Sen esirliğim ve hürriyetimsin,
Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin.
Sen memleketimsin.
Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
Sen büyük, güzel ve muzaffer,
Ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin.
Sezgin Kaymaz kitabıydı. Kitabı beğenmiş olsam da yazarla tanışmak için doğru kitabı mı seçmişim acaba diye düşündürdü, çünkü sanırım değil.
Yazar en eski mitlerden birini konu olarak
"Haram, meyve şekline bürünüp fıtratındaki soyut varlığıyla buluştu, maddesine kavuştu artık. Ateş canına yapıştı. Artık hep tehlike içinde olacak ve sürekli tehlike ile sınanacaksın. Sorduğun şu soruya bak! Ancak İblis’in soracağı kadar İblisçe bir soru bu. Kuru, katı, insafsız bir mantık sorusu. İçinde hiç vicdan yok, hiç gönül yok, hiç kalp yok. Salt akıl sorusu. Hani kalbin önde gelirdi?"