Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 01 Şubat 2022 01:20 Avrupa’nın egzotik bir yer olarak anlatıldığı, Avrupalıların bir tür “yerli halk” olarak incelendiği, “vahşi hayat” belgeselinin bu seferlik Avrupa’da çekildiği bu gibi bir anlatıyla ben daha önce hiç karşılaşmamıştım.
Üstelik böyle bir karşılaşmanın eksikliğinden haberim bile yok.
Türlü çeşitli kurgularda, türlü çeşitli halkları, o halklara yabancı anlatıcılardan dinlemişizdir. Ama anlatılan bu halkın beyaz, tercihen erkek, mümkünse refah içinde yaşayan Avrupalılar olabileceği hiç aklıma gelmemiş.
Zira Avrupalı insan; normdur, standarttır, insan denince akla gelendir. Onu ameliyat masasına yatırmanın gereği yoktur. Olması gereken, ideal model zaten beyaz adamdır.
İşte bu, papalagi’nin endoktrinizasyonudur kıymetli dostlar.
Hepimizin geçtiği torna da budur.
Geçmiş olsun.
Zamanı geri alamayız. İçerisinde büyüdüğümüz ve varlığımızı halihazırda içinde sürdürdüğümüz paradigmayı kökünden değiştiremeyiz. Ve fakat bu kitaba kulak verip, Avrupalının bir “yerli” gibi incelenmesine tanıklık edebiliriz.
Gökler bu sefer Papalagi tarafından delinmesin.
Beyaz adam evinde otursun, biz gidip bakacağız.
Biraz da biz onları, doğal habitatlarında yargılayacağız.
Sevgiler!