Gönderi

birazcik spoiler içerebilir
Puan vermedi·166 syf.··
2022 3. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2022 20:28
Kitabın önsözünde, Viktor E. Frankl, kitabinin en çok satanlar listesine girdigine ve bu başariya dair ona nasıl hissetiğini soran tv muhabirlerine verdiği cevap şu olmuş "kendi açimdan bir başari olarak değil, daha çok çağimizin içinde bulunduğu acınasi durumun bir dışavurum olarak gördüğünü" söyler ve şöyle devam eder " eğer yüz binlerce insan, yaşamın anlamına ilişkin çok az şey vaat eden bir kitaba yöneliyorsa, bu, insanlarin iliklerinde hissettikleri kavurucu bir sorun demektir." Çağimizla ilgili gerçekten de çok doğru bir tespitte bulunmuş. Kitabin ilk iki kismi kendisinin Auschwitz Nazi toplama kampındaki deneyimleri ve gözlemlerinden ibarettir. Bu kamplarda Yahudilerin nasil sadece rakamlara indirgendikleri ve insan dışi muamelelere maruz kaldiklarini anlatir. Bir kaç gün önce okuduğum kardeşimin hikayesinde geçen bir kisim aklima geldi ayni deneyimi yaşayan kişinin insanin ruhunu nasil kolay ezilebilir olduğunu anlatiyordu, Frankl da ayni şekilde hayatlarinin hayvani düzeye yani "survivor" moduna girdiklerini anlatir. Insani insan yapan duygulardir, peki bunu kaybetsek neye donuşuruz? İşte asıl mesele burada başlıyor onca zorluğa rağmen o insanlari hayatta tutanin ne olduğuyla ilgilidir bütün kitap. Ne kadar baskıcı ve zor şartlarin altinda olursak olalim yine de her zaman seçim yapma hakkina sahibiz, yazar özgürlüğün aslinda bu seçim yapabilme kapasitesinden ibaret olduğunu vurgular Kitap boyunca. Daha sonra umut ve anlamdan bahsediyor. Insanlari hayatta tutan ise umut ve hayati yaşamaya değer bir anlam yükledikleri omuştur. hayati anlamsiz gören tutuklularin ve umutlarini kaybedenlerin 48 saatten az bir surede ölduklerini muşahede ettiklerini anlatir. bugün biz nasil bir dünyada yaşiyoruz?anlamsizliğin tutsaklariyiz hayata dair gerçek ve anlamli bir tutumumuz var mi yoksa battikça batiyormuyuz? ... Kitabin son kismi ise logiterapi ve hayatin anlami üzerinde yoğunlaşmiş. Insan anca hayatinda bir anlam bularak yaşayabilir, nihai anlamdan bahsetmiyor tabiki(onu anca hayatin sonunda bulabilecegimizi inanir yazar ölüm aninda yani, ne kadar çok katilmasam da buna şimdilik boyle kalsin). Ve hayatin anlami ise her kişiye, ana, duruma göre farklilik göstermektedir der bizim yazar.Bu yuzden anlam arayişinin son derence bireysel olduğunu anlatir. Dahasi insanin anlam arayişi kendisini aşarak bulabileceğinden, kendisinden başka olan bir şeyde bu iş olabilir, başka insana karşi sevgi olabilir ya da bir eser olabilir hatta insan acıda bile anlam bulabilir. "Kişisel bir trajediyi bir zafere dönuştürebilir" insan. yazar yirminci yüzyilin ya da bizim çağimizin en buyuk sorununa değinir "varoluşsal boşluk" nihilizme doğru giden bir gençlik. Anlam arayişinden geri çekilen insan ise anlik haz arayişina yönelir. Frankl'in sözüyle " anlamsizlik duygusunun nedenine gelince , aşiri basitleştirme de olsa, insanlarin yaşamalarini sağlayacak çok seyin bulunmasina karşin, uğruna yaşayacaklari bir şeyin olmadigi söylenebilir; insanlar araçlara sahip , ama amaçlari yok"...
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.