Adalet, 29 yaşındadır. Rahatsızlığının, ne olduğu söylenmiyor ama öleceğini söylüyor doktor. Adalet, yeni bir mevsim göremeden öleceğini düşünüyor. "Suçluluk illeti, işlediğim suçlardan çok daha fazla zorlaştırdı hayatımı. Çünkü suç saklansa da , suçluluk kalır. Yastığn üzerinde uykusuzluk lekesi, kalpte kimliği meçhul, ağrı, kursakta bekleyen taş gibi kalır. Bende de kaldı." diyor.
Çocukluğunda işlediği bir suçu ailesini, anlatıyor kitap boyunca geriye dönüşlerle. Tek hakiki dostunun refakatçisi Hülya olduğunu söylüyor. Onunla dertleşiyor, çekişiyor vs. İlerleyen sayfalarda onun çocukluk oyuncaklarından bir "ayı" olduğunu anlıyoruz. Onun sesini, konuşmasını duyduğunu söylüyor.
Hasta yatağında en büyük günahını düşünürken çocukluğundan "Mahsun" geliyor aklına. Hülya'nın asıl ve ilk sahibi Mahsun. Mahsun herkesten yavaş anlayan ve yavaş hareket eden bir çocuktur. Diğerleri tarafından dışlanır.
Adalet o sıralar beş buçuk yaşındadır. Mahsun'un elinde gördüğü mavi gözlü ayıyı zorbaca elinden alır.
Sonra doktor hastalığının yanlış teşhis edildiğini söyler Adalet'e. Adalet ölmeyecektir. Bunun üzerine en büyük günahından kurtulmak için Mahsun'un peşine düşer. Onu bulup ayıyı iade edecektir. Hemen yola çıkar. Trende Sadi Seber adında biriyle tanışır. Başta gözü pek tutmaz Sadi'yi. Sadi bir şekilde ne yapar eder Adalet'in peşini bırakmaz. Ona eşlik eder. Güzel günler geçirirler. Adalet onun ne iş yaptığını, nerde yaşadığını, telefonunu bile bilmemektedir çünkü başta öyle bir oyun oynamaya başlarlar. Birbirlerinden hoşlanırlar. Sadi'de daha fazlası vardır. En son kavga ettiklerinde Sadi bir mektup bırakır. Bir aşk mektubu. Adalet'in içi çiçeklenir. Mahsun'un yanına gittikten sonra Sadi'yi arama planı yapar ancak Mahsun'la yaşadığı itiş kakış sırasında düşer, kafasını çarpar ve ölür.
Roman beklemediğimiz şekilde sonlanıyor ve şaşırtıyor bizi.
Aşkı, sevgiyi, aileyi, dokunmayı, suçluluğu, başkaları adına utanmayı, arkadaşlığı, yalnızlığı sorguluyor.
Ayrıca yazar romanda 2015' Türkiye'de meydana gelen olaylardan (patlamalar), kadın cinayetlerinden de bahsetmiş. Çünkü Adalet, önemli bulduğu olayların gazete kupürlerini toplayan biri. Yazarın duyarlılığı çok hoşuma gitti. Toplumsal olayları görmezden gelmemiş. Olayların içine çok güzel yedirmiş.