Kitabın başında ana karakter, dereceyle bitirdiği tıp fakültesinde teorik bilgi haricinde hiç tecrübe etmediği halde daha hiç doğum yaptırmamışken ters doğum yaptırarak, hiç traektomi yapmamışken anatomi atlasının ameliyat esnasında gözünün önüne gelmesi suretiyle traektomi yaparak, bana bu kadar da olmaz artık dedirtse de kitap sona doğru çok daha farklı bir noktaya evrildi. Başlar abartı geldiği için ben sondaki kurguyu daha çok beğendim. Kitabı bitirdikten sonra Bulgakovun doktor olduğunu öğrenmek beni şaşırttı. Belki o tarihlerde fakültede şuan verilen tıp eğitiminden çok daha kapsamlı bir eğitim veriliyordur bunu bilmiyorum ya da belki de başka seçeneğinin olmayışı insana gerçekten onulmaz bir cesaret veriyordur. Sonuç olarak güzel bir kitap ama lisede okumuş olmayı tercih ederdim. O zaman çok daha etkileyici olabilirdi.