Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi (Karantina #1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
109,5bin
Gösterim
Adı:
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi
Alt başlık:
Karantina #1
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
448
Format:
Ciltli
ISBN:
9786059144728
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İndigo Kitap
Baskılar:
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi
Yıldızları görebilmek için duvarları arasında yaşadığımız evimizden vazgeçtik.

"Sadece bedenlerimizi değil, ruhlarımızı da karantinaya aldılar. Ne bu karantinadan çıkabiliyoruz, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda da birlikte olacağız, ama özgür…Savaş bitti, ve biz sağ kaldık.Savaş bitti, ve biz hâlâ ayaktayız."

Zeynep, yeni okuluna başladığı ilk gün kendini bir felaketin ortasında bulmuştu. Salgın bir hastalık nedeniyle okulu karantinaya alınmış, akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında bulmuştu. Üstelik yalnız değildi, onlar da yanındaydı; mahşerin diğer üç atlısı.

Bu, yalnızca bedenleri değil ruhları da karantinaya alınmış dört kişinin hikâyesi. Bu, onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikâyesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikâyesi. Bu, mahşerin dört atlısının hikâyesi.

Şimdi, bizimle misiniz?
448 syf.
·1 günde·2/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda Beyza Alkoç'u ve Karantina kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: https://youtu.be/2Ia6xxuNANg

Nasıl ki "boş yapma, yıkık, duyar kasma, kral, düştüm, yorma reis" gibi kelimeler Z kuşağı turnusolü ise Beyza Alkoç'un Karantina serisi de bir o kadar Z kuşağı turnusolüdür arkadaşlar.

Bu incelemeye özel olarak farklı bir şey yaptık, Google'dan 1000kitap'a yolu düşüp bu kitap yorumunu okuma ihtimali bulunan okurlar için bir yere kadar her yorum yazan arkadaşa, gençlerin rahatlıkla okuyabileceği ve nitelikli bulduğum 2 adet kitap önerdim. Belki genç arkadaşlar bir ihtimal yorumları okur da Karantina kitabından çok daha iyi ve küfürlerle değil kurguyla, olay örgüsüyle, toplumsal bir mesajla öne çıkıp edebiyatın gerekliliklerini sağlayan kitaplarla karşılaşırlar diye siz de 14-18 yaşları için uygun kitapları yorum olarak yazabilirsiniz.

Şimdi girelim bakalım... Karantinaya.

Kitabın adının devamı Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi olduğu için öncelikle bunun ne demek olduğundan bahsedeyim. Hristiyanlık inancında kıyamet alameti olarak ortaya çıkacağına inanılan dört atlıdır bu arkadaşlar. Bunu duyunca aklıma şöyle bir şey geldi... Sanırım bu kitap da Türk Edebiyatı'nın kıyamet alameti olarak ortaya çıkmış gibi görünüyor. Hatta koronavirüsten yaklaşık 2 yıl önce bir salgından ötürü karantinaya gireceğimiz konusunda kehanette bulunduğu için Beyza Alkoç, Ortaçağ'da yaşamış Nostradamus adlı kahinin reenkarne hali bile olabilir.

Lana Del Rey'in kendi şarkısında su-su-summertime summertime sadness demesi gibi bu kitabı okuduğum sırada benim de içimden "ka-ka-karantina karantina sadness" diyesim geldi sürekli. Hatta Çağdaş Türk Edebiyatı adıyla sürekli çok satanlarda bulunan ve içleri erkeğin kadın üstündeki tahakkümü, cinsiyetçi küfürler ve şiddet gibi alt metinlerle dolu bu tür kitapları, esas nitelikli Çağdaş Türk Edebiyatı yazarlarımız olan, halen yaşayan ve adlarını bir avuç insanın bildiği Serkan Türk, Pelin Buzluk, Mehmet Yılmaz, Mehmet Eroğlu veya Faruk Duman gibi isimlere tulum giydirip karantinaya almalıyız esas!

Dediğim gibi, kitabın her sayfası argo değil bildiğiniz ağır küfürlerle dolu, çocuklara ve gençlere kesinlikle önerilmemesi gerekmesine rağmen 1000kitap istatistiklerinde okuyanların %70'i 14-17 yaş arası çocuklarımız. Bu konu çok ciddi bir konu bence, zira gençlerimiz böyle kitapların içinde yazanları birbirine karşı söyleyip kendilerine örnek olarak alıyor. Kitabın içinde neredeyse her sayfada olan küfürleri incelemeye yazsaydım bu inceleme şikayet alıp kaldırılırdı, gerisini siz düşünün. Yani mesela Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli kitabını her ne kadar Türk Edebiyatı'nın en iyi eserlerinden biri olarak görsem de içeriğindeki cinsellik ögeleri ve klinik vakalar nedeniyle yine çocukların yaşına uygun bulmam, bulamam.

Ayrıca erkeğin kadın üzerindeki tahakkümünün alt metinde sürekli işlenmesi demiştik değil mi... Hah işte. Bu konu çok daha sıkıntılı bir konu. Gerek Sümeyye Koç'un Hercai kitabında gerek Büşra Küçük'ün Kötü Çocuk kitabında gerekse de Beyza Alkoç'un Karantina kitabında alt metinlerde işlenen şey, erkeğin kadına psikolojik ve fiziksel tahakkümünün göze ısrarla sokulması. Siz bu kitapları önceden hiç duymamış olabilirsiniz fakat gençlerimizin büyük çoğunluğu bunları okuyor. Hatta Karantina kitabının içinde pek çok benzeri bulunan bir cümleyle örnek vereyim bu durumu:

"Bu iş bitene kadar senin sahibin benim. Ne dersem o!" (s. 36)

Wattpad'den ünlenip Çağdaş Türk Edebiyatı adıyla satılan pek çok kitabın içinde işlenen bir konudur bu: "Kadın köle ve erkek de efendi-sahip." Alttan alta gençlere aşılanan mesaj bu işte. Sürekli kadına hakimiyet kurulup o sanki bir köle gibiymiş gibi ve erkek de ona gücünü her şekilde kanıtlamalıymış şeklinde bir ima var. Beyza Alkoç'a sormak isterdim: "Sen de bir kadınsın Beyza ve 18 yaşın altındaki çocuklara okuttuğun bu kitabın içerisinde neredeyse her sayfada ağza alınmayacak küfürler ve kadının bir ezikmiş gibi gösterilmesi var. Genç nesli nasıl zehirlediğinin farkında mısın?" diye.

Kitabın içinden bahsetmek istediğim bir diğer konu, kitabın 137. sayfalarında yapılan ve birbirini en çok seven çiftin belirlendiği Romeo ve Juliet yarışması. Yani Shakespeare, Karantina kitabının bu kısmını okusaydı muhtemelen Romeo ve Juliet'i hiç yazmazdı ve şu anda mezarında kemiklerinin sızlamasını istemeyip bir krematoryumda cesedinin yakılmasını isterdi herhalde. Çünkü Beyza Alkoç, Romeo ve Juliet'i o kadar yanlış anlamış ki, onların masum, bilinçsiz, toy aşkı yerine burada erkeğin kadına tahakküm kurduğu, her sayfada görmekten şaşırdığım küfürlerden geçilemeyen ve hiç de masum olmayan bir aşk var.

Beyza Alkoç bir röportajında şöyle demiş : "Aslına bakarsanız Karantina basit bir fikirle ortaya çıkmış fakat benim içimde çok büyük bir yere sahip olmuş bir seri. İstediğim şey az önce bahsettiğim gibi okurlara çözebilecekleri bir bulmaca vermekti." Ben sana bulmacayı veriyorum kardeşim, katil Onur'un babası. Hepsi bu. Oh beee... Bak, kitabı okumana gerek kalmadı. Kocaman bir spoiler yedin ve zaten bütün kitap bu bulmaca üzerine kuruluydu. Hadi artık okuma böyle kitapları ve sana önereceğim, senin de yaşına uygun olan şu kitapları okumayı dene:

1- Dostoyevski, İnsancıklar
2- Yaşar Kemal, Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca
3- Stefan Zweig, Gömülü Şamdan
4- Orhan Kemal, Bereketli Topraklar Üzerinde
5- Miguel de Unamuno, Sis

Beyza Alkoç, Z kuşağının ilgi ve beğeni müptelası Instagram hesapları için artık o kadar büyük bir tapınma kaynağı olmuş ki, muhtemelen Osho ve Kubrick'in Eyes Wide Shut filmindeki gibi Beyza Alkoç'un da kendisine özel mistik bir tarikati olsa gerek. Aksi takdirde kitapları kendi kimliği ve olgunlaşıp gelişmek için değil sosyal medyada ilgi görüp statü kazanmak için okuyan, Beyza Alkoç'un çobanlığında sürüleşip bu kitabı Twitter Türkiye trendlerine bile sokacak kadar müridi bir araya toplamak gerçekten bir hayli zor görünüyor. Çünkü kabul etmek gerekir ki, bu kitap, bir kitap değil. Bu kitabın bir kitap olmadığı tartışılamaz, tartışılması teklif dahi edilemez.

Beyza Alkoç gibi kendini yazar sananların ve Sümeyye Koç gibi "Maddi anlamda epey rahatladım. Hayallerimi gerçekleştirebilecek paraya sahibim." deyip de kitaplarını yazanların kitaplarına para veriyorsanız Oğuz Atay'ın "Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?" demesi ve yaşarken değer görememesi, Robert Musil ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi yazarların da borçlar ve açlık içinde ölmüş olmasını unutma. Bu, aklının bir köşesinde her zaman kalsın.

Kitaba 1 puan yerine 2 puan vermemin sebebi, yazarın kendisinin bu kitap için yazdığı önsözden dolayı. Kendisi 10 yıldır yazıyormuş ve samimi olduğunu düşünmek istediğim bir önsöz kaleme almış. Umarım yazarın kendisi bu incelemeye bir şekilde rastgelir ve eğer okursa düşünür "Acaba?" diye. Bizim zamanımızda herkesin kitabını okuyup sonrasında izlediği Twilight filminde Edward, Jacob, Bella üçlüsü olması gibi bu kitapta da Onur, Burak, Zeynep üçlüsünün genç okurların parasını, hayatlarını ve kitap zevklerini bir vampir gibi emmesi bir tek beni rahatsız ediyor olmamalı arkadaşlar...

İncelemenin başlarında dediğim gibi belli bir yere kadar yazılan her yorum için 14-18 yaş aralığındaki çocukların ve gençlerin okuyabileceği 2 adet nitelikli kitap önerdim.

Çabuk, Beyza Alkoç'un müritleri gelmeden...
senanur
senanur Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi'ni inceledi.
448 syf.
·4 günde·7/10
Zeynep Akay, kendini yürüyen felaket olarak adlandıran, gittiği her yere bela getirdiğine inanan hatta doğduğu andan itibaren lanetli olduğunu düşünen biri ve haksızda sayılmıyor. Zeynep yeni okuluna daha adımını attığı ilk gününde okul karantinaya alınıyor, bu da yetmiyor gibi genç kızımız bir de cinayete tanık oluyor. Yani cesedi buluyor. Tabii tek başına değil.

Ve konumuz da bu kısımda başlıyor. Zeynep'in kazara tanık olduğu ölen kız o ve onunla beraber cesedi gören soğuk ve duygusuz Onur'un bir anlaşma yapmalarına sebep oluyor.Mahşerin üç atlısıyla tanısmıs oluyor.Macera dolu bir kitap, okumanızı tavsiye ederim.
448 syf.
·Beğendi·10/10
Mahşerin dört atlısı
1 günde aşkla okudum resmen. Akıcı olması eğlendirmesi üzüntüyü hissettirmesi muazzam bir şeydi. Abartmiyorum bayıldım. Resmen Onur ve Zeynep i iki adım öteden izliyor gibi kitabı yaşadım.
YAREN
YAREN Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi'ni inceledi.
448 syf.
·Beğendi·10/10
Okumaya bu kitap ile başlamıştım. Çok akıcı bir kitap. Beyza Alkoç gerçekten başarılı bir yazar. Şimdiye kadar yazdığı bütün kitapları okudum ama içinden hiçbirine yazamamış, güzel olmamış diyemem hepsi birbirinden güzeldi. Karantina da bence yazdığı en güzel seri kesinlikle okumalısınız.
448 syf.
·Beğendi·10/10
Aslında hiç aşk ile ilgili kitaplar sevmem ama anladim ki gerçekten insanı içine alacak bir macera yaşadım bu kitabın içinde. Ama şöyle bir husus var sürekli omuz silkmek kelimesi var her bir cümlede bu hep bozan bir şey ve bir gün-de bitirdim ve 5 gün-de her 4 seri bitti yani mütişh bir macera vardı.
448 syf.
·Puan vermedi
Karantina

Nasıl okudum bilemedim. Bizler boşuna uğraşıyoruz eğitim için psikolojik ergen sorunları kitaplarıyla falan..
Kaydırın bir köşeye ergenlik psikolojisi kitaplarını..
Bu yazarın kitaplarını okuyun, daha iyi anlıyorsunuz, günümüz ergen jenerasyonun durumunu, nasıl bir çatışma içinde olduğunu..

Lise dönemi arkadaşlıklar arasında oluşan kılingler arasında şakalar eskiden argolarla olurdu şimdi ise onun yerini göz kanatıcı müstehcen küfürler almış. Üzücü.. :(
Kendimi uzaydan gelmişim gibi hissettim, Mahşerin dört atlısını fazla yardıgadığımdan..

Bluğ çağı son çocukluk dönemi. Kişi çocukluktan çıkıp artık yetişkin özellikleri kazanıyor. Karşı cinse yoğun ilgi paradoksunun olduğu bir süreç.. Yazar da bu süreçten çok iyi yararlanmış. Zaten kitabın ergeni tatmin edici kısımı - romantizmi- de tamda burada, gençlerin kitabı fazla okuyup beğenmesinde kullanmış.

Onun haricinde ticari kaygıyla yazıldığını apaçık belli ediyor çünkü etik değerleri dikkate almadan yazılmış. Bir kalıcılığı yok.

Bir günden fazla vakit ayırırsanız. Emin olun vaktinizi ziyan ederseniz..
448 syf.
·5 günde·10/10
Herkese merhaba
Nasılsınız umarım iyisinizdir ️


Tek kelimeyle muhteşemdi...

Favori kitaplarım arasına giren, bazı yerlerini defalarca okuduğum, bitmesini asla istemediğim ama sonunu merak ettiğim için hızlı hızlı okuduğum, gece gündüz elimde gezdirdiğim bir kitap oldu benim için ...

Çok severek, merakla, heyecanla okudum ..

Konusuna gelecek olursam; Zeynep isminde bir kızımız var, kitabı da Zeynep’in ağzından okuyorsunuz. Kendisini sürekli bela çeken, bela mıknatısı olarak tanımlıyor. Zeynep yeni okula yazılıyor babasının tayini çıktığı için. Ve okulunun ilk gününde okulu karantinaya alınıyor. Kitabımız böyle başlıyor. Konusu dikkatimi çekti. Şu günlerde biz de karantinada olduğumuz için okumak istedim. İyi ki de okumuşum. Seriye devam etmek istiyorum tabikide.

Keyifli okumalar
448 syf.
·9/10
Bir kitap bu kadar güzel olamaz ama diye başlamak istiyorum sözlerime..
Okumak için aldığımda bu karar güzel bir kitap olacağını düşünmemiştim. Karantina serisi benim için dostlarının ve aşkının her daim yanında olmayı eğer kaybetmek istemiyorsan savaşman gerektiği mesajını veren bir kitap oldu.. sınavlardan dolayı henüz 3. Kitabı bitirememiş olsamda onunda Harika olacağını düşünüyorum yazar Beyza Alkoç'a tebriklerimi sunuyorum cidden her yaştan kişinin okuyabileceği bir kitap olmuş küçüklerin okumaması gereken sahnelere yer verilmeden anlatılmış bu kitap aşırı mükemmel olmuş tabi herkesin fikri değişiktir orası ayrı ️️
Fidan Hanzade
Fidan Hanzade Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi'ni inceledi.
448 syf.
·6/10
Kitabın arka kapağını okuduğum an almam gerektiğini düşünmüştüm. Mahşerin Beş Atlısı'yla bir macera. Kılağa cazip geliyordu. Olaylar bir düğüm gibi başladı ve sonunda çözüldü gibi göründü, ancak ikinci kitap için bir boşluk bırakıldı. Açıkçası kitapta beğenmediğim bazı gereksiz yerler vardı. Onur'un karakteri bazı yerlerde fazla abartılmış gibi geldi, arada bir kötü çocuk havası katmadı desem yalan olur. Onun dışında kitap hoştu, gizem konusunda bir başarı yakalanmış. Fakat beni ikinci kitaba çekmedi. İkinci kitap hala wattpadde yayınlanıyor bildiğim kadarıyla ama okumaya bir hevesim yok. Sanırım bu da bir kitapta benim için eksi bir yön.
iremtileva
iremtileva Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi'ni inceledi.
448 syf.
·Beğendi·9/10
Arkadaşımın aşırı ısrarları sonucu okuduğum kitap. Okurken zevk aldığımı söylemeliyim. Eğlenceli betimlemeler, güzel karakterler mevcut. Okumak isteyenlere tavsiye edebilirim
Zeynep
Zeynep Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi'ni inceledi.
448 syf.
İnanın bu kadar güzel bir kitap yok gerçekten samimi olarak söylüyorum Beyza Alkoç benCe çok iyi birisi kafasında neler döndüğünü nasıl böyle hikayeler çıkardığını çok merak ediyorum bir gün kendimi Beyza Alkoçun kafasının içinde bulmayı çok istiyorum kitaba geçersek kitap çok güzeldi inceleme yapmayı çok fazla beceremem ama kısaca özetleyecek olursak Zeynep okula başladığı gün okul Karantina altına alınıyor ve karantinaya alınmalarını sebebi de okulda bir salgın hastalık olduğu ve Zeynep de o gün akşama doğru bir ceset görüyor ve orada yalnız değil Orada da tam olarak onur Zorlu var ve bu sayede onun hayatına giriyor ve arkadaşları ile tanışıyor onlarla çok samimi oluyorlar ve başlarına çok kötü belalar geliyor ama bir şekilde kurtulmayı başarıyorlar kitap bunu anlatıyor gerçekten çok hızlı okudum Okuldan geldiğimde direkt kitabı alıp okumaya başladım çok hızlı ilerledim bana Kalsa her gün kitabı okudum ama ödevlerimi olduğu için olmadı tabi mutlaka tavsiye ederim mutlaka okuyun okutun ve o kadar heyecanlanıyorum ki yani bilmiyorum sanki kitabın içindeki Zeynep benmişim gibi çok değişik geldi kitap o kadar güzel ki ikincisine hemen başlamak istiyorum mutlaka tavsiye ederim İyi okumalar...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi
Alt başlık:
Karantina #1
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
448
Format:
Ciltli
ISBN:
9786059144728
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İndigo Kitap
Baskılar:
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi
Yıldızları görebilmek için duvarları arasında yaşadığımız evimizden vazgeçtik.

"Sadece bedenlerimizi değil, ruhlarımızı da karantinaya aldılar. Ne bu karantinadan çıkabiliyoruz, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda da birlikte olacağız, ama özgür…Savaş bitti, ve biz sağ kaldık.Savaş bitti, ve biz hâlâ ayaktayız."

Zeynep, yeni okuluna başladığı ilk gün kendini bir felaketin ortasında bulmuştu. Salgın bir hastalık nedeniyle okulu karantinaya alınmış, akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında bulmuştu. Üstelik yalnız değildi, onlar da yanındaydı; mahşerin diğer üç atlısı.

Bu, yalnızca bedenleri değil ruhları da karantinaya alınmış dört kişinin hikâyesi. Bu, onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikâyesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikâyesi. Bu, mahşerin dört atlısının hikâyesi.

Şimdi, bizimle misiniz?

Kitabı okuyanlar 5,3bin okur

  • Ali Basar
  • nehir
  • Ece
  • -hülya-
  • Elif Şamlı
  • Nezrin
  • Zehra Hancı
  • AnGeLbOy
  • İlayda ONAR
  • Sümeyye

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.1
14-17 Yaş
%65.7
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%4.3
35-44 Yaş
%1.4
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%96.9
Erkek
%3.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%54 (1.063)
9
%11.1 (219)
8
%8.6 (169)
7
%5.1 (101)
6
%3.6 (71)
5
%2.6 (52)
4
%1.4 (28)
3
%1.1 (21)
2
%0.7 (14)
1
%3 (59)

Kitabın sıralamaları