·632 syf.····Okunma: 20 Şubat 2022 17:55 İyi hissetmek nedir? Kötü hissetmek nedir? Nasıl yaparız da iyi hissederiz? İyiliğin, kötülüğün genelgeçer bir tanımı olmadığı gibi iyi hissettirecek şeyler, kötü hissettirecek şeyler diye listeler de yapamayız. Uç bir örnekle bu durumu açıklayabiliriz: Birisini öldürmek çoğumuz için korkunç bir durumdur, sanırım bunu tartışıp açıklamama gerek bile yok. Fakat diğer bir yandan bu, seri katiller için geçerli değildir. Bazı katiller, çok uçuk ve büyütülmüş olsa da anlamlandırılabilir sebeplerle insan öldürür: para, intikam, öfke, hırs... Bazıları ise sadece zevk için yapar bunu, herhangi bir abartılmış nedenleri yoktur. Yani çoğu insanın; bir ölüme sebep oldukları zaman tüm hayatı altüst oluyorken bazısı için ölüm, mutluluk verici bir araçtan başka bir şey değildir. Buradan çıkaracağımız sonuç şu: Her eylemin her insan üzerindeki sonucu aynı değildir. Önemli olan kendi benliğimizi iyi hissettirecek şeyleri bulabilmek ve bunları hayatımızda tutabilmek. Bunun için de kendimizi çok iyi tanımamız gerektiğini unutmayalım.
Peki bu kitap iyi hissedebilmemiz konusunda bize yardım sağlayabiliyor mu? Kesinlikle evet. Çünkü Dr. Burns spesifik sorunlara karşı spesifik çözümler vermekle kalmamış, her çıkmazda hissettiğimiz anda kendi kendimize uygulayabileceğimiz çok önemli psikoterapi metotlarından da söz etmiş. Bu yöntemlerin çoğunu uyguladım ve gerçekten işe yaradıklarını gördüm.
Özellikle ayrıntılara girerek irdelediği sorunlardan bazıları ise şunlar: Özgüvensizlik, empati yapamamak, hiçbir şey yapmama isteği, suçluluk duygusu, onay ve sevgi bağımlılıkları, mükemmelliyetçilik, gelecek hakkında umutsuzluk... Dr. Burns'un davranışlarımı daha mantıklı hâle getirip daha iyi hissetmeye başlamamda bana en çok yardım ettiği konular mükemmelliyetçilik ve empati kuramamak sorunlarıydı.
Mükemmelliyetçilik denen şey insanı tam anlamıyla mahveder, yaşayarak gördüm. Eskiden her şeyde en ufak bir kusur gördüğümde ondan soğumaya çok meyilliydim, bir hata gördükten sonra bir türlü eskisi gibi hissedemiyordum. Ama gözümü açıp gerçekten baktığımda bunun hem kendime hem de sevdiğim insanlara eziyet olduğunu fark ettim. Dünyada kusursuz olan tek bir şey bile yokken, insan gibi nispeten boktan bir varlıktan mükemmelliyet beklemem haksızlıktan başka bir şey değildi. Bu konuda artık daha toleranslı birine dönüşmek beni "iyi hissettirdi".
Empati yapmak ise ilkokuldaki hayat bilgisi dersinden beri aşina olduğumuz bir kavram. Ama bir kavramı tanımlamanın ve açıklamanın tek başına hiçbir faydası yoktur. İyi bir özelliği kazanabilmenin en iyi yolu, kişinin bu davranışın gerçek hayattaki örneklerini görmesidir. Belki de çevremde -çevremizde- bunları göremedim -göremedik- ve dolayısıyla içselleştiremedim -içselleştiremedik-. Yine de hiçbir şey için geç değil. Empati yapmayı denediğim zaman bunun ne kadar işe yarar bir şey olduğunu fark ettim. İnsanların beni küplere bindiren hareketlerinin arkasındaki gerçek sebepleri fark etmek beni "iyi hissettirdi".
Hayatınızda birtakım sorunlar olduğunu düşünüyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız, size bir şeyler katacağından eminim. Her insan kendisinin doktorudur. O halde: "Ey doktor, kendini tedavi et."