Adı:
Harry Potter ve Melez Prens
Alt başlık:
Harry Potter #6
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
594
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750809958
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Half - Blood Prince
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Melez Prens
Harry Potter ve Melez Prens
Harry Potter & the Half-Blood Prince
Harry Potter and the Half-Blood Prince
Harry Potter and the Half-Blood Prince
Harry Potter und der Halbblutprinz
“İşte orada, okulun tepesinde, gökte asılı duruyordu: o yılan dilli, parıl parıl parlayan yeşil kafatası; Ölüm Yiyen’lerin bir binaya girdiklerinde... birilerini öldürdüklerinde arkalarında bıraktıkları işaret...”
Büyücüler dünyasında devam eden karmaşa artık Muggle’ların dünyasını da etkilemeye başlamıştır. Harry Potter, Hogwarts’taki altıncı yılını Feci Yorucu Büyücülük Sınavlarına hazırlanarak geçireceğini düşünmektedir. Artık Quidditch takımının da kaptanıdır. Ancak Diagon Yolu’ndaki okul alışverişi sırasında Draco Malfoy’un bir şeyler çevirdiğini fark eder. Lord Voldemort’un geçmişiyle ilgili pek çok bilinmeyen ortaya çıkarken bir yandan da Malfoy’un neyin peşinde olduğunu öğrenmeye çalışan Harry’yi yine zor günler beklemektedir.
594 syf.
·Puan vermedi
Harry Potter ve Melez Prens

Voldemort kendi en büyük düşmanını kendi yarattı, tıpkı her yerdeki despotların yaptığı gibi!”

-Altıncı da bitti. Son 1 kitap:( Diger Harry Potter kitaplari gibi buda çok sürükleyiciydi 2 gunde bitirdim. Halbuki bitmesin diye yavaş okuyacaktim...
İlk sayfalarda Cornelius Fudge’un eski Sihir Bakanı olduğunu görüşüyoruz ve kargaşanın Muggle Dünyası’na sıçrarken Başbakan’la görüşmelerini okuyoruz. Oralar gerçekten de etkileyiciydi. İlk kitaplarda Muggle’ların Büyücülük Dünyası’yla ilişkili olmadıklarını sanıyoruz, ama aslında Sihir Bakanı’nın yaptığı gizli görüşmeler vasıtasıyla çoğu şeyden haberdar olduğunu da görüyoruz.
Özellikle de, Harry’nin Dumbledore’la yaptığı Düşünseli’deki görüşmeleri, geçmişe gidip Tom Riddle’ın (Voldemort’un) geçmişini araştırmak, onun buraya kadar nasıl geldiğini okumak cok iyidi. En çok da bu görüşmelerde zevkle ve heyecanla okudum. Önceki kitaplarında Dumbledore’dan pek fazla söz edilmiyordu, diğer kitaplarda, sayfalarca Dumbledore ile vakit geçirmiyorduk, ama bu kitapta Dumbledore’la çok fazla vakit geçirip daha cok sevmemize sebep oldu.. Sanki Rowling, tüm bunları bizi hazin sonra hazırlamak için yazmış. Bizi ve Harry'i daha fazla yıkmak için... Son iki kitaptır bizi çok üzen kayıplar veririyoruz.Ve Severus Snape'in ihaneti. (bu bir spoi degil çünkü 6. kitabin ta başından görüyoruz)
Bu kadar gıcıkca davranmasina rağmen Snape'i hep sevdim, ondan nefret edemedim ama son yaptığı ihanetle gözümden düştü diyebilirim...
Ve kitabin adini da alan Melez Prens. Açıkçası daha kitabi okumadan Harrydir diye tahminde bulundum çünkü Harry'de melez. Sonra kitabi okuyunca Voldemortdur diye tahmin ettim ama çok şaşırdığım biri çıktı.
Ve olaylar giderek dahada heyecan verici oluyor. Son kitapta neler olacak aşırı merak ediyorum ve hemen başlayacağım.
594 syf.
·Beğendi·10/10 puan
#kitapyorumu
5/5 ️️️️️

"Sirius'la," dedi Dumbledore usulca, "birlikte bu kadar az vakit geçirebilmiş olmanız çok acı. Uzun ve mutlu olması gereken ilişkiye, gaddarca bir son."
Harry Potter ve Melez Prens - J.K. Rowling

Herkese merhaba arkadaşlar. Biliyorsunuz ki aslında seriyi bitirdim. Ama yorum girmek her kitapta daha da zorlaşıyor. Bu kadar mükemmel olan bir kitabı insan nasıl yorumlayabilir? Kitapta bir şeye kızsa bile bunu eleştirecek gücü kendinde nasıl bulabilir? Açıkçası emin olamıyorum. Filmlerini izlediğim için seri ile alakalı her şeyi bildiğimi sanıyordum. Hatta filmlerini izledim zaten kitaba gerek yok diye düşünüyordum. Çok uzun seneler öyle düşündüm. Bu düşüncem ilk üç kitap boyunca aralıksız devam etti. Ateş Kadehi kitabıyla birlikte öyle bir kapı açıldı ki benim için, artık istesemde o kapıyı kapatamam. Almayan kalmadı diyoruz ama hala kitaplarını almayan, bu mükemmel dünyayı okumayanlarımız var. Lütfen bir şans verin. Benim gibi filmlerini izledim oldu bitti demeyin. Dumbledore ile alakalı bile bilmediğimiz onlarca şey kitapta açığa çıkıyor, hortluluklar, ölüm yadigarları her şey... Final kitabı için yorum yapmayacağım. Youtube’a spoiler olmadan en güzel şekilde tüm seriyi yorumladığım bir video çekmek istiyorum. Final kitabıyla alakalı düşüncelerimi oradan izleyebilirsiniz. Umarım yorumlarım size biraz bile olsa ulaşıyordur ve etkiler. Sizi çok sevdiğimi unutmayın. Beni sevmeyenler içinse artık tek bir repliğim olacak: Avada Kedavra!
594 syf.
·22 günde·Beğendi·7/10 puan
Ortalama bir Harry kitabı diyebiliriz. 25. Bölüm: Kulak Misafiri’nden sonrası çok akıcı ve daha şaşırtıcıydı.Öncesinden çok daha fazla olay oluyor. —SPOİLER— Dumbledore’un ölümden sonra tamamen karamsarlık olmasın diye yapılan konuşmalar çok gereksizdi. (Bill’in düğünü vs.) Ölen herhangi biri değildi, öyle gibi gösterilmeye çalışması hoş olmadı. Sirius’un da ölümü yarım yamalaktı. Detaylar çok güzel düşünülmüş. Dumbledore’un Harry ile konuştuğu, düşünseline gittiği bölümler harikaydı! Keşke daha fazla olsaydı. Neredeyse 600 sayfalık bir kitapta kesinlikle olabilirdi bu. Draco’ya da acımadım tereddütlerine rağmen, ailesi ne kadar tehtid edilirse edilsin taaa en başta Dumbledore’a gidip anlatabilirdi. Salak olabilir ama bu kadar salak olması da saçma olmuş.
594 syf.
·3 günde·10/10 puan
Harry Potter ve Melez Prens | Kitap Yorumu

Harry Potter serisinin kitaplarını okumaya başladığımdan beri hiçbir filmini dönüp tekrardan izlemedim. O yüzden her kitabında gerçekleşen olayların sadece ana hatlarıyla hatırlıyorum. Melez Prens sanırım içlerinde en çok unuttuğum olabilir. Bir tek başını ve sonunu hatırlıyordum. Gerisi silikti. O yüzden bu kitabı okumak benim için çok heyecan vericiydi.

Filmde olmayan ve “Neden yok?” diye şaşırdığım çok fazla sahne vardı. Özellikle de son bölüm. Ginny ile ilgili tek bir ayrıntı bile hatırlamıyordum Melez Prens’te. Ama bu kitapta sanırım en sevdiğim kız karakter Hermione değil Ginny oldu. Filmde hiç haz etmediğim bir karakterken kitapta aşık oldum. Hermione bu kitapta nutuk çekmekten başka hiçbir şey yapmadı sanırım. Normalde çok severim ama bu kitapta sinirim bozuldu.

Harry yine şüphelendiği şeylerin peşine düştü. Ama kimse ona inanmadı elinde belli bir kanıt olmadığı için. Sonunda her şey ortaya çıktığında da iş işten geçmişti ve ben dizlerimi döve döve ağladım. Ateş Kadehi’nden beri hiçbir Harry Potter kitabını ağlamadan bırakamıyorum. Bu sanırım en çok ağladığımdı sebebini okuyanlar anladı.

Son kitabı okumadan önce filmini izleyeceğim Melez Prens’in. Ölüm Yadigarları’na ne zaman başlarım bilmiyorum ama Harry Potter evrenine veda etmeye hazır olduğumda geri geleceğim.

Lumos

10/10
594 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
Serinin altıncı ve en güzel romanı. Potter altıncı sınıftadır ve aynı zamanda Quidditch kaptanıdır. Bu sene kadroda bir değişiklik olur ve Horace Slughorn İksir hocası olurken Snape de yıllardır beklediği Karanlık Sanatlar dersine hoca olur. Seherbaz olabileceğini öğrenen Harry eski bir iksir ders kitabı bulur. Kitap Melez Prens'in malıdır ama kim olduğu bilinmemektedir. Dumbledore'dan özel ders alan Harry, Voldemort'un geçmişi ile ilgili bilgiler edinir ve onun ruhunu yedi parçaya yani yedi Hortkuluk'a böldüğünü ve onları yok etmeden onu öldüremeyeceğini öğrenir. Draco Malfoy bir şeylerin peşindedir ve en sonunda Melez Prens'in kimliği ortaya çıkacak ve Hogwarts'ın en önemli simalarından biri öldürülecektir. Soluksuz okunan bir roman.
594 syf.
Söyleyebileceğim tek kelime "harika." Her kitabın sonunda söylediğim gibi bu kitabın sonunda da aynı şeyi söyledim. Kesinlikle bu seriyi en baştan bir kez daha okuyacağım. Her anını bilmeme rağmen sanki ilk kez okuyor havası yaratması kesinlikle bir büyü. Çocuk kitabı diyip geçmeyin kesinlikle bir şans verin. Ömrümce favorim olacak bundan eminim. Kitap okumayı sevdiren bir seri. Kalemine sağlık Rowling.
594 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Melez Prens, Zümrüdüanka yoldaşlığından sonra, seriye bir es verir gibi sakinleştirip olayları yerine oturtuyor. Seriyi 2.defa okuyorum, bu okumamda çok farklı şeyler gözüme çarptı.
Dumbledore'un satır aralarında metaforlarıyla Harry'ye verdiği dersler, aslında derin felsefe barındırıyor.
Bu serinin, Harry gibi yaşı büyüdükçe olgulaşan bir yapısı var.
Kitabın son kısımları filminden çok daha farklı ve detaylı.
Sadece filmini izleyenlere, seriyi baştan sona okumasını şiddetle tavsiye ederim. Çok şey kaçırıyorsunuz.

Ve kaldı Ölüm Yadigarları..
Potter, benim ortaokulda okuma alışkanlığı kazanmamı sağlayan seri olduğu için yeri çok başkadır. Bu yaşta tekrar okumanın ayrı lezzetini yaşıyorum.
Lütfen okuyun, çocuklarınıza okutun ;)
594 syf.
·4 günde·8/10 puan
Önce çocuk romanı olarak yazılan Harry Potter sonrasında yetişkinlerinde okuyabileceği türe çevrilmiş ve bunuda okuduğum her kitapta çıplak gözle görebiliyorum.
Harry artık büyücülük okulunda 6. Sınıfa geçmiştir. Kendisini ağır sınavlar beklemektedir.
Bence bu kitap diğerlerinden baya bir farklı olmuş. Diğer kitaplarda macera vardı ve dostluk kavramı ön plana çıkaran konular yer alıyordu ama bu kitapta aşk konusu ele alınmış ve öylede bitmiş.
J.K.Rowling bu kitapta birçok sırrı açıklamış ve okuyucuyu düşündürmüş. Gittikçe sona doğru geliyoruz.
594 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Henüz dün bitirdiğim için duygularım çok taze. Dumbledore'un ölmüş olduğu gerçeğini kabul edememekle birlikte bunu 6 kitap boyunca savunduğu Severus Snape'in yapmış olması ise çok daha ayrı üzdü beni. Son kitabı nasıl okuyacağım hakkında hiçbir fikrim yok. Kitabın sadece son 30 sayfasında Dumbledore olmadığı hâlde yokluğunu o kadar hissettim ki. Kitabı okuyup ardından filmini izledim ve Dumbledore'un ölüm sahnesinde ağladım.

~SPOİLER~
Son kitabı okumayı istememde ki en büyük etken Snape'in öleceğini bilmem. Heyecanla o sahneyi okumayı ve içimdeki bu öfkeyi dindirmeyi bekliyorum.

Önermeye gerek yok herkes okusun...
594 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Harry Potter serisinin bu kitabı da en az Zümrüdüanka Yoldaşlığı kadar yüreğimi burktu. Son iki kitaptır çok sevdiğim karakterlere bir şeyler oluyor. Geriye sadece son kitap kaldı ve olacaklardan çok korkuyorum. Serinin altı filmini izledim ama yedincisini bilerek izlemedim. Kitabı okurken daha heyecanlı daha meraklı okuyayım diye. O yüzden son kitaba dair hiçbir şey bilmiyorum çok yakın zamanda onu da okuyacağım inşallah.
Melez Prens'e gelirsek yine heyecanlandıran yine çokça meraklandıran bir kitaptı. Son 100 sayfa da gözlerim kör oldu okumaktan ama yine de elimden bırakamadım. Rowling'e gerçekten hayranım, bu nasıl bir anlatım nasıl bir akıcılık? Hayran olmamak elde değil. Sonunda ne olacağını bilmeme rağmen büyük bir heyecanla okudum. Bu her yazarın başarabileceği bir şey değil bence.
Özellikle Dumbedore'un Harry ile birlikte yaptığı özel dersler kitapta en sevdiğim kısımlar oldu. Tom Riddle'ı farklı bir açıdan görmek benim çok hoşuma gitti. Son kısımlarda da yine Dumbledore ile Harry'nin yolculuğu beni aşırı heyecanlandırdı. Ya nasıl anlatsam bilemiyorum okurken yaşamış kadar oldum resmen.
Serinin kitaplarını her bitirişimde sevgim katlanarak artıyor. Yine öyle oldu. Yedinci kitap için hiç olmadığım kadar heyecanlıyım.
Bence filmleri izlediniz diye kitapları okumaktan kaçmayın olay akışını bilmeme rağmen ben çok keyif aldım okurken. Herkese çok çok çok tavsiye ederim.!
594 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
"Dumbledore, insanların, haklı olanı affetmeyi haksız olanı affetmekten daha zor bulduğunu söyledi."

Voldemort'un geçmişine daha çok odaklandığımız bir kitaptı. Harry okulunun altıncı senesinde Voldemort'a dair kimsenin bilmediği şeyleri öğrenmeye başlıyor. Bu konuya biraz geç başlasalar da gayet güzel ilerledi kitap.

Kitap adını Harry'nin bulduğu bir iksir kitabının sahibinden alıyor. Kitabın sonuna kadar bu iksir kitabının kime ait olduğunu öğrenemiyoruz ama çıkan sonuç benim zaten tahmin ettiğim bir sonuçtu.

Voldemort hakkında öğrendikleri artık sadece öğrenmekle kalmıyor. Dumbledore ve Harry öğrendikleri sonucu harekete geçiyor ve hortkuluk dedikleri nesneyi aramaya karar veriyorlar. Hortkuluklar Voldemort'u yok etmenin bir anahtarı.

Kitabın sonlarında üzülmemi durduramadım ve Snape'e kızdım. Sebepleri ve başka yapacağı bir şey olmamasına rağmen o son sahne beni çok üzdü. Harry yanında olan herkesi teker teker kaybediyormuş gibi hissettirdi bana.

Kapak tasarımından konusuna kadar her şey mükemmeldi. Finale son bir duraktı...

"Bu kitap Melez Prens'in malıdır."
594 syf.
·5 günde·10/10 puan
"Ama tedavi edemeyeceğin bazı yaralar vardır."

Harry Potter serisinin altıncı kitabı Melez Prens... Evet yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz, maalesef. Bu serinin hiç son olmamasını istemiştim ama finale son bir kitap kaldı. Bu kitapta da elbette ağlamaya doyamadım. En ağırlarından biriydi.

Büyücü dünyasında çıkan savaş artık Muggle'ların hayatına da sıçramıştı. Harry zamanını sınavlara çalışarak geçireceğini düşünüyordu, ama tabiki öyle olmadı. Malfoy bir şey çeviriyordu ve aynı zamanda Voldemort'un geçmişi hakkında bilinmeyenler yavaş yavaş ortaya çıkıyordu...

Melez Prens'in kim olduğunu az çok tahmin ediyordum ve tahmin ettiğim kişi çıktı. Ancak ben Malfoy'un daha başka şeylerin peşinde olduğunu düşünmüştüm, yanıldım. Artık söylenecek söz kalmadı; ağlayan ağladı, gülen güldü, ölen öldü... Artık sona geldik...

"AVADA KEDAVRA"
"Ah, Harry, ne kadar sık olur bu, en iyi arkadaşlar arasında bile! Her birimiz kendi söyleyeceğinin karşı tarafın katkısından daha önemli olduğuna inanır!"
“Sirius’la,” dedi Dumbledore usulca, “birlikte bu kadar az vakit geçirebilmiş olmanız çok acı. Uzun ve mutlu olması gereken bir ilişkiye, gaddarca bir son.”
Bir cesetin korkulacak hiçbir tarafı yoktur, Harry, tıpkı karanlığın korkulacak hiçbir tarafı olmadığı gibi... Ölüme ve karanlığa baktığımızda korktuğumuz şey bilmezliktir, başka bir şey değil.
"Annemi severdiniz, değil mi?"
"Onu sevmek mi? Onunla tanışıp da Onu sevmeyecek birine düşünemiyorum... çok cesur... çok komik... olabilecek en korkunç şey..."
"Ama oğluna yardım etmiyorsunuz," dedi Harry. "O bana hayat verdi, ama siz bana bir anı vermiyorsunuz."
Savaşmak, gene savaşmak önemlidir,... ve savaşmaya devam etmek, çünkü ancak o zaman kötülüğü uzakta tutabilirsin, asla tamamen silemesen de...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harry Potter ve Melez Prens
Alt başlık:
Harry Potter #6
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
594
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750809958
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Half - Blood Prince
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Melez Prens
Harry Potter ve Melez Prens
Harry Potter & the Half-Blood Prince
Harry Potter and the Half-Blood Prince
Harry Potter and the Half-Blood Prince
Harry Potter und der Halbblutprinz
“İşte orada, okulun tepesinde, gökte asılı duruyordu: o yılan dilli, parıl parıl parlayan yeşil kafatası; Ölüm Yiyen’lerin bir binaya girdiklerinde... birilerini öldürdüklerinde arkalarında bıraktıkları işaret...”
Büyücüler dünyasında devam eden karmaşa artık Muggle’ların dünyasını da etkilemeye başlamıştır. Harry Potter, Hogwarts’taki altıncı yılını Feci Yorucu Büyücülük Sınavlarına hazırlanarak geçireceğini düşünmektedir. Artık Quidditch takımının da kaptanıdır. Ancak Diagon Yolu’ndaki okul alışverişi sırasında Draco Malfoy’un bir şeyler çevirdiğini fark eder. Lord Voldemort’un geçmişiyle ilgili pek çok bilinmeyen ortaya çıkarken bir yandan da Malfoy’un neyin peşinde olduğunu öğrenmeye çalışan Harry’yi yine zor günler beklemektedir.

Kitabı okuyanlar 12,7bin okur

  • Emre
  • Nisanur Erbek
  • Khermedialı serisi yazarı Cenk Telimen
  • Büşra Çatalbaş
  • reyyanamaçift’Y’ile
  • Zehra
  • Pırıl İlkiz
  • Fadime Sude Akkaya
  • Zeynep
  • Hissizleştim.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4.1
13-17 Yaş
%15
18-24 Yaş
%35.4
25-34 Yaş
%31.2
35-44 Yaş
%10
45-54 Yaş
%2.5
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73
Erkek
%27

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%58.6 (2.182)
9
%16.1 (599)
8
%9.4 (351)
7
%3 (112)
6
%1.1 (41)
5
%0.4 (14)
4
%0.1 (5)
3
%0.1 (2)
2
%0 (1)
1
%0.2 (6)

Kitabın sıralamaları