Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·176 syf.··
2022 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2022 21:02
Mürebbiye, Fransa’da fahişelik yaparken yolu İstanbul’a düşen Anjel’in, İstanbul’da mürebbiye olarak iş bulduğu evin oğlu Şemi, damadı Sadri ve evin efendisinin kardeşi Amca Bey ile kurduğu gönül ilişkilerini anlatıyor. İstanbul’da bir Fransız aileye sığınarak, namuslu ve haysiyetli bir kadın olarak kendisine ahlaksız teklifler yapan bir beyden kaçtığını anlatan Anjel, Fransız ailenin sempatisini kazanarak, onların referansıyla bu Türk evine yerleşir ve mesleğinden kalan alışkanlıklarla evin erkeklerine göz diker. Evin çocuklarına Fransızca dersi veren Anjel, ayrı ayrı evin genç oğlu Şemi’ye, evin damadı Sadri’ye ve Efendi’nin kardeşi Amcabey’e göz ucuyla bakmaya, güzelliğiyle onları etkilemeye başlar. Zaman içinde tüm erkekleri kendisine aşık eden Anjel, ayrı ayrı günlerde, hiç kimsenin birbirinden haberi olmayacak şekilde her birini odasına alır. Bu düzenin bozulduğu, her işin birbirine karıştığı bir gece, üç aşık birbirleriyle karşılaşır ve o noktadan sonra Anjel’i elde edebilmek için birbirleriyle yarışırlar. Genç ve güçlü Şemi, yakışıklı Sadri ve akıllı ama kambur Amca Bey’in savaşı böylece başlar. Her biri Anjel’in sadece kendisini sevdiğini, diğerlerinin Anjel’in odasına zorla girmeye çalışan aptal aşıklar olduğuna inanmak ister. Aralarındaki kavga fiziksel kavgalara da dönüşür. Amca Bey, bir gün Şemi’ye gidip Anjel’den vazgeçtiğini söyleyip de, Sadri’nin bu gece Anjel’in odasına gideceğini ve ikisinin buluşacağını söylemesi ve evin aşçısının da Şemi’ye Anjel’in hem Şemi’ye, hem Sadri’ye, hem de Amca Bey’e odasını açtığını gördüğünü söylemesi üzerine kalbi kırılan Şemi, ikisini de öldürmeye karar verir. Gece vakti olup da Anjel’in kapısına dayanan Şemi, odadan sesler duyar. İçeriye daldığında Anjel’den başka kimseyi göremez. Diğer erkeğin dolaba saklandığını
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Kızıl Panda · 202111,2bin okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2021 13. kitabı
Kitap bir Fransız karakterinin mürebbiyelik yapmaya geldiği bir konakta bulunan erkeklerle yaşadığı aşk karmaşı durumu anlatıyor. Şahsen kitap güzeldi,akıcıydı. Ama hiç tecrübe ettiğim bir şey değil, bir erkeğin bir kadına sevgisini nasıl gösterdiği ya da bir kadının bir erkeğin nasıl dikkatini çektiği. Aslında bakarsınız bunu bilmememin sebebinin kitap ana karakteriyle tamamen farklı bir kafada olduğum düşüncesi. Kadının dişiliğin ve güzelliğini kullanarak neredeyse bütün erkekleri peşinde dolandırdığı bu kitap bana nedense erkeklerin büyük bir çoğunluğunun bir kadında yüz güzelliğine çok önem verdiğini hatırlattı. Eminim ki bundan çok farklı düşünen erkekler de vardır. Bu tarz kitapları okumak ne yalan söyleyeyim beni biraz mutsuz etmiyor değil,her şey dış güzellik mi? Bir gülümseme ile bir bakışla bir insan birine bu kadar kolayca aşık olabilir mi? Aşk o kadar kolay bulunabilen,kime aşık olunacağı seçilebilen bir duygu mu? Peki bir erkeğin sevdiği kadının kendine ait olmadığını fark ettiğinde "Ya benimsin ya da kara toprağın" sözünü doğru bir şey olarak görmesi gerçek mi? Peki her güzel kadının birden fazla erkeği kandırdığı düşüncesi? Her güzel kadının böyle olduğuna mı inanılıyor? Tek bildiğim bu sevda işlerinde cinsiyetlerin bir öneminin olmadığı. Sevmek ve sevilmek kadına yakıştığı kadar erkeğe de yakışıyor. Yüz güzelliği geçici. Kendinize hakiki,eğlenebileceğiniz,anlaşabileceğiniz eşler bulun. Hayat kısa.
Edebiyat
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Kızıl Panda · 202111,2bin okunma
Kötü Kadın İmgesi
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 16:12
Merhaba Mürebbiyelik mesleği… Ben çocukken ne kadar da kıymetli görünürdü gözüme. Bir evin çocuklarını yani geleceğini yetiştirmek üzere onları bir kişiye emanet etmek… Bu önemli olduğu kadar zor da bir mevzu. Kitap bu meslek üzerinden kötü niyetli ve habis nir kadının bir aileyi nasıl bitirdiğini anlatıyor. Bakıyoruz Anjel’e, o ne kadar suçlu? Paris’in varoşunda doğmuş bir Fille Publique, ya da bizim deyişle bir fahişeden doğmuş bir p*ç. Hayatı ucuz ortamlarda geçmiş. Eğitim alamamış. Hiç istemediği bir iş olan Fahişelikte kendini zorla bulmuş. Buradan çıkışı da yine bu yol üzerinden arıyor. Bir nevi su çatlağını bulmaya çalışıyor. Yazar iyi bir sile sahip ama beyazı çok beyaz siyahı çok siyah olarak sunuyor. Halbuki hayat grilerden meydana gelir. Kitapta kadınların tümü bir günah abidesi. Erkeklerimiz ise aptallık üzerine yarışan tipler. Keşke biraz da Angel’in gözünden onu anlayabileceğimiz bir şekilde anlatsaydı hikayeyi. En azından onun gözünden mentalitesinden anlayamaya çalışsaydık olanları. Evin başı Dehri. Kendisi okumuş bilgili gibi gözükse de aslında eşşeğin biri. Hani derler ya ne kadar okusan da eşeklik baki kalır. Tam öyle bir adam. Fen, siyaset, toplum bilimleri… Her alanda bilgisi olsa da aslında iç ruhunda tam bir narsist, gücünü hunharca kullanmayı ve bu güçle insanları ezmeyi çok seviyor. Yeri geliyor orada olduklarını bilse de saçma sapan bir mevzudan dolayı yeni tanıdığı birine hava atmak için kendi ailesinden en yakınlarını asker gibi karşısına dikip 1 saat bekletiyor. O adam ki kendisi aslında tüm bu olanların suçlusudur. Kambur ise benim favori karakterim. Bir insan nasıl kaypak ve çıkarcı olur. Nasıl kendi onurunu gözetmeden taraf değiştirir. İşte bu karakter aslında bu kitabın en önemli karakteridir. Çünkü insan oğlunu tertemiz şekilde
Edebiyat
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Kızıl Panda · 202111,2bin okunma
Spoiler içerir MÜREBBİYE
6/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 04:23
Az önce Hüseyin Rahmi Gürpınardan Mürebbiye'yi bitirdim ama içimde tarif edilemeyen duygular var öncelik olarak bi kaç eleştiri yapmak istiyorum kitapta Fransızca sözler bazı yerlerde kitaba odaklanmamı kaybetmemi sağladı onun dışında konuyla alakasız olan bir sürü sayfa vardı bence yani kendimce siz çok beğenmiş olabilirsiniz tabi bu Hüseyin Rahmi Gürpınarın okuduğum ilk kitabı değildi kendisi çok sevdiğim bir yazardır ama bu kitap sıktı yani beni böyle düşündürmek üzüyor beni çünkü Hüseyin Rahmi gerçekten saygı duyulacak bir yazar ama bu yazarın kitaplarını okumaya başlayacaksınız bu kitaptan başlamanızı tavsiye etmem bazı yerlerde cidden sıkıldım yarım bırakmayı düşündüğüm yerler oldu ama neyse devam edeceğim zaten sayfa sayısı az dedim ve az önce bitirmiş bulunmaktayım . Kitapta komik kısımlar beni gerçekten çok güldürdü o dönemi eleştirel ve bunu komediye bağlamak büyük bi başarı bence Gelelim konusuna her şey Fransa'da hayat kadınlığı yapan Anjelin İstanbul'a gelip Dehri Efendinin konağında mürebbiyelik yapmasıyla başladı. 3 adamı da elinde oynattığı bu aşk komedisi aslında aşk olmayan komedi meğer 4 kişilikmiş sonunda öğrendik bu 4. Kişiyi şimdi size söyleyip bütün büyüyü bozmak istemiyorum. En üzüldüğüm karakterse şemi oldu daha gencecik halinde aşka tutulmuştu ama kitapta denildiği gibi " Fakat aşk insanın gözünü bürüyünce imkansız şeyleri mümkün veya göstermek ister her çeşit engelleri göze aldırmaktan çekinir mi? " Yine de herşeye rağmen güzel kitaptı Keyifli okumalar dilerim...
1000Kitap
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Kızıl Panda · 202111,2bin okunma
Mürebbiye
5/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2023 21:00
Bitti bende bittim içim kırıldı .İçimde öfke,nefret, şaşkınlık gibi duygular hakim.Şu kitaptan şunu çıkarıyorum bir ahlaksızlığın nedeni sadece bir kadından gelmiyor eğer gelseydi pek ahlaklı beyefendiler bu ahlaksız kadına zira gözlerinin uçları ile bile bakmaz münakaşaları olmazdı.
İnsan ve Duygular
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Kızıl Panda · 202111,2bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 59. kitabı
Mürebbiye - Hüseyin Rahmi Gürpınar Türü: Öykü Sayfa Sayısı: 176 #kitapyorumum Türk edebiyatının kıymetli yazarlarından olan yazarı kaleminden okuduğum beşinci kitap.Yazarın anlatımı sade ve akıcı. Okuma kolaylığı sağlıyor. Yazar, toplumun ahlak dışı ilişkilerini gülünç olaylar ışığında incelemiş. Yazar içerisinde yaşadığı dönemin toplumsal ve batı hayranlığı çarpıcı bir şekilde ele alınmış. Komik ve gülünç olaylarda eser içerisinde mevcut. Okuyacaklara şimdiden Afiyet Olsun #alıntı “Eğer ağlamaklı ahlak düzeltmek mümkün olsaydı dünyada çocuklardan uslu akıllı kimse bulunmazdı.” “O kadar ki bazen en üstte Avcı’nın bile avına nişan aldığı tüfekle kendi kendini vurması türünde olarak kız, Avcı’nın ayaklarının dibine kazdığı üzeri her biri aşkın bir rengini gösteren çiçeklerle örtülü sevda çukuruna kazayla kendisinin yuvarlanması ihtimalinden korkuyordu.” “Hiç yazar olup da hassas olmamak hassas olup da insaflı bulunmamak mümkün müdür?” #konusu Anjel, Fransa’da hayat kadını olarak sürdürdüğü yaşamını tesadüf eseri gittiği İstanbul’da Fransızca öğretmeni olarak sürdürme kararı almıştır. Yalnızca huyundan vazgeçmek zor geldiği için mürebbi olarak girdiği evdeki erkeklerin her birini elinde oyuncak ederek paralarını almaya karar vermiştir. Avcı olarak yola çıkarken aşk üçgeni olarak kurduğu düzende avlanmıştır.
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Kızıl Panda · 202111,2bin okunma
9/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar / Mürebbiye İnsan şartlarını değiştirse de zihniyetini değiştirmezse neyse odur. Gürpınar #Mürebbiye kitabıyla hayatını değiştirmek için bir fırsat yakalayan ama yine özüne dönen bir kadının yaşadıklarını ve yaşattıklarını anlatıyor. Fransa’da yaşayan Anjel, annesinden miras gibi aldığı fahişelikle yaşamını sürdürüyordu. Tüccar bir adamla beklenenden uzun süren ilişkisi sayesinde fırsat olarak gördüğü İstanbul’a onunla kısa bir süreliğine gelir. Aldatırken adama yakalanıp beş parasız kapı dışına atılır. Saygın bir Fransız ailesinin kapısını çalıp kendini namuslu ve mağdur olarak gösterir. Mürebbiyelik yapmak amacıyla geldiğini söyleyip bir hikaye uydurur. Ailenin yardımıyla, saygın ve zengin biri olan Dehri Efendi’nin çocuklarına eğitim vermek için mürebbiye olarak işe başlar. Hem daha fazla kazanır hem de eğlenirim düşüncesiyle mürebbiye olarak başladığı işinde evdeki tüm erkeklerin kalplerini kazanmayı hedefler. Aşkın insanları nasıl kör ettiğini ve nasıl birbirine düşürdüğünü anlatan trajikomik bir konusu var. Adamların saflığına mı ya da kadının şeytanlığına mı daha çok sinir olduğumu bilemiyorum. Konu Anjel gibi karakterler olunca finalde pek süpriz olmuyor. Yeşilçam tadında, akıcı ve güzel bir eserdi. Keyifli okumalar…
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
Baş Belası Mürebbiye
8/10
·164 syf.·
2026 14. kitabı
Mürebbiye, Türk yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1897 yılında yayımlanan romanı. Osmanlı’nın son dönemlerinde geçen romanda Batılılaşma çabalarının toplum üzerindeki etkisi görülüyor. Fransız bir hayat kadını olan Anjel, varlıklı bir ailenin yanında mürebbiye olarak çalışmaya başlar. Anjel, zamanla cazibesini kullanarak ailedeki tüm erkekleri baştan çıkarır ve birbirlerine düşürür. Kitap, dönemin toplumsal ve kültürel yapısını iyi resmetmiş. Güldürürken düşündüren bir anlatımı var. Keyifle okudum. Klasik Türk edebiyatını sevenlere tavsiye ederim. Mürebbiye Hüseyin Rahmi Gürpınar
Edebiyat
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2023 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2023 03:13
Mürebbiye, benim okuduğum ilk Hüseyin Rahmi eseri. Başlangıç kitabı olarak iyi bir seçim yaptığımı düşünüyorum. Dili çok akıcı, kurgusu çok sürükleydi. Neşeli kalemi, okuru kendisine bağlayan cinsten. Okurken bol bol kahkaha atacaksınız :) Eser, Mürebbiyemiz Anjel’in hayat hikayesiyle başlıyor. Gayrimeşru bir çocuk olan Anjel, annesinin yolundan giderek, kendi yurdunda (Fransa) fahişelik yaptığı sıralarda gebe kalıyor ve Fransa’da başlayan hikayesinin, Dehri Efendilerin konağına gidişindeki kırılma burada başlıyor. Sevgili Anjelimiz bin bir takla atarak Dehri efendi beylere kendisinin iyi bir ailede yetişmiş, namus timsali, iyi eğitimli bir genç kadın olduğuna ikna ediyor ve konakta iki küçük çocuğa eğitim vermek üzere hop diye mürebbiye oluveriyor. Fakat alışmışın kudurmuştan beter olduğunu bir kez daha bize kanıtlamak istercesine o da asla durmuyor ve konakta bulunan tüm erkekleri, konağa hanım olmak bolluk içinde yaşamak, eski hayatını yeniye taşımak arzusuyla gözüne kestiriyor ve hepsi birbiriyle akraba olan bu erkekleri hiç gocunmadan parmağında oynatıveriyor. Dehri efendi, konağın sahibi. Hepsine sözü geçiyor. Sanırsınız ki dünya iyisi, dünya bilgesi, ahlaksızlığa, terbiyesizliğe, cahilliğe asla tahammülü yok. Tavsiye üstüne tavsiye veriyor herkese. Fakat gelin görün ki, kim neyi çok konuşuyorsa, onda konuştuğu şeyin noksanlığına bakın demişler. Çok da iyi söylemişler. Varın gerisini siz okuyup öğrenin. Bu hikayenin sonu nereye varır ?
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
Yalı Çapkınları
10/10
·172 syf.··
2023 6. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2023 11:57
Âleme ahlak dersi vereyim derken ahlaksızlık bataklığına düşüp de tâ dibini boylayanlar da görülmemiş değildir. Gerçekten de eserimiz tam bir yalı çapkınlarından oluşuyor. Bir değil, iki değil, üç değil.... Acaba bu nereye kadar sürüp gidecek dedim? Kitabın diline gelecek olursak; Samimi, anlaşılır, sade bir dil ile karşımıza çıkıyor. Okurken bir solukta okunması, güldürmesi, düşündürmesi ayrıca kitabın içindeymiş gibi hissettirmesi de muazzam bir duygu. Filozofların , Avrupalı romancıların da iç içe olduğunu demeden geçmek istemiyorum. Bir bakıyoruz, felsefe ile uğraşırken, bir bakıyoruz tiyatroya geçiş yapıyoruz. Ayrıca okurken Fransızca kelimeleri de görüyoruz. Gelelim kitabımızın konusuna; Başkahramanımız herkesi kendi etrafında döndüren Matmazel Anjel. Aslında okurken kendisine kızamıyorum. Psikolojik analizini yaptığım zaman; yaptığı iş, yaşadığı hayat, annesinin kökeninden geliyor. Okuyanlar bir hayli demek istediğimi anlayacaklardır. Matmazel Anjel ne yazık ki Paris'te doğup, büyüdüğü, yetiştiği ortam hiç iyi bir yer değildi. Gayri meşru çocuklardan birisiydi. Annesinin hayat kadınlığını miras alıp onun yerine hayat kadınlığını üst seviyelere çıkarıp böyle bir hayatı yaşamakla başlıyor. Kaderin cilvesi ile bir gün İstanbul'a gelir. Yaşadığı hayata ara vermek kaydıyla kendini mürebbiye diye tanıtır ve o meşhur Yalının sahibi Dehri Efendi' nin çocuklarına öğretmen olarak yanlarına yerleşir. Ve maalesef kendine verdiği sözü tutamaz. Huylu huyundan vazgeçer mi ? Yalı da aşk üçgeni başlar. Dehri Beyin oğlu şemi, Amca Bey ve enişte Sabri Bey. Kısacası evin en büyüğünden en küçüğüne kadar kendisine bağlar. Matmazel öyle bir kurnaz bir oyun kurar ki ateşle oynamaya karar verir. Bundan da zevk alır. Zamanla aşk üçgeni ortaya çıkar ve ev ahalisi
Edebiyat
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...