“Ama bazen de korkunç düşüncesiz olabiliyor; bana acı vermekten âdeta zevk alıyor. İşte o anlarda Harry, tüm ruhumu ona paltosuna taktığı bir çiçek , güzelliğine güzellik katarak kibrini okşayan bir süs ya da kullanıp atılan bir yaz aksesuarı muamelesi yapan birine verdiğimi anlıyorum. “
Ve Ophelia düşmüş bütün çiçekleriyle
Gözyaşları içine ırmağın.
Etekleri açılıp yayılmış da sulara
Bir süre kalmış ırmağın üstünde deniz kızı gibi
Başına gelenden habersiz,
Ya da sularda yaşamak içın yaratılmış gibi,
Türkü söylüyormuş Ophelia
Bölük pörçük eski halk türküleri.
Ama ne kadar sürebilir bu?
Su içip ağırlaşınca etekleri
Kesip zavallıcığın güzelim tatlı sesini
Ölüm çamurlarına batırmışlar Ophelia'yı.
"Yani Sibyl Vane'i öldürdüm, küçücük boğazını bir bıçakla keser gibi öldürdüm onu." dedi Dorian Gray daha ziyade kendi kendine konuşur gibi.
"Buna rağmen güller güzelliklerinden hiçbir şey
kaybetmedi. Bahçemdeki kuşlar neşeyle şarkı söylemeye devam ediyor. Bu akşam seninle yemek yiyeceğim, sonra operaya gideceğim. sonra da bir yerlerde birer içki içeriz herhalde.
Hayat nasıl da dramatik! Şu yaşananları bir kitapta okusaydım oturur aglardım Henry. Oysa bunlar benim başıma geldi ve her şey bana öyle inanılmaz geliyor ki bir damla gözyaşım akmıyor."
Sayfa 115 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu