1000Kitap Logosu
Şevket Erciyas
TAKİP ET
Şevket Erciyas
@erciyes79
memur
üniversite
Amasya
yozgat
140 okur puanı
11 Oca 2014 tarihinde katıldı.
ŞU ANDA OKUDUĞU KİTAP
270
Kitap
101
İnceleme
87
Alıntı
0
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Ah kadınlar! Anlaşılmaz bir muamma... Bazen vahşet ve şiddeti zayıf okşayışlara, küçük iyiliklere tercih ederler. Bir uçurumun içine düşerken etrafında rastladığı kişileri, tutunabileceği her şeyi kucaklayanlar gibi, bütün cemiyet içinde imdadına yetişecek kimsesi, sığınacak hiçbir yeri olmayan Dilsitan da kadınlık ve insanlık haysiyetinin alçaldığını gördükçe Behçet Bey'e büsbütün sarılarak sevmeye başlamıştı.
3
- Hani ya şu Limon Iskelesi'nde Zindan Kapısı tarafında bir türbe vardır. Orada defnedilmiş olan zata Bekri Mustafa derler. Bilirsin ya?.. Işte o Bekri Mustafa'yı bir aralık şarap zecriye memuru etmişler. Iskeleye gelecek şarap kayıklarının getirdikleri şarapları Bekri Mustafa muayene edip beğenirse karaya çıkarılmasına ruhsat verecek, beğenmezse reddederek kayığı geri cevirecek. Sabahleyin sekiz mi, on mu, on beş mi ne kadar kayık gelmişse hepsi muayene memurunun gelmesini beklemekte! Bir de memur efendi gelip ilk kayık kaptanının bardağa koyduğu şarabı Üsküdar üstünden yeni yükselmiş olan güneşe doğru tutup rengine, berraklığına baktıktan sonra içer. Fakat yüzünü gözünü buruşturarak, "Ulan! Kaptan Yani, böyle buruk şeyleri İstanbul'a ne getiriyorsun? Alarga? bakayım alarga!.." diye Kaptan Yani'nin kayığını iskele- den uzaklaştırır. Bu muamelenin aynını Kaptan Dimitri'ye, Apostol'a, Barbatanas'a filan da edip kimisinin şarabını pek ekşi, kimisininkini pek tatlı veyahut sulu bularak beğenmez. Muayene olunan kayıkların adedi sekize ona vardıktan ve Bekri Mustafa'nın sabah mahmurluğu geçerek tavrını neşe kaplayıp, gözleri parıl parıl parlamaya başladıktan sonra ilk uzaklaştırılan Kaptan Yani bir daha sokulup, "Efendim! Bizim eşek muço yanılmış da demincek zatiâlinize kendimize mahsus olan buruk ve fena şaraptan vermiş. Hakkınız var efendim, hakkınız var. Hiç öyle fena şeyler müşteriye çıkarilabilir mi? Bizim asıl malımız şudur. Bir kere de buna bakınız" diye yine evvelki şaraptan bir kadeh daha tutuşturur. Bekri Mustafa bunu içince keyfinden ağzını şapırdatarak "Gördün mü köftehor, malın âlâsı besbellidir. Gel öyleyse yanaş!" der ve ondan sonra şarabı sulu olduğundan dolayı defedilen Apostol, eşekliği hep muçoya atarak yeni yıkadığı kadehin içinde su bırakmasından dolayı şarabı sulu göründüğünden lütfen bir daha muayenesini ricayla o da geciş izni alır.Velhasıl reddedilen kayıkların tamamı ikinci muayeneleri yapildiktan sonra takdirle kabul edilir.
Ahmet Mithat
Sayfa 9 - iş bankası yayınları
1