Türk Edebiyatı Klasikleri - 86

Pervaneler

Müfide Ferit Tek
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
136
Basım Tarihi:
Temmuz 2024
İlk Yayın Tarihi:
1924
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN:
9786254298172
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·136 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 12:00
Pervaneler, belki de hak ettiği ilgiyi görmeyen bir eser. Ancak özellikle nostaljik bir edebiyat zevki arayanlar için bulunmaz bir hazine niteliğinde. Müfide Ferit’in göz ardı edilmiş bu romanı, Türk edebiyatında unutulmaya yüz tutmuş değerlerin tekrar hatırlanması gerektiğini de bizlere gösteriyor. Günümüz okuyucularının, klasik Türk edebiyatının bu saklı güzelliğine şans vermesi gerektiğine inanıyorum. Sakin, zarif ve edebi açıdan doyurucu bir eser arayanlar için Pervaneler, kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken bir roman.
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 132. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 00:41
Benim ruhum arayıcıdır, meraklıdır ve pek, pek açgözlüdür. Bir türlü doymaz, razı olmaz. Irkına yabancı bir kadınla sakın evlenme! Anladın mı? Öleceğini bilsen de sakın evlenme! Yazardan okuduğum ikinci kitap. Çok çok sevdim. Daha önce Ay Demir'i okumuştum ama o bende bu kitap kadar etki bırakmadı. İyi bir eğitim verildiği öne sürülen Amerikan kolejine çiçeği burnunda Leman ve Nesime adında iki genç kızı kayıt ettiriyorlar. Zamanla kendi özbenliklerini ne yazık ki kaybediyorlar. Fazlası ile batıya özenti başlıyor. Okul ilmek ilmek zehri işliyor bunlara. Yabancı kültürün kölesi olmaya hazırlar artık. Nasıl başladı nasıl bitti dedirten kısa ama etkili bir kitap. Çok hoşuma gitti benim.
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 55. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2024 13:37
Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul, Türklüğü amaç edinen iki kardeş ve Türklüğünü unutan iki genç kız. Tanıyanlar bilir; Müfide Ferit Tek, dönemin Türk ve Türklük şuuruyla yetişmiş yegâne yazarlarındandır. İlk romanı Ay Demir de buna güzel bir örnek olurken aynı minvalde ilerleyen Pervaneler kitabı kronolojik olarak üçüncü sırada ama yeni dönemde basımı yapılmış ikinci kitabıdır. Romana başlarken eski İstanbul portresi kelimeleriyle çizilir. İki kardeşten biri yabancı bir kadınla evlidir ve gayesi aşkı bulduğu kadını Türklük bilincini aşılayarak çocuklarının da bu şekilde yetişmesidir. Fakat Cumhuriyetin ilanı sonucu karısı istediği gibi davranmayacaktır. Kızkardeşleri ile tarikat ortamında yetişmiş başka bir kız arkadaşı Amerikan okulunda okuyorlardır. "Pervaneler" ismi bu iki kız arkadaşın gitgide asimile olarak batıya özenmeleri sonucu ateşe düşüncesizce yaklaşan pervaneler benzetmesi yapılarak ortaya çıkmıştır. Yaşadığı dönemden bi haber ülkesini tanımayan, başkalarına özenen, şuurunu kaybetmiş gençliğe eleştiri olan bu kitap bana günümüz Türkiyesini de benzetti maalesef...
1000Kitap
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 31. kitabı
"Düşüncesiz pervaneler gibi kimimiz aşkın ate­şine, kimimiz terbiyesini aldığı memleketlerin serabına, hepimiz meçhul hayatlara, hayali saadetlere diyerek, uça uça ateşe gi­diyoruz. Kanatlarımız kavrulup, uzun can çekişmeleri içinde çırpına çırpına yanıncaya kadar tehlikeyi göremiyoruz." (Syf.96) Turan ideali üzerine yazdığı Ay Demir romanıyla tanıdığımız Müfide Ferit Tek, Pervaneler adlı eserinde milli duyguların uykuda olmasının sonuçlarını ve bu duyguların uyanışını ele alır. Yazar, dönemin çalkantılı atmosferinde Batılılaşma hevesini, “Batı’da olan her şey güzeldir” anlayışının geldiği noktayı ve misyoner okullarının toplum üzerindeki etkilerini kısa ama etkileyici şekilde işler. Diğer yandan Türk-yabancı evlilikleri üzerinden kültür çatışması temasını da ustalıkla ele alır. Roman, işgal askerlerinin İstanbul’dan ayrılış sahnesiyle başlar. Bu olayı izleyenlerin kimisi sevinçle dolarken, kimisi kedere boğulur. Sahneyi izleyenler arasında yer alan Doktor Burhan Ahmet, Fransız eşinin üzüntüsünü ve çocuklarının Türk kültürüne yabancılaşmış tavırlarını fark ettiğinde büyük bir sarsıntı yaşar. Daha önce çok da kendini belli etmeyen milliyetçi duyguları yeniden canlanır. İki kültür arasında kalmış bir evliliğin ve yabancı değerlerle yetişen çocukların yarattığı geç kalmışlık hissi, doktoru derin bir iç hesaplaşmaya sürükler. Diğer yanda Bizans Koleji’nde okuyan Leman, Nesime, Bahire ve birçok genç kız, Amerika’ya gidip orada mutluluğu bulma hayali kurmaktadır. Oysa oradaki yaşamın sandıkları gibi olmadığını akıllarına bile getirmezler. Burhan bu gerçeği şu sözlerle dile getirir: “Budala kız, Amerika senin gibi bir küçük kızı değil, milyonlarca insanı, dünyanın her tarafından gelen bin bir milleti yutmuş ve hazmetmiş bir memlekettir.” Yazar, genel anlatımın yanı sıra
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 83. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2024 22:50
Yazarla tanışma kitabım oldu & biraz üstüne araştırınca romanlarının; içinde bulunduğu dönemi anlattığı için sıralama açısından yanlış bir başlangıç olsa da karakter açısından bir karışıklığa sebep olmadığı için kitabı bir oturuşta bitirdim. Anlatımı oldukça akıcı & sade ama bahsi geçen meseleler o kadar olmadı ne yazık ki. Doktor Burhan, fransız nişanlısıyla ailesinin karşı çıkmasına rağmen evlenir & çocukları olur. Dönemin yabancı okullarına gönderilen çocukların hareketlerinde değişiklik gözlemlemeye başlar. İçinde bulunduğu Türk kültüründen ziyade Amerikanvari davranışlar doktoru günden güne rahatsız eder & çevresine baktığında aslında bir tek onlar değildir asimile olmaya başlayanlar üstelik. Hüseyin Rahmi'yi çok severim bilirsiniz, döneme ait olayları mizahi açıdan hikayeye serperek anlatır, asimile olma konusunu da eleştirmiştir defalarca; Müfide Ferit kitaplarında HRG'nin mizahi* kısmı çıkarılarak melodram tadında pat pat acı-dram dolu haliyle önümüze süren yazarlardan olmuş. Ay Demir bir diğer kitabı, kronolojik olarak önceki dönemi anlatıyormuş ama en kısa zamanda onu da okuyacağım. İyi okumalar -.-
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma
10/10
·136 syf.·
Beğendi
·
2026 73. kitabı
​Müfide Ferit Tek, bu kıymetli eserinde yabancı okullarda (özellikle Amerikan kolejlerinde) eğitim gören gençlerin, kendi milletlerine ve benliklerine nasıl yabancılaştırıldığını çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor. "Yeni Dünya" parıltısının ardına gizlenen bu sistem, gençleri adeta birer "Amerikalı" olduklarına inandırarak kendi köklerinden koparıyor. ​Kitapta tasvir edilen öğrencilerin tek bir hayali ve ortak bir gayesi vardır: "Mutluluklar ülkesi" olarak pazarlanan Amerika’ya ulaşmak. Ancak bu hayalin bedeli, mahvolan hayatlar ve yitirilen değerlerdir. Öyle ki, vatanları işgal altındayken bile düşman askerlerine aşık olmayı bir gurur vesilesi sayacak kadar milli bilinçten uzaklaşmış karakterlerle karşılaşırız. ​Yazar aynı zamanda farklı kültür ve ırklardan yapılan evliliklerin yarattığı çatışmaları da sert bir şekilde eleştirir. Bu evlilikleri "köksüz bir ilişki" olarak tanımlayarak, kişiyi bedbahtlığa sürüklediğini savunur. Özellikle bu birlikteliklerden doğan çocukların; kültür, din ve aidiyet arasında kalmalarını, adeta bir iç savaş yaşamalarını ve bu ikircikli yapının onları nasıl yıprattığını ustalıkla işler. ​Pervaneler, yazıldığı dönemin çok ötesinde, kültürel emperyalizmin ve kimlik bunalımının bugün bile geçerliliğini koruduğu evrensel meselelere parmak basan bir başyapıt.
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2024 13:44
Osmanlı Devleti’nin son yıllarında ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında Türk aile ve eğitim kurumlarında önemli sorunlar vardır. Türk aile yapısı bozulmaya başlamış kitaptaki anlatıma göre Türk ailesi bilgili ve bilinçli değildir. Çocuk yetiştirmeyi, eğitmeyi bilmez. Baskı ve şiddet uygular, gerekli şefkati göstermez ve çocuklarını ihmal ederler ve çocuklar da aileden kaçarlar. Eğitim sistemi ise kendisini yenileyememiştir. Yabancı eğitim kurumlarına eğilim artmıştır. O zamanki Türk eğitim sistemi çocuklara milli ve ahlaki değerleri yeterli ölçüde verememiştir. Türkler kendi eğitim sistemlerini yani tam anlamıyla milli bir eğitim sistemi kurmak yerine çocuklarını yabancı okullara verme kolaycılığına kapılmaktadırlar. Yabancı okullara giden çocuklar da kendi milli ve dini kimliklerinden uzaklaşmaktadırlar. Nitekim meşhur Mevlevi şeyhinin kızı Nesime, hristiyanlık yararına çalışmak, misyoner olmak için Amerika'ya gitmiştir. Ayrıca Türk okullarına yergi de bu kitapta yer almaktadır. Türk okullarında öğrenciler spor yapmazlar, eğlenmezler. Okullarının mimari yapısı kötüdür, üstlerinde kara önlükler, başlarında kara örtü, kollarında ağır çantalar, küçük küçük gruplar halinde yürürler. Ardından da koyu tayyörler içinde soluk benizleri görülen, ciddî tavırlı hoca hanımlar görünürler. Bu manzara çocuklar için itici gelir. Yazar romanda misyoner okullarına giden öğrencilerin neden Türklükten sıyrılıp Amerikan hayranı oldukları şu gerekçeye dayandırılıyor: “O kabahat da bizim. Eğer onlarınki gibi rahat mekteplerimiz olsaydı, kimse onları tercih etmezdi.” Kitapta misyoner okulları kanalıyla Türk çocuklarında Amerikan kültürüne ve yaşama biçimine hayranlık duygusu uyandırıldığı ve Türk-İslam kültür ve medeniyet yapısının nasıl itibarsızlaştırıldığı, değersizleştirildiği;
Edebiyat
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma
8/10
·136 syf.··
2024 199. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 12:40
1892 senesinde Kastamonu’da dünyaya gelen Müfide Ferit Tek’in çocukluğu Bağdat ve Trablusgarp’ta geçti. Trablusgarp’taki Saint Joseph okuluna giderken bir yandan da babası Şevket Bey’den tarih, felsefe ve dil dersleri aldı. Paris’te Versailles Lisesini bitirdikten sonra Mısır’da Ahmet Ferit Tek’le evlenerek İstanbul’a geldi. 1920-22 yılları arasında Ankara’da Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yazılar yazdı, eşinin görevi sebebiyle Paris’te bulunduğu sırada Milli Mücadele, Türk Tezi, Türk kadını ve feminizm konularında konferanslar verdi, makaleler kaleme aldı. Müfide Hanım, Paris Siyasal Bilgiler Bölümü’nde sürdürdüğü yükseköğrenimini 1928 yılında tamamladı. 1948 yılında arkadaşlarıyla birlikte Türkiye Soroptimist Kulübü’nü kurdu ve 1971 yılında vefatına dek bu kulübün gelişmesi için çalıştı. Müfide Ferit romanlarının her biri, yazarın yaşamının birbirini izleyen, kimi zaman iç içe geçen kesitlerine yerleşir. Hepsinde olay örgüsünün arka planında o dönemin siyasal, toplumsal olayları, duygu dünyası yer alır. İlk romanı Ay Demir 1908-1918 yılları arasını, II. Meşrutiyet ve Birinci Dünya Savaşı yıllarını kapsar. İşgal yıllarında yazılan Leyla romanı ise Mondros Mütarekesi’nin hemen sonrasında başlar, dönem İstanbul’unu tasvir eder ve Ankara’daki Milli Mücadele’ye uzanır. Pervaneler’den birkaç ay sonra tefrika edilir. Pervaneler ise yazarın Ay Demir’den sonra basılan ikinci fakat olasılıkla, yazılış sırasına göre üçüncü romanıdır. Roman, Müttefik donanmalarının İstanbul’u terk ettiği gün başlar ve günün meselesi olan milli kimlik inşası sorununa eğilir. Kitap olarak 1925 yılı başlarında okurla buluşur. Müfide Ferit Tek, işgal kuvvetlerinin İstanbul’u terk etme sahnesiyle başlayan Pervaneler’i, 1924 yılında yazmıştır. Yeni ilan edilen Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı bu
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 15:46
Selaaam. Müfide Ferit Tek'ten daha önce bir kitabını okumuştum ve kalemini çok sevmiştim. Bu kitap da yine beni yanıltmadı. Sevdiğim kitaplar arasına girdi. Pervaneler, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra işgalcilerin İstanbul'u terk etmesiyle başlıyor. Cumhuriyetle birlikte milli kimliğin benimsenmesi, milliyetçiliğin oluşturulması aşamasında arada kalmış insanlara değiniyor yazar. Bu insanlardan biri olan doktor Burhan Ahmet, vatanının kurtuluşuna sevinen, milliyetçi ama aynı zamanda Fransız karısı olan bir adamdır. Fransız biriyle evlenmesi onu psikolojik olarak düş kırıklığına uğratır. Çünkü dört evladının iki milli kimlik arasında sıkışmasından çok korkar. Onları Türk gibi, müslüman gibi yetiştirmeye çalışır. Bu karısı ile arasının açılma sebeplerinden biri olur. Bir yandan da Burhan Ahmet'in kardeşi Leman gibi yabancı kolejlerde okuyan ve Amerika özentisine yenik düşüp oraya gitmeyi hayal eden genç kızlara değiniyor yazar. Onların Batı özentiliği, kendi vatanlarına uzak kalmalarına ve kendi kimliklerine yabacı olmalarına sebep olur. Hüsran göz göre göre gelir. Kitabın konusunu çok sevdim. Bir yandan tekrar ayağa kalkmaya çalışan ülkemizi, bir yandan da bu milletlerin etkisi altında kalmış insanların psikolojik savaşını okuyoruz. Yabancı okullar, yabancılarla olan evlilikler karşısında bocalama içerisine giren dönem insanları anlatılır. Aile hikâyeleri, pişmanlıklar, toplumsal gerçekler aktarılır. Pervaneler ışık gördüğünü zannederek muma yaklaşıp nasıl yanarlarsa, bu insanların Batı'yı aydınlık görüp ona özenmeleri de onları yakar. Çok güzel bir benzetme olmuş, çok sevdim. Kesinlikle önerdiğim kitaplar arasında. Yazarın kalemi de enfes. Keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 21:29
Pervaneler kitabı İtilaf Devletleri donanmalarının boğazdan çekilmeleriyle başlar. Aslında yazar Müfide Ferit Tek, çevresindeki insanlardan esinlenerek veya onları kişileştirerek bir bakıma eleştirel bir roman kaleme almış desek yanlışlık yapmış olmayız. Emekli Miralay kızı Leman ile Mevlevi Tarikatı Şeyhi Amir Çelebi'nin kızı Nesime, ülkedeki birçok akranı gibi Amerika Koleji olan Byzance Koleji'nde eğitim almaktadırlar. Bu kolejde hem okul dışının kendilerince baskın ortamından sıyrılıp gönüllerince eğlenirlerken hem de Amerikan kültürünün - bize ve yazara göre emperyalizmi - yakın tanığı veya elçisi olurlar. Okuldaki çoğu öğrenci kız, dönemin feminist görüşlerinin etkisiyle erkeklerle ilişkilerinde kadın-erkek eşitliğini aşan intikam hırsıyla evlilikten uzak ve işine bağlı insanlar olmak istemektedirler; ancak bu hayalleri mutlaka Amerika'ya gitmek veya Amerika için hizmet etmek sevdasıyla kesişir. Sadece yabancı okullar sorunu değil, yabancılarla yapılan evlilikler de konu edilir kitapta. Leman'ın yengesi Fransız, Nesime'nin yengesi ise Polonyalıdır. Sayfalar arasında ilerlerken Kurtuluş Savaşı kaynaklı milli sevinçlere dair yabancılar kadar Leman ve Nesime'de de duygusuzluk görülmekte veya üzüntü sezilmektedir. Kızlar giderek kültürel yozlaşmanın etkisi altına girerlerken Leman'ın abisi Doktor Burhan Ahmet, Fransız eşinin etkisinden kaynaklı, çocuklarını Türk kültürü veya hissi/bağlılığıyla yetiştiremediğini düşünüp vicdan muhasebesi geçirir. Romanda ilerledikçe pervane metaforuyla genç kızların Amerika kültürünün yalancı ışığıyla nasıl bir kadere maruz kalacaklarını tahmin edebiliyoruz. Böylesine güzel, milliyetçi düşüncelerle Müfide Ferit Tek'in kaleminden çıkan bu eserin sunuş yazısında yazarın eniştesi Yusuf Akçura'nın da değindiği gibi, eser çok cüretli bir
Edebiyat
PervanelerMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024275 okunma

Yazar Hakkında

Müfide Ferit TekYazar · 3 kitap
Türkçülük akımının roman türündeki ilk temsilcilerindendir. Kurtuluş Savaşı'na kalemiyle katılmış bir kadın yazardır. Türkiye'nin ilk İçişleri Bakanı Ahmet Ferit Tek'in eşidir. Sanat tarihçi Emel Esin'in annesidir.Babası Kemahlı Mazhar Paşa'nın oğlu ve "hürriyet" yanlısı bir subay olan Şevket Bey, annesi Plevne şehitlerinden Zâimzâde İsmail Efendi'nin kızı Feride Hanım'dır. Babasının görevi dolayısıyla ilköğrenimine Trablusgarp'ta başladı. Trablusgarp'ta henüz bir Türk mektebi olmadığı için İtalyanların yönetiminde bulunan St. Joseph Rahibe Okulu'nda okudu. Okulda İtalyanca ve Fransızca öğrendi. Ayrıca özel ders yoluyla Arapça ve Farsça öğrendi. O yıllarda, İstanbul'da bulunan Harbiye Mektebi'nde bir kanundışı faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle Fizan'a sürgün edilen bir grup öğrenci arasında Ahmet Ferit Tek ile Yusuf Akçura da vardı. İleride evleneceği Ahmet Ferit Bey ile burada tanıştı. Yazar, 1903 yılında gizlice gönderildiği Paris'te Versailles Lisesi'ne kaydedildi. Onun Paris'teki öğrenimini, velisi sıfatıyla babasının yakın arkadaşı ünlü Jön Türklerden Ahmet Rıza Bey takip etti. Müfide Ferit, Trablus'tan kaçarak Paris'e gelmiş olan Ahmet Ferit Tek ile 1907 yılında -15 yaşında iken - evlendi. Bundan sonraki hayatı, kocasının sürgün veya görevli olarak bulunduğu çeşitli şehir ve ülkelerde geçti. İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra eşi ile İstanbul'a geldi. Ahmet Ferit Tek, İttihat ve Terakki'ye muhalefetten Sinop'a sürülünce Müfide Ferit Hanım, kocasıyla birlikte Sinop'a gitti.1913- 1918 arasındaki yıllarını Sinop ve Bilecik'te geçirdi. Bu arada Yusuf Akçura'nın desteğiyle ilk romanı olan Aydemir'i' yazdı ve 1918 yılında yayınlattı. Halide Edip'in 1912'de yayımlananYeni Turan adlı romanından sonra ikinci "Turancı" roman olan bu eser, birk kaç gazetede tefrika edildi. Roman, bir kuşağı etkiledi ve yıllar sonraŞevket Süreyya Bey, Aydemir soyadını bu romandan etkilenerek aldı. İşgal yıllarında yazdığı makaleler nedeniyle İngilizler tarafından arandığı için Anadolu'ya geçti. Mütareke ve Millî Mücadele yıllarında İfham ile Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde Milli Mücadele'yi destekledi. Savaşın sonlarına doğru Mustafa Kemal Paşa ile Türk-dostu Pierre Loti arasındaki yazışmalara aracılık etti. Eşi 1921 yılında diplomatik görevle Fransa'ya gönderildiğinde École des Sciences Politiques'ten mezun oldu; bu arada Pierre Loti'yi ölüm döşeğinde ziyaret etti. İkinci romanı Pervaneler'i 1924 yılında kaleme aldı; roman, Yedigün Dergisi'nde tefrika edildi. Eşinin diplomatik görevleri nedeniyle 22 yıl yurtdışında bulundu; Paris, Londra, Varşova, Tokyo'da yaşadı. Yurtdışında bulunduğu sırada Affolunmayan Günah adlı üçüncü romanı Almanca olarak basıldı (Die unverzeihliche Sünde, çeviren: Otto Spies, Krefeld, 1933), Türkçesi yayımlanmadı. Son roman, konusunu Kurtuluş Savaşı'ndan almaktaydı. 1948 yılında Türkiye'deki ilk Soroptimist Kulübün kurucusu oldu. 24 Mart 1971 tarihinde 77 yaşında iken İstanbul'da hayatını kaybetti. Erenköy Mezarlığı'na defnedildi.