Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı (Harry Potter #5)

·
Okunma
·
Beğeni
·
21313
Gösterim
Adı:
Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Alt başlık:
Harry Potter #5
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
975
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750806452
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Order Of Phoenix
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Harry Potter and the Order of the Phoenix
Harry Potter und der Orden des Phönix
Harri Potter və Simurq Ordeni
“Kanıtlar, bazen, zihninin en rahat ve etkiye en açık olduğu durumlarında –örneğin uyurken– Karanlık Lord’un düşüncelerini ve duygularını paylaştığına işaret ediyor. Müdür bunun devam etmesini uygun bulmuyor. Benim sana, zihnini Karanlık Lord’a karşı nasıl kapatacağını öğretmemi istiyor.”

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’ndaki beşinci yılında Harry, hayatını cehenneme çeviren sihirli/sihirsiz pek çok şeyle başa çıkmak zorunda: Yaz tatilini yanlarında harcadığı aptal akrabaları; ergenlik çağının isyanları, heyecanları, korkuları; onun gösteriş düşkünü bir yalancı olduğunu düşünenler; okulun işleyişine burnunu sokan Sihir Bakanlığı; öncekileri mumla aratan yeni bir Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni; yine karşı karşıya geldiği Ruh Emici’ler ve Ölüm Yiyen’ler; varlığını her zamankinden çok hissettiren Voldemort; ağır dersler, zor sınavlar, acımasız cezalar; sürekli yinelenen bir kâbus ve acıyan yara izi; ona en yakın insanlardan birinin ölümü; beş yıl gecikmeyle öğrendiği bir gerçek...
975 syf.
·Beğendi·9/10
Aslında her Harry Potter kitabı ayrı bir inceleme gerektirir. Çünkü her kitap başka bir macera, her kitap başka bir büyüme hikayesidir. Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı'nın yeri bende başkadır. Hem okuduğum en kalın kitaptır, hem de bu muhteşem seriye başlamama ön ayak olmuştur. İlk olarak kütüphanede karşılaşmıştım bu kitapla. YKY'nin önceki baskısında Harry'nin yuvarlak gözlüklerinin ardından bana dikilmiş gözlerini görmüştüm. Görür görmez de almış ve on beş günlük ödünç alma süresinden önce bitirmiştim. Daha önceki kitaplara ya da olaylara dair herhangi bir şey bilmememe rağmen kitap beni sarmış ve bütün seriyi okuma isteği uyandırmıştı.

Hangi karakterler yoktu ki bu kitapta? Sirius, Harry-Hermione-Ron üçlüsü, büyü üstadımız Dumbledore, bütün gıcıklığıyla Snape, İhtiyaç Odası'nı bulan Dobby, sürekli sızlanan ev cini Kreacher, kurbağaya benzeyen müfettiş Umbridge, yeni Kehanet dersi öğretmeni at adam Firenze ve elbette burun delikleriyle yılanı andıran Lord Voldemort...

1114 sayfa boyunca tek bir kere bile sıkılmadım, çünkü Rowling'in müthiş bir anlatım gücü var. Felsefe Taşı'nı yazdığında editörünün tavsiyesiyle ismini gizleyerek insanların kendisini erkek zannetmesini sağlayan yazarın olayları birbirine bağlama kudretini ancak bütün seriyi bitirdiğinizde görebiliyorsunuz. Tek eksik bulduğum nokta karakterlerin yeterince derin kişilikler olmaması. Bunun sebebi de romanın bir gençlik romanı olması. Gençlik romanları arasında da benim için en başarılı romandır.

Biraz da konusundan bahsetmek istiyorum. Buradan sonrası içerik hakkında bilgi içerir. Önceki yıl istemeden de olsa Üçbüyücü Turnuvası'na katılan Harry, Cedric Diggory'nin ölümünü izlemiş ve en büyük kabusu gerçekleşmiş, Lord Voldemort'un geri dönüşüne şahit olmuştur. Dumbledore bunu büyücüler dünyasına açıkladıktan sonra bakanlık Harry ve Dumbledore hakkında bir karalama kampanyası başlatmıştır. Sihir Bakanı Fudge'a göre ikisi de yalan söylemekte ve bakanlığa karşı bir komplo kurmaya çalışmaktadır. Dumbledore Bakanlık'ın Voldemort'a karşı hiçbir önlem almadığını görünce geçmişte Voldemort'a karşı savaşan dostlarını toplayarak Zümrüdüanka Yoldaşlığı'nı toplar. Okula dönen Harry yalancılıkla suçlanırken hem Bakanlık müfettişi Dolores Umbridge ile, hem okuldaki arkadaşlarıyla hem de gece uykularında gördüğü kabus niteliğindeki görüntülerle uğraşmak zorundadır. Hepsiyle mücadele edebilmek için Umbridge'in 24 numaralı kararnamesine rağmen Dumbledore'un ordusunu kuracak, bu süre boyunca yara izi sürekli sızlayacaktır. Hepsinden daha çok kafasını karıştıran ise her gencin başına gelen aşk olacaktır.
Kitabın kalınlığı gözünüzü korkutmasın. Bir çırpıda bitiveriyor. Bütün Potterhead'lere selam olsun. Keyifli okumalar...
975 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap hakkında neler yazsam, neler söylesem bilemiyorum :)

Bu yazı çok uzunda olabilir çok kısada șimdiden iyi okumalar...

Dördüncü kitabın sonunda her șeyin ciddileștiğini anladık. Artık biri ölmüștü ve Karanlık abimiz geri dönmüștü. Beșinci kitapta ise daha çok karakterlerin duygusal yönlerini gördük. Bu duygular hayattan duygulardı. Harry'ye kimsenin inanmaması, korkulması, değer görmemesi veya öyle hissetmesi açıkça hepimizin bașına gelmiștir.

Veya en yakınları tarafından önemsiz hissedilmek ya da öyle sanmak. Sonra Ron'un dalga konusu olması. Harry'nin Cho'ya karșı hisleri ve daha neler neler sonunu söylemeyeceğim...

Spoiler vermemek için kendi görüșlerimi yazayım.

---> Eğer filmini izleyip kitaba bașlama gereği duymuyorsanız hatalısınız mutlaka okuyun çünkü filmi kısa, boș bir özet gibi.

---> Kitabın çok kalın olduğunu düșünüp korkuyorsanız yine bașlayın çünkü așırı akıcı.

---> Ağır ergenlik yașıyorsanız bașlamayın çünkü fazla bir așk yok.

---> Edebi bir șeyler bekliyorsanız yine bașlamayın derim.

---> Dostluk, arkadașlık ve fantastik bir șeyler okumak istiyorsanız kesinlikle bașlayın.

---> Veee son olarak ön yargılarınızı kırıp mutlaka bașlayın. :P

Aslında bu tarzda bir yorum yapmam. Fakat neler yazacağımı kestiremedim. Çünkü her düșüncem spoiler içeriyor bu da sizin okuma zevkinizi azaltabilir.

Özet geçersek bu kitap on numara beș yıldız. Eğer içinizdeki çocuğu ve gençliği yitirmediyseniz mutlaka okuyun ben kefilim :)))
1114 syf.
·Puan vermedi
Serinin 5. Kitabı ZÜMRÜDÜANKA YOLDAŞLIGI

Kesinlikle serisinin şimdiye kadarki en güzel kitabiydi. Sanırım kitaplari okudukca en güzel kitabi bu diyeceğim :)) Ama Zümrüdüanka da Karanlık tarafi yani Voldemortu daha cok hissettik ve geri dönüşüyle olaylar daha aksiyonlu hale geldi. Bir takım sırlar ortaya çıktı.

Yorumları okurken hiç sıkılmadın diyenlere inanmamıştım açıkçası. 975 sayfalik kitapta mutlaka sıkılır insan diyordum.
Ama cidden okurken gram sıkılmadım. O kadar akıcı ki, o kadar güzel ki. Hele ki son 200 sayfasını nasıl okuyacagimi bilemedim heyecandan, meraktan (afedersiniz) tırnağımı kemirmişim haberim yok:))) son sayfalar neydi öyle. Harry Potter ve arkadaşlarının ölüm yiyenlerle mücadelesi mukkemeldi.
Sonunda o şimşek izinin sırrı ortaya çıktı.
Ve kitabın kaybı Sirius... O kadar üzüldüm ki... Siriusu bastan beri cok sevmiştim.
Ayy peki o yeni Karanlık sanatlara karşı savunma hocası Umbrige ne demeli? Kitabin en nefret ettiğim karakteri oldu. Karanlık Lord'dan bile daha az nefret ediyorum o derece.

Son 2 kitap kaldı :(((( bi taraftan okumak istemiyorum bitecek diye bi yandan da merak ediyorum. Ama hemen yarın başlayacağım sanırım 6. kitaba.
İncelemeyi yazarken bile olayları düşünüp heyecanla yazıyorum ve baya konudan konuya atlamışım. Yapacak birsey yok öyle süslü incelemeler de yazan biri degilim zaten.
Kısacası kitap veya seri demeliyim Mükemmel
975 syf.
·19 günde·Beğendi·10/10
Ahhh nedim napim nasıl yorumlim neden bittin niye böyle bittin yer yer gözyaşları doktugum bir kitap oldu.Gönlümün efendisi bu kitapta öldü. Çoğu sır ortaya çıktı.Spoi vermemek için ne kadar da zor tutuyorum kendimi.Snape onda zaten farkli bir sey oldygunu anlamıştım herkes su seriyi okusun da rahat rahat yorumlim.Zor tutuyorum kendimi.:))OKUYUN YA elinizdeki bütün kitapları bırakıp bu seriye başlayın:))) :(((
975 syf.
Spoiler içerir ...




Kitabı bitireli henüz bir saat olmuş olmasına rağmen inceleme yapmaya sabırsızlanıyorum . 4. Kitabın sonunda Lord Voldemort yeniden dönüyordu ve kimse bunu söylediğinde Harry'e inanmıyordu . Ardından Dumledore ' a da bakanlık inanmıyordu hatırlıyorsaniz . Sonra araya yaz tatili girmişti ve kitap bitmişti . Bu kitap Harry' nin Dursleylerde geçirdiği yazlardan biriydi ve yine aynı tekdüze yaşamı sürüyordu . Yaz tatili boyunca Harry arkadaşlarından , Sirius'tan , okuldan mektup bekledi ama onu soran kimse yoktu . Bu duruma çok icerleyen Harry bayağı kendini onlara karşı doldurmuştur . Bir gün Harry Privet Drive 'da Ruh Emici saldırısına uğrar ve onları püskürtür. Fakat sihir bakanlığı dışarda sihri yasakladığı için Harry okuldan atılma tehlikesiyle karşı karşıyadır . Dumledore onu karargaha getirir . Yani Sirius 'un evine . Kendilerine Zümrüdüanka Yoldaşlığı adını veren tayfanin amaçi Lord Voldemort'dan Harry 'i korumaktır. Fakat kimse Harry'e birşey anlatmadigi için bu durum artık tahammül edilemez hale gelmiştir . Ve kendini çok değersiz hisseder . Yaz tatili sonunda okullar açıldığında onları yeni bir sürpriz bekliyordu . Yeni bir karanlık sanatlara karşı savunma öğretmeni . Fakat herkes bu yeni ogretmenin aslında sihir bakanlığı müfettişi olduğunu , artık Hogwarts ' a müdahale edilebileceğini anlar . Yarası çok acıtan Harry bunlara ek olarak rüya görmeye başlar . Gerçekliğe çok yakın rüyalar . Dumledore onu bu durumdan kurtarmak için Snape ' i görevlendirir . Çünkü bu rüyalar Lord Voldemort'un Harry ile düşüncelerini istediğinde paylasabildiginin göstergesidir . Bu arada Harry ile Dumbledore yaz tatilinden beri tek kelime bile etmemiş olup , Dumbledore göz temasından hep kacinmistir . Harry kendini daha da yalnız hisseder . Dumbleor ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı ekibi bir silahı Lord Voldemort'tan korumaya çalışmaktadır . Harry'e ders veren Snape'in bir düşünseli vardır . Harry bir gün gizlice Snape in dusunseline bakarken içinde babasının da bulunduğu bir anı görür , babasınin aslında kendini beğenmiş olduğunu , o kadar da kahraman olmadığını düşünür . Tüm yaşananlar Harry nin psikolojini daha da çökertir ve bu da Lord Voldemort'un onun beynine daha da kolay görmesini sağlar. Yine bir gün rüya görür , vaftiz babası Sirius Karanlık Lordun elindedir. Bu durum Harry'i harekete geçirir ama bu aslında ona kurulmuş bir tuzaktır . Lord Voldemort ona ve Harry'e ait olan bir kehaneti Esrar odasından almak için onu tuzağa çekmiştir . Fakat Harry onunla savaşarak kehaneti ona vermemiştir ve kehanet yok olmuştur . Bu mücadele içerisinde vaftiz babasını Lord Voldemort öldürmüştür. Yapacak hiçbir şey kalmayinca Harry ve Dumbledore beraber Hogwarts'a dönmüştür. Dumbledore ona beş yıldır ondan sakladığı o sırrı söyler . Harry 'nin doğduğu yıl bir kehanet ortaya atılmıştır . Temmuz ayında bir çocuk doğacağı , onda olağanüstü bir güç bulunduğu , karanlık Lordun onu kendine rakip olarak seçeceğini , işin sonunda ikisinden birinin (Lord Voldemort ya da Harry) öleceğini tahmin edilmiştir . Dumbledore bunları çok duygulanarak söyler . Daha önce ona sınıf başkanlığı vermemesini ise onun zaten yeterince yükü olduğunu düşünmesi den olduğunu soylemistir . Ve yine tatil girer kitap biter .


( Bu kitapta sanki Harry benmişim gibi hissettim , gerçekten bu kitap onun için çok duygu yüklüydü . Ve anladım ki Harry'i özel yapan anne babasının popülerliği , Lord Voldemort'un saldırısından sağ çıkması değildi. Onu özel yapan güzel kalbi ve güzel düşünceleriydi .... Ahh çok duygulandım Potterheadler bilir ) :)
975 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Ben bu kitabı daha önce bitirdim aslında.. ama dün gece rüyamda birden Sirius'un ölüm sahnesini gördüm.. aniden kalktım ve gözümden bir yaş süzüldü.. o kadar gerçekçiydi ki.. Harry'nin çığlıklarını ben atıyordum.. O halde insan olmak istemiyorum! Ve ağlamaya başlıyorum.. ama o gelmiyor yanıma. Belki de gelemiyor. Birden Sirius'un beni asla bekletmediği geliyor aklıma daha çok ağlıyorum.. sonra aklıma geliyor yine.. Sirius'un bir mezarı yok. Ondan nasıl özür dileyeceğim? Koca bir aptal olduğumu, Kreacher'ın oyununa geldiğimi nasıl söyleyeceğim..
Şu anda bunu yazarken bile gözlerim doldu.. kendimi zor tutuyorum.. arada sırada aklıma geliyor ya da belki hiç çıkmıyor, Rowling'e sinir oluyorum... Sirius'un duygu dolu sözleri çalınıyor kulağıma.. İyi iş James!
Sonra ileriye sarılıyor sanki görüntüler.. gülerek öldüğü geliyor aklıma bu sefer.. Hayatının son anına kadar mücadele vermişti oysaki.. Belki de haklıydılar.. o da savaşırken ölmek isterdi.. Sonra birden rahatlıyorum.. en yakın arkadaşlarıyla bir aradalar şu an diye düşünüyorum.. ağlıyorum.. yine..
Merve
Merve Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı'ı inceledi.
975 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle kitap hakkında söyleyeceklerime nereden başlasam diye bir türlü karar veremiyorum.Fakat kitap hakkında anlatılacak konuşulacak o kadar çok şey var ki saat neredeyse beş olmak üzere ve ben bu kitabın incelemesini şu anda yapmazsam patlayabilirim.

Serinin 4.kitabı olan Ateş Kadehi'ni çok kısa sürede okuyup bundan iyisi bir daha gelmez diye düşünürken Rowling yine beni şaşırtmayı başardı. Kitap tam anlamıyla MÜKEMMELDİ.
Bir insan 975 sayfada sıkmadan anlatacak kadar uzun ne yazabilir diye düşünüp kitaba başladım.Kitabın her sayfasını katlanarak artan bir merak duygusuyla çevirdim.Çevirdiğim her sayfada Rowling'in hayal gücüne olan hayranlığım kat be kat arttı.
Normalde fantastik kitap dediğimizde aklımıza heyecen,macera biraz da merak gelir.Ama bu kitapta duygular öyle güzel işlenmişti ki Harry'ĺe birlikte kimi sayfada güldüm kimi sayfada ağladım yeri geldi onun kadar sinirlendim, heyecanlandım, endişelendim.
Kitabı büyük beğeniyle okuyordum ama son 100 sayfada gerilim öyle bir doruğa çıktı ki heyecendan elim ayağım titredi, bazen birkaç dakika ara verip soluklanarak kitaba ancak öyle devam edebildim.
Benim için 10/10'luk mükemmel daha iyisi gelmez dediğim bir kitap oldu, harikaydı ve söylememe gerek var mı bilmiyorum ama şiddetle tavsiye ediyorum.

İyi okumalar...
975 syf.
·8 günde
Nerden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum.
Serinin en uzun kitabı ve en uzun yolculuğunu bitirmiş bulunmaktayım. Kendime belirlediğim hedef mayıs ayında serinin iki kitabını daha okumaktı ve iki kitabını da bitirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. :)
Tabi bunun yanında seriyi tamamlamaya son 2 kitap kaldı ve sanırım hiç bitmesini istemiyorum...

Çok sevdiğim bu serinin bu kitabında Voldemort’un yeniden ortaya çıkmasıyla, eskiden Voldemort’a karşı savaşmış Yoldaşlık yeniden toplanıyor. Lakin Sihir Bakanlığı Başkanı Voldemort’un geri dönüşüne inanmadığı için Dumbledore ve Hogwarts’ı teftiş amaçlı bakanlık tarafından atanan bir öğretmenle işleri zorlaştırmayı amaçlıyor -okurken belki de en sinir olduğum kısımlar bu karakterin geçtiği kısımlar oldu-. Amaçlarına ulaşmış gibi görünen başkan kitabın sonlarına doğru yanıldığını anlıyor elbette.

Kitap uzun ve dopdolu bir olay örgüsüne sahip açıkçası. Uzun soluklu bir macera cümlesi bu kitap için geçerli kesinlikle.
Kitapta -maalesef Ateş Kadehi’nde yaşanan büyük kayıptan sonra- Sirius Black’in(en sevdiğim karakterlerden birisi) ölmesi ise beni en üzen olaydı...

Her ne olursa olsun kitap kesinlikle muhteşemdi ve hafızamda çok iyi bir yer edindi. Diğer kitabı okumayı iple çekiyorum. :)
Şimdiden iyi okumalar.
975 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitap 1114 sayfa olmasına rağmen çok güzeldi ve çok akıcıydı uzun bir kitap olmasına rağmen çok kısa süre de bitirdim bundan daha kısa kitaplar okudum ama onları daha uzun süre de bitirmişimdir .Çok akıcıydı okumuyordum bizzat kitabın içerisindeydim okumak isteyenlere tüm seriyi tavsiye ediyorum muhteşem bir seri.Kitap ile kalın.
975 syf.
·10/10
Bir çok okuru sayfa sayısı korkutsada beni kitaba daha da çeken taraflardan bir yanı da bu oldu. Aslında diğer kitaplarına kıyasla daha az olay olmasına rağmen en keyif aldıklarımdan ve elimden bırakmadıklarımdan biri oldu. Her ne kadar olay çok olmasa da temelde çok özel ayrıntıların paylaşıldığı bir kitap
975 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
975…
Ah, hakkında ne söylemeliyim ki? Hayatımda okuduğum en uzun kitaplardan birisiydi. 975 sayfa nasıl geçti, nasıl oldu anlamadan, bir haftada bitirdim kitabı. Ve bir kez daha, kitabının filminden çok daha inanılmaz olduğunu anladım. Harika bir kitaptı, gerçekten!

Spoilersız ayrıntılı incelemesi için; http://merilands.com/...gi-kitap-incelemesi/
975 syf.
·2 günde·9/10
Hâlâ blogger olsaydım muhtemelen sayfalar dolusu bir yorum yazardım. Burada birkaç paragraf ile anlatılacak bir kitap/seri değil kesinlikle.
Üzerinden yıllar geçse de seriyi okuyan arkadaşlarınızla gülümseyerek ve belki de gözleriniz dolarak sohbetini edeceğiniz bir kurguya sahip Harry Potter serisi. Zümrüdüanka Yoldaşlığı'na aylar önce başlamış fakat altı yüz sayfa okuduktan sonra ara vermek zorunda kalmıştım. Çünkü eğer beyniniz yeterince doluysa, dikkatinizi vermeden okursanız birçok detayı kaçırırsınız. Okuyanların da bildiği gibi bu serideki kitapların asıl keyfi o detayların izini sürmekte zaten.
Sonuç olarak üç gündür okuyordum ve bitti. O kadar çok şey oldu ki hâlâ idrak edememiş olabilirim birçok şeyi. Her okuduğum kitapta serinin en iyi kitabı buydu diyorum, son kitabı düşünemiyorum gerçekten.
Serinin kendine özgü bir düzeni var ve bu benim çok hoşuma gidiyor. Kitapla birlikte olaylar yavaş yavaş başlıyor ve siz kurgunun içine giriyorsunuz. Daha sonra ipuçları, olaylar ve teoriler derken beyniniz yanıyor. Nasıl yani, yok artık dediğiniz sırada olaylar sonuçlanıyor. Zaten o son 100-150 sayfanın nasıl geçtiğini hiç anlamıyorum. En sevdiğim kısım da Dumbledore her kitabın sonunda "alın bu da kaymağı" der gibi bütün kitabı bize sakin sakin anlatıyor, aklımızdaki soru işaretlerini gideriyor.
Serinin bitmesine iki kitap kaldı ve bu durum beni üzüyor açıkçası.
Ron rozeti kaldırıp gösterdi.
Mrs Weasley tıpkı Hermonie'nin ki gibi bir çığlık attı.
"İnanmıyorum! İnanmıyorum! Ah Ron, ne harika! Bir sınıf başkanı! Ailede herkes sınıf başkanı oldu!"
"Fred'le ben neyiz, komşu çocuğu mu? dedi George,

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Alt başlık:
Harry Potter #5
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
975
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750806452
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Order Of Phoenix
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Harry Potter and the Order of the Phoenix
Harry Potter und der Orden des Phönix
Harri Potter və Simurq Ordeni
“Kanıtlar, bazen, zihninin en rahat ve etkiye en açık olduğu durumlarında –örneğin uyurken– Karanlık Lord’un düşüncelerini ve duygularını paylaştığına işaret ediyor. Müdür bunun devam etmesini uygun bulmuyor. Benim sana, zihnini Karanlık Lord’a karşı nasıl kapatacağını öğretmemi istiyor.”

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’ndaki beşinci yılında Harry, hayatını cehenneme çeviren sihirli/sihirsiz pek çok şeyle başa çıkmak zorunda: Yaz tatilini yanlarında harcadığı aptal akrabaları; ergenlik çağının isyanları, heyecanları, korkuları; onun gösteriş düşkünü bir yalancı olduğunu düşünenler; okulun işleyişine burnunu sokan Sihir Bakanlığı; öncekileri mumla aratan yeni bir Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni; yine karşı karşıya geldiği Ruh Emici’ler ve Ölüm Yiyen’ler; varlığını her zamankinden çok hissettiren Voldemort; ağır dersler, zor sınavlar, acımasız cezalar; sürekli yinelenen bir kâbus ve acıyan yara izi; ona en yakın insanlardan birinin ölümü; beş yıl gecikmeyle öğrendiği bir gerçek...

Kitabı okuyanlar 8.759 okur

  • Leyla Pelin
  • Nesil
  • İdil Durgut
  • Potterhead
  • Namık
  • Ceyda Mutlu
  • Dicle
  • Makbule Elmas
  • Bertürk Topkaya
  • Didar GELGIT

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.5
14-17 Yaş
%17.5
18-24 Yaş
%32.8
25-34 Yaş
%30
35-44 Yaş
%9.6
45-54 Yaş
%2.9
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.7
Erkek
%26.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%58.3 (1.460)
9
%16.1 (402)
8
%9.7 (244)
7
%3.3 (82)
6
%1 (25)
5
%0.6 (14)
4
%0.1 (2)
3
%0.1 (2)
2
%0 (1)
1
%0.2 (6)

Kitabın sıralamaları