Genç Werther varlıklı ailesi tarafından yüksek mevkiler beklenen, iyi eğitim görmüş Hukuk stajyeridir. Bu beklentiler ve mevkidaşları arasındaki iş karmaşası onun oradan uzaklaşıp 'Wahlheim' adında doğa ile iç içe küçük bir kasabaya taşınmasına sebep olur. Bir gün kasabanın doğalında iç ısıtan bir görüntüyü resmeder. Werter gördüğünden çok etkilenir ve arkadaşı William 'a mektubunda şunu söyler "Bundan sonra yalnızca doğaya yönelme niyetimi güçlendirdi bu. Yalnızca odur , sonsuz zengin ve yalnızca o, büyük sanatçıyı yoğurabilir". Mektubunda ayrıca şöyle der ''Tanrı'nın bize hergün sunduğu güzel şeylerin tadını çıkaracak kadar kalbimizin kapıları açık olursa başımıza gelen kötü şeylere katlanacak gücümüz olur" Bunları yazarken henüz Lotte ile tanışmamıştır. Werter birine aşık olmanın aslında öylesine uzağında olduğu gibi, çokta yakınındadır.
Her esintide kıvrılan güzel bir çiçeğin yaprağı yada küçük bir kuşun kanat çırpması ve belki neşe içinde ağaç dalları arasındaki cıvıldayışı, onun içindeki müziğin ritmine böylesine uyumluyken , hayranlığın aşkın yol göstericisi olduğunu bilen biri için bu duyarlılığın; kendi kardeşlerine annelik yapmaya çalışan güzel, zeki, iyi yürekli bir genç kıza; belkide Werther henüz daha çok genç olduğu için aşık olmasına sebep olmasını kim eleştirebilir ki ? Lotte ' de kayıtsız değildir tabi bu aşka fakat nişanlıdır...
Werther, Albert adındaki Lotte' nin nişanlısını her fırsatta över. Evet belki Ahlak bu aşkın yanlış olduğunu söyler . Bu açıdan bazı noktalarda olgun bir bireyin davranışlarından uzaktır Werther. Fakat Werther bilir ki böyle bir yasağı ona doğa değil, insan koyar. Dolayısıyla Werther bununla pek ilgilenmez. İlgilendiği tek şey Lotte 'ye olan aşkıdır... Çünkü artık sadece yalnızca o dur , sonsuz zengin ve yalnızca o, büyük sanatçıyı yoğurabilir '