Doğu Türkistan’da Çinlilerin Uygur Türklerine uyguladığı bedenen, ruhen ve psikolojik şiddetin anlatıldığı bir Doğu Türkistan hikayesi.Kahramanımız Alper’in gözünden yaşananları okuyoruz.
Alper ve ailesi Doğu Türkistan’ın Hoten şehrinde yaşamaktadır.Anne,babası ,dedesi, kardeşleri Zeynep , Sungur ve abisi ile mutludur.Babası yeşim taşı ustasıdır ve Alper babasıyla çalışmaktadır.Abisi ise tıp fakültesinde okumaktadır.Fakat Çinliler yaptıkları zulmü iyice artırmıştır.Çinlilerden izin almadan düğün hatta cenaze töreni bile yapılamamaktadır.İbadet etmek zaten yasaktır.Gizli gizli namaz kılınır, oruç tutulur. Tüm bu mücadenin içinde Alper okyanus gözlü Maysa’ya aşık olur. Hatta ona elleriyle yeşim taşından kolye bile yapar.Bir gün evlerine bir tanrı misafiri getirir babası.Gazeteci olduğunu söyleyen HongLi’ya çok iyi ev sahipliği yaparlar.Ancak HongLiu onların sonunu hazırlar.Annesi ölür , kız kardeşi kaybolur ve evin erkekleri esir kampına düşer.Esir kampında sonunun geldiğini düşünen Alper, Türkiye’den gelen bir haberle esir kampından kurtulur. Türkiye’ye gider ve Serdar ile tanışır.Hayatı tamamen değişir.
Alper Maysa’sına kavuşup yeşim taşlı kolyeyi verebilmiş midir?
Ailesine kavuşmuş mudur?
Serdar kimdir?
Tüm bu soruların cevabı için kitabı okumalısınız.
Doğu Türkistan’da Çinlilerin yaptığı zulmü okurken kanınız donacak ve gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız.İşkence,taciz, tecavüz ve bunların hepsi gerçek
Kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.Yazarın kalemine sağlık. İsmail Muğla