndüğünde ise tüm aile üyelerini edindiği bilgilerle eğitmeye başlar. Yeme içme adabı, giyim adabı bunların başında gelir. Öyle ki aile üyeleri zorluk çekmekle beraber buna akıl sır da erdiremez. Meftun’un alafranga baskısı ailenin alaturka alışkanlıklarına ters düşmektedir. Her şey gibi ona da alışılıyor. Öyle ki Meftun sadece öğrenmekle kalmamış o kültürü benimsemiştir, benimsetmiştir. Meftun işi daha da ileri götürerek her türlü ahlaksızlığı dahi fırsata çevirerek hoşgörür ve kendi lehine çevirir. Tüm bu alafranga sistemine karşı kitapta Raci isimli bir karakter var ki tam Doğu kültürü adamıdır. İlk zamandan son zamana kadar hiçbir dayatmayı kabul etmeyerek her zaman kendi fikrini savunmuştur. Bir meyli olmayarak olanlara da karşı durmuştur. Eserde kadın karakterler çok var. Hepsi de sırat köprüsünde kalmış cehennemin ateşi ile cennetin yeşilliği arasında bocalamaktadırlar. Ne yana gitseler varamıyorlar. Kadın karakterler, erkeklerin baskısı altında iki arada bir derede kalmış gibidir. Sanırım kitapta günahsız kalan bir tek Eleni vardı o da masum olduğundan değil diğerlerinin arkasını toplamaktan fırsat bulamamış olabilir. Bir de büyük hanım nine var ki o da muhtemel yaşı itibariyle ile ayak
İnceleme
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
9/10
·464 syf.··
2021 76. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2021 21:56
merhabalar sevgili 1k ailesi :)) Türk klasiği incelememle geldim :D bugün çok çok sevdiğim bir yazar olan Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Şıpsevdi eseriyle karşınızdayım. yazardan okuduğum yedinci eser olmasının dışında en sevdiklerim arasında da yerini aldı. Hüseyin Rahmi bildiğimiz gibi Türk edebiyatında sokağı edebiyata taşıyan yazar olarak anılıyor. bunun sebebi çok başarılı bir gözlemci olmasından kaynaklanıyor. romanlarını okurken de bunun farkına varabilirsiniz. en sevdiğim özelliği okurunu eğitmek için mizahi yolu seçmiş olması. eserlerinde toplum eleştirisi olmakla beraber, bu eleştiriler çok ustaca düşünülmüş bir mizahi yolla yapılıyor. :) romanın ismi ilk olarak 1901 İkdam Gazetesinde “Alafranga” olarak tefrika edilmiş ve zararlı görülerek yayından kaldırılmış. kitabın konusuna değineyim; Meftun Bey, okumak için gittiği Paris’te okumaz ve Fransa dönüşünde babasının Erenköy’deki baba evinde alafranga bir yaşam sürme hevesine kapılır. ve tüm ailesine alafranga usülünü öğretmeye başlar. Tabi sürmek istediği hayatı uygulamak için kapı komşusu Kasım Efendi’nin kızı Edibe ile evlenmeyi planlar. Çünkü Kasım Efendi çok zengin bir adam. Zengin ama aç gözlü, cimri bir zengin.. E bu serveti Meftun kendisine olduracak ya nasıl olduracak, neler yaşayacaklar okuyup görelim. ben okurken Meftun’u, Ahmet Mithat’ın Felatun Bey karakterine çok benzettim. hatırlarsanız Felatun Bey’de yanlış batılalaşmanın bir sembolünü yansıtıyordu. Meftun’da Felatun’un bir yansıması. ve son kısım beni çok şaşırttı, aslında bekliyordum da yazardan bir ters köşede gelebilir diye düşündüm. kısacası Batı yaşamının cahillikle beraber nasıl yanlış yorumlandığını mizahi bir dille okuyoruz. aslında yazarın aktarmak istediği Batılaşan insanların gülünçlüğü değil, özenilen kültürün doğru şekilde
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
Puan vermedi·464 syf.·
2025 121. kitabı
O kadar şanslıyız ki edebiyatımız böyle ustaca yazarlar sayesinde şahlanmış. Keşke kıymetini daha çok bilsek, kendi edebiyatımızın değerini anlayarak daha çok okumalar gerçekleştirebilsek. Bir şeyler anlatmayı amaç edinen ama bunu yaparken de öğretici bir dil kullanmak yerine mizahi bir dil tercih ederek okuyucuyu anlatıma çekiyor yazar. Bazen kahkaha atarken bazen de uzun uzun düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Diyalogların çok olması okumayı kolaylaştırmış, güldürü unsurları da çoğunlukla buradan sağlanmış. Kişilerin ağız özellikleri ile konuşturulması da gerçekçilik açısından olması gerektiği gibiydi. O dönemlerde herkesin akıcı bir şekilde Istanbul Türkçesi konuşması beklenemez. (Kaldı ki şu an bile beklenemez böylesi bir şey) Geleneksel bir ailede alafranga bir evladın yansıması, onun aileye katmaya çalıştıkları, ailenin gelenekselliği bir türlü bırakamıyor oluşu, bazı noktalarda çok fazla geleneksel kurallar benimsenirken bir noktada buna ters olacak şekilde olayların seyir etmesi güzel bir şekilde işlenmiş. Baktığımız zaman her karakterin düşünceleri, hayata bakışı, konumları, ahlakı en ince ayrıntısına kadar işlenmiş, karakter gelişimi muazzam şekilde yansıtılmış. Finalde hepsinin başına ne geldiğini, beklenen sonları ve şaşırtıcı sonları yazar tek tek vermiş. Bunların yanı sıra din adı altında öğretilen şeylerin ya da dini bütün bir çevrede yaşayıp öğrendiklerini uygulayan kişilerin de ne kadar yanlış ve geri kafalı geleneklere bağlı kaldığını, dini ve onun getirilerini yanlış öğrenip, yanlış uyguluyor olmalarını da yazar okuyucuyu bir noktada delirtecek kadar güzel aktarmış. Ayrıca kadının o dönemlerde nasıl bir konumda bulunduğu, bir erkeğin gözünde, toplumun gözünde, evlatlarının gözünde nasıl bir yere sahip olduğunu da yazar bir nutuk şeklinde
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
10/10
·436 syf.··
2025 68. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 21:12
Kitabı bitirmeye yakın inceleme metnine "Sonunda bitirdim," diye giriş yapmayı hayal ediyordum... Ama bitirince de keşke bitmeseymiş dedim. Hangi konudan kitap olursa olsun bir kitabı okumak için okumaktansa "gerçekten" anlamak için okumayı seçtiğinizde o kitap gözünüze çok daha farklı görünür oluyor. Aklımdakileri unutmamak için kitabı okurken sürekli notlar aldım ama gelin görün ki 75 günde o notlar da isyan edip kaybolmayı tercih etmiş. Öncelikle kitabın ilk 100 sayfası neydi ya öyle dedirtti. ÇOK FAZLA betimleme, çok uzun karakter tanıtımları ve çok uzun alafranga yemek yemeyi öğrenmeyi içeriyordu. Bu kadar uzun yazmak da bir başarı ister eyvallah ama "Ne gerek var ki?" Dediğim esnada aslında kitabın arkasında yer alan yanlış batılılaşma konusunu iyice anlamamız için olduğuna karar verdim. sayfa 335'ten 341'e kadar olan sayfada anlatılanlar o kadar gerçekçiydi ki kitabı kapatıp sen nasıl bir insansın Hüseyin Rahmi Gürpınar dedim... cenaze töreni var ve madam kadınlara güçlü olmaları ve ayaklarının üzerinde durmaları konusunda nutuk çekiyor ve hani oradaki kadınların anladığını düşünerekten güzel güzel betimlemeler yaparak anlatıyor fakat işin sonunda "Doğulu kadınlar" tekrar cahilliğini belli ediyor... Karakter ve tiplemeler o kadar gerçekçiydi ki. Hüseyin Rahmi'nin çok iyi bir gözlemci olduğuna karar verdim. Gıcık olduğumuz tipleri yazarken bile o gıcıklığın hakkını vermek de başarıdır. Söylemek istediğim o kadarrrrr şey var ki... Ama kitabı okurken Raci'nin davranışlarına hak vermeyenler benimle konuşmasın bir daha. Söyleyeceklerim bu kadar.
Alıntı
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2024 62. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2024 13:55
Yazarın kitabı önce Alafranga adıyla yayınlanmış, sonradan Şıpsevdi adı verilmiş. Kitap, tabiri caizse ilk adına yakışır şekilde alafranga hastalığına yakalanmış Meftun karakteri etrafında kurgulanmış; yazarın yeri geldiğinde hem alaturka hem alafranga kültürlere çattığı, yer yer mizahi bir dil kullandığı; “Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil eksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir. Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır.” ifadesiyle kendinin de eseri meydana getirme sebebini ortaya koyduğu, 1911 yılında yayınlanmış bir eserdir. Aksaray’dan, Eminönü’ne yapılan atlı tramvay seferlerinden, bu tramvaylarda çalışanlardan, yolculardan, bu sefer güzergahındaki esnafla husule gelen konuşmalardan uzun bir giriş yaptıktan sonra nihayet merkez karakter Meftun ve ailesine gelir konu. Onun etrafında alafrangalığın kitabı yazılır. Hem Meftun ve ailesinin hikayesi yazılır hem yeri gelir onların ağzından filozofvari beyanlarla karşılaşırız. Yazarın çocuklukta okuyup unuttuğum bir kitabı yoksa bu ilk okuduğum eseriydi. Bazı kitaplarda olaylar çok hızlı akar; burada bazen böyle olmakla beraber yazar kitabın genelinde bazı anları çok detaylı anlatır. Konuşma diyaloglarında sazı eline alanın bazen karşısındakini dinlemekten uykuya dalacak noktaya getirdiği olur. Günümüz Türkçesiyle yazıldığı için açık, net, çoğunlukla akıcıydı. Bunun yanında yerel dilde kullanılan, eskiden kullanılan ya da Fransızca’da yer alan kelimeler, tamlamalar, cümleler [tramvay ispirleri, takatuka, mümeyyiz, velosipet, çaçaronluk, bas bleu, alapersan, alaşinuaz, marsıvan, temenna etmek, alyon, pinpon (yaşlı kimse), matrak (kalın sopa)...] de çokça vardı. Bunların da dipnotlarda gerekli açıklamaları yapılmıştı. 1911 yılı Abdülhamit’in
Alıntı
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2026 9. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 04:19
Kitabı neredeyse bir buçuk ayda okudum, sebebi romanın sıkıcı oluşu değildi kesinlikle, kitap benim okuma durgunluğu dönemime denk geldi ve uzadıkça uzadı… Meftun sofra kurallarını anlatırken bayılmış da olabilirim :D Hüseyin Rahmi’nin kalemi, mizahı ve ince ironisi okurken beni daima çok eğlendirmiştir. Başlarda Meftun’u tanımak çok eğlenceliydi, klasik yanlış batılılaşan tip. Ancak romanın sonlarına doğru şuursuzluğu artınca sinirimi bozmaya başladı. Yüksek dozdaki şuursuzluğu ailesinin felaketine sebep oldu. Meftun keşke akıllansaydı, romanın sonunda hala aynı kafa yapısına sahip olması da sinir bozucuydu… İnsan biraz olsuun akıllanmaz mı mon cher Meftuncuğum? Yine de Meftun karakteri üzerine düşünülmesi ve ders çıkarılması gereken bir karakter. Para hırsının insanı ve ailesini nasıl yoldan çıkarabileceğini, hatta namus gibi bir değeri bile sarsabileceğini açıkça gösteriyor. Yazarımızın kalemi ise bu okuma sürecini keyifli bir hale getiriyor.
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
Romanlardaki bazı tasvirler gerçeğe o kadar dokunuyorlar ki!..
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2021 01:28
Hüseyin Rahmi Gürpınar; alafrangalığın yanlış anlaşılmasından, uygulanmasından hareketle insan tabiatına uygun düşen, olumsuz sonuçları işleyen ve Türk toplumunun alışkanlıklarına uyan ya da uymayan tiplerden yola çıkarak bu romanına tespitlerini yansıtmıştır. Daha öncesinde eser Alafranga adıyla ortaya çıkarılmış fakat sakıncalı görüldüğü için yayın durdurulmuş böylelikle yeniden Şıpsevdi adıyla yaklaşık on sene sonra yayımlanmıştır. Şıpsevdi ismine karşılık düşen kişi romanda, Meftun karakteri üzerine işlenmiştir. Okurken bazı ayrıntılar kimi okuyucuyu yorabilir, sıkabilir ama ben aksine keyif aldığımı hissettim. Güldüm,sinirlendim, anlık tepkiler yaşadım çünkü düşündürücü; hayrete düşüren,olay ağırlıklı, mesaj içerikli, eleştiriler içeren kısımlar yerleştirildiğinden merak uyandırdı. Meftun Bey'in başından geçen olaylar dizisi ve Paris'te gördüklerini ülkesine döndüğünde aynı durumları evindeki ailesine uygulamak istemesi komik diyaloglar ile yazılmıştır. Bunun beraberinde gelen yaşanan karmaşıklıklar, çatışmalar, bir çöküşün habercisidir. Felsefî görüşlerin de yer aldığı, zamansız bir eser olarak sunulan bu roman değerli klasiklerimiz arasındadır. Son olarak yazarımız, bu romanın herhangi bir amaca hizmetinden çok halkı güldürmeye dair yazıldığına dikkat çekmiştir.
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
Şıpsevdi
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2022 20. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2022 23:52
Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okumuş olduğum ilk eser. Kitap, İstanbul'da yaşayan bir ailenin Fransa'ya okuması için gönderdiği oğlunun ( Meftun ), Fransa'dan döndükten sonra orada edindiği alışkanlıkları, oranın hayat tarzını, örf ve adetlerini ailesine uygulamak isteği (alafranga: batı özentisi) üzerine yazılmış bir eser. Kitabı okurken kimi zaman güldüm kimi zaman da üzüldüm. Her yönüyle baktığımda ise kesinlikle okunmaya değer bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Okumayı düşünenler için şimdiden iyi okumalar..
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...