Okuduğum son iki Barış Bıçakçı kitabında aramıza nedense bir mesafe girdi. Asla kötü bir eser değil ama bir eksiklik hissi bıraktı bende. Üzerinden biraz daha zaman geçince tekrar puanlayacağım.*
*Gelecekten bildiriyorum; doğru zamanda doğru kitapla buluşmak nasıl da önemliymiş meğer. Böylesi hisli bir romanı hissedemediğim o döneme aşk olsun, umarım geride kalmışsındır.*
Bir insan ne çok insanın hayatında ve bir insanın ölümü ne çok insanın yası aslında, değil mi? Hele ki o insan hayattan kendi isteğiyle kopmuşsa geride kalan o bir sürü hayata ne çok pişmanlık, ne çok soru eklenir. Ne çok insan bir daha hiç eskisi gibi olamayacaktır bir insanın ölümüyle!
Çok güzeldi, iyi ki ikinci kez okumuşum.