Yeni Mezun Teğmen Drogo’nun tüm hayatından, sevdiklerinden ve rutininden çok farklı olan ilk ataması olan Bastiani Kalesine ulaştığında içinde bir an önce oradan uzaklaşması gerektiğini söyleyen bir duygu vardı. Yaşadığı hayata göre psikolojisi şekillenmiş Drogo için Bastiani kalesinden ayrılmak utanç verici değildi. Kasvetli kale ne kadar da onun ruhunu yalnızlığa ve mutsuzluğa sürüklesede içinde anlam veremediği bir heyecan vardı. Doğanın güzel estetiğinden demlenen Drogo çoğu zaman Kaledeki rutinden kendini çok uzakta bulur ve Binbaşı Matti’den tayin istediğinde. Tecrübeli Matti onu ikna etme konusunda önüne bir dört ay sürer. Bu ona orada kalma konusunda bir cesaret vermiştir. Çünkü modern insan gerçekleşmemiş beklentiler içerisinde hep bir umuta tutunmak ister. Bu umutlardan beklentilerden biri ise Kuzeyden geleceği düşünüldüğü bir Tatar saldırısıdır.
Tüm hayatını bu amaca yöneltmiş Drogo, aslında bir yanılsama içerisinde olduğunu anladığında artık çok geçtir. Monotonluk ,modern insanı yaşamın daha derin anlamından kopartır ve gerçek olansa; Hayat olağanüstü olaylar olmadan geçip gider. Ölüm ise çoğu zaman insan anlamını bulamadan gelir.
Otuz yılını mutlu olmadan geçiren Drogo son zamanlarını hüzünlü penceresinden bakıp sıradan hayatlar yaşayan fakat özgür olan diğer insanları gördüğünde aslında mutluluğun anlardan ibaret olduğunu anlar.