Puan vermedi·124 syf.····Okunma: 25 Şubat 2022 00:59 Erlend loe Norveç asıllı 1969 doğumlu bir yazar.
Kitapta konu itibariyle norveçte geçiyor. Doppler üçlemesi olarak geçen serinin ilk kitabı ancak seriyle ilgili şöyle bir sorun var serinin üçüncü kitabı basılmış ancak ikinci kitabı basılmamış. Yani ilk kitabı okuduktan sonra devamını okumak isterseniz üçüncü kitaba geçmek durumunda kalıyorsunuz. Umarım en kısa sürede yapı kredi yayınları ikinci seriyide çıkarır.
Kitabın baş karakteri olan doppler hayatı boyunca hep iyi okullarda okumuş, başarılı, mutlu bir ailesi ve iki çocuğu olan bir adamdır. Ormanda bisikletiyle gezintiye çıkar ve bisikletten düşüp kafasını yere çarpmasıyla adeta hayatı sorgular bir durumda bulur kendini. Yere yatar ve uzun uzun gökyüzüne bakar. Tüm hayatını, kazandığı başarıları, evliliğini, çocuklarını adeta bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçirir. Herşey o an o kadar anlamsız ve boş gelir ki doppler için o andan sonra tüm eşyalarını toplar ve bir ormanda kamp kurmaya karar verir. İşini bırakır, ailesini bırakır, başarılı dolu tüm geçmişini adeta elinin tersiyle iter geçmişe doğru. Yani konfor alanını kolayca bırakır. Oysa ne zordur değil mi sahip olduğumuz şeylerden vazgeçmek oysa hep daha fazlasını istemeye alışmışızdır.Hatta o kadar çok sahiplenmişizdir ki aslında herkese ait olan, halka açık olan alanlar bile birilerinin mülkü olmuştur. 116 sayfalık bir kitapta öyle güzel noktalara değinmiş ki yazar aslında hepimizin içinde olan ama asla cesaret edemeyeceğimiz şeylerin dili olmuşta bizimle konuşuyor adeta. İskandinav edebiyatına meraklı olanların kuşkusuz çok seveceği bir yazar erlend loe.
Kitaptan güzel bir alıntı:
"Gençler herşeyi satın almak yerine eşya ve hizmet takasına özendirilmeli. Dünyanın geleceği buna bağlı. Dünya insanlara ait değil insanlar dünyaya ait. Çiçekler bizim kız kardeşimiz;at,büyük kartal ve geyiği saymıyorum bile, hepsi erkek kardeşlerimiz. İnsan nasıl olur da herhangi bir şeyi satabilir ya da satınalabilir. Hava sıcaklığının ya da ağaçlardaki rüzgarın sesinin sahibi kim? Dallarda ki bitki örtüsünün özlerinde bizden öncekilerin hakları saklı. Şırıl şırıl akan derede, babamın ve onun babasının seside mevcut. Bastığımız toprağın bağrında atalarımızın tozlarının da bulunduğu nu, dünyanın başına gelen herşeyin bizim de başımıza geleceğini, dünyaya tükürürsek kendimize tükürmüş olacağımızı falan çocuklarımıza öğretmemiz gerek."