Puan vermedi·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Şubat 2022 13:38 Distopik bir yazım olduğuna kesinlikle inanamadığım bir kitap.. Jack London zaten insanı hikayenin içine çekmeyi çok iyi biliyor,elindeki kitap ne kadar kalın olursa olsun etraftan sıyrılıp sadece kitaptan bir karakter oluyorsun. Yaşanılanları gözler önüne seriyor,sanki karşımda yaşanıyormuş gibi hissettim çoğu sahneyi.Özellikle de dipnotlar sebebiyle gerçekliğine çok fazla inandım. Önsözü de zaten kitabı bitirdikten sonra bir kere daha okuma ihtiyacı hissediyorsunuz. Kesinlikle belli olgunluktaki kişilere okunmasını tavsiye edeceğim bir kitap. Dahası distopik olmasına karşın Jack London'un taa 1930lardan günümüzü tasvirlemesi gibi müthiş özelliğe sahip. Okuyun beni anlayacaksınız.
Gelelim romanımızın konusuna;
ezilen işçi sınıfının hak ettiği emeklerinin karşılığını alması için çalışan,dövünen,çığrışan ve olgarşinin acı yüzünü insanlara göstermeye odaklanan; oldukça zeki,çalışkan,azimli ve dobra dobra gerçekleri insanların özellikle burjuvazinin yüzüne vuran -bu sayede eşi olacak Avis'i de etkileyen ve gözünü açan- yakışıklı gencimiz Ernest Everhard'ın eşinin gözünden davası hakkındaki el yazmaları,bir nevi günlükleri. (Sadece bu özelliklerle tanımlamak bile bana Martin Eden Bey'i hatırlattı,aynı mücadele ruhu,bu hikayeye beni daha çok bağladı)
Yer yer Ernest'in konuşmaları,akılcı cevapları,öngörüleri çok etkiledi. Uzun konuşma yerleri,siyasi düşünceleri olmasına rağmen sıkılmadan okudum. Dahası böyle bir kitapta dahi içine aşkı işlemesi,ince ince o aşk kırıntılarını görmek içimi sıcacık yaptı. Medyanın olayları,söylenen sözleri ne kadar saptırdığı,sevdiği insanları kendi düşüncelerinden çıktıları anda çok farklı gösterip akıl hastanesine kapatması... Son kısımlardaki devrim uğruna değişim sahneleri için akıl almaz şeyler yapmaları,Ernest'in bile eşini tanıyamayacak hale gelmesi,kadının burjuvadan gelip böylesine bir değişim göstermesi ve iki tarafın da çok kayıp verdiği kanlı devrim. Buna rağmen ikinci devrimin çok daha akılcı olacağı ve işlevini yerine getireceği inancı ve kitabın şak diye bitmesi...işte bu yüzden de aşırı gerçekçi. Kadının muhtemelen yakalanmak üzereyken,daha son cümlesini tamamlamadan kitabı bir ağaç kavuğuna saklayıp kaçtığı düşüncesi ve kitabın bundan tam 7 Asır sonra bulunduğu bilgisi.(Bu kısım zaten önsözde de yazdığı için herhangi bir spoi bilgisi vermemektedir.)
Kısca soluksuz okunacak müthiş bir kitap.