Sezai Karakoç'un bu yapıtını tek bir cümleyle özetleyecek olursam bir Rönesans suçlaması/eleştirisidir diyebilirim.
İnsanlığın Rönesans ve sonraki tarihinde görülmüş, hissedilmiş hatta günümüzde görülüp hissedilen bunalımların nedenini ''Rönesans'' olarak adlandırıyor. Ona göre Rönesans bir yeniden doğuş değil tam tersine bir geçmişe yuvarlanış politikasından başka bir şey değildir.
Daha sonra batı kavramına değinerek ''Batılılaşma'' isteğinin temelini aslında batılılaşmaya karşı bir isyan olarak değerlendiriyor. /s.23
Bu kalıplardan her ne kadar uzaklaşamasa da aynı zamanda insanın sadece meta olarak görülmesine, bir nesne olarak ele alınışına karşı isyanını da aktarıyor.
Sanat, Edebiyat, Felsefe, Politika ve buna benzer birçok konuyu bu doğrultuda ele alan Sezai Karakoç bu kitapta aslında onu ve düşüncelerini çok sade bir biçimde tanımıza imkan sunuyor.