Kitabın kapağını açtığınızda karşınıza bir ön söz çıkıyor ve burada yazar bize iki seçenek sunuyor kitabı okurken hangisini seçeceğimizi bize bırakıyor. O satırları okurken o kadar heyecanlandım ve etkilendim ki. Ve mutlaka ön sözü okumadan geçmeyin! Ön sözden sonra diyalog türünde bir bölüm var kitabı okurken anlamamıştım ama daha sonra öğrendim ki yazar 3. Baskısında bu diyalog türündeki ön söze yer vermiş çünkü eserin ilk baskılarının hangi siyasi, ahlaki ve edebi eleştirilere maruz kaldığını bize göstermek amacıyla İş Bankası Kültür Yayınları bu ön sözünde kitapta yeri olmasını düşünmüş ve bu bölümü eklemişler. İlerleyen sayfalarda mahkum ile baş başa kalıyoruz onun idam edilmesine karar verilen mahkemeden idam gününe kadar yaşadığı duyguları okuyoruz. Bu bölüm beni çok aşırı derecede etkiledi bazen ‘idam etmeseniz olmaz mı?’ diye kendi kendime söylendiğimi fark ettim.
Eserin dili çok yormadı beni böyle akıp gitti adeta. Her bakımdan bence mükemmel bir eserdi.