·596 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Şubat 2022 21:37 "Ancak kaderimizin içine gömülmemeye, savaşa devam etmeye çalışmalıyız, Harry."
Harry Potter kitapları arasından favori seçmek zor olsa da Melez Prens’in yeri bende bir tık daha ayrı. Çünkü karakterlerin hem fiziken hem de duygusal açıdan büyüyüp geliştikleri gibi serinin de büyüyüp geliştiğine ispattı. Hem diğer kitaplara nazaran daha karanlık atmosferiyle hem de yapbozun önemli bir kısmını tamamlayan parçası gibiydi.
Kitapta Tom Riddle’ın çocukluk ve öğrencilik yıllarını, karanlık sanatlara olan ilgisini, yaptığı işler ardındaki ideolojiyi ve nasıl Lord Voldemort olduğunu anlamamız için ince ince Voldemort işlenmişti. Bu da filminde neredeyse hiç gösterilmeyen önemli bir detaydı.
Profesör Dumbledore ile Harry’nin düşünseli ile yaptıkları yolculukları ve aralarındaki diyalogları okumak çok keyifliydi. Dumbledore’un ne kadar bilge bir kişilik olduğunu her okuduğumda daha iyi anladım.
Sonunu bilsem de Dumbledore’un ölümü beni çok sarstı, çok üzdü. O kısımları okurken hüznü gerçekten hissettim. Yine sonunu bile bile Snape’ten tıpkı Harry gibi nefret etmekten alamadım kendimi. Kitabı okurken sürekli kendi kendime hafızam silinse de Melez Prens'in Severus Snape olduğunu ilk öğrendiğim andaki şoku tekrar yaşasam demedim değil…