·339 syf.····Okunma: 23 Şubat 2022 00:05 Edebiyatımızda önemli bir yere sahip olan Cemil Meriç, kendisini sadece yazar olarak nitelendirmemiş; her fırsatta bir düşünür ve bir fikir adamı olduğunu dile getirmiştir. Fikirlerini dile getirmeyi ve insanlara ulaşabilmeyi seven Cemil Meriç bu ülkeyi anlayabilen nadir insanlardan.
Cemil Meriç kitapta dil, sağ-sol çatışması, Batılılışma, tercümeler ve aydın kesime kadar birçok konuyu ele almış ve bu konulardaki düşüncelerini korkusuzca dile getirmiştir. Bazı bazı kendini tekrarladığını düşündüğüm kısımlarda, hoşlanmadığım, kendisine katılmadığım noktalar oldu.
Batı sömürgesine şiddetle karşı çıkan Meriç, Batılılaşma serüveninin bizi çıkmaz sokaklara sürüklediğine inanıyordu. Sağ ve sol eğilimlerin Batı'daki çıkış noktası anlatılarak Türkiye'deki yansımalarına değinmiş, Türk aydınının Batılı fikir akımlarından etkilenmelerine atıfta bulunmuştur. Doğu-Batı çatışması, Doğu'nun ve Batı'nın getirdikleri götürdükleri gibi konuları kendi penceresinden bizlere anlatmak istemiştir.
Kitap ve okumak üzerine olan bölümler en sevdiğim bölümlerdi. Cemil Meriç'in bir de Fildişi Kulesi var ki; kendini toplumdan izole ederek bolca okumalar yaptığı o anlar...
Cemil Meriç'in kitaplarını tek okuyuşta özümseyebileceğimizi düşünmüyorum, kesinlikle birkaç kez okumalıyız ki onun hayata baktığı yerden bakabilelim. Cemil Meriç'e göre bir yazarı tanımak istiyorsak onu, biyografisini okuyarak tanıyamayız; onu ancak yazarın kendi düşüncelerinin bir yansıması olan kitaplarını okuyarak tanıyabiliriz. Bu Ülke'yi okurken bir yandan Cemil Meriç'in fikirlerine ulaşabilir bir yandan da dönemin toplumsal hayatı hakkında fikirler edinebiliriz. Okumak uğruna gözlerini kaybeden, buna rağmen okuma hevesini hiçbir zaman tüketmeyen Cemil Meriç'in hayatından kesitlerde mevcut.
Türk nesrinde bir devir olarak nitelendirilen bu kitap oldukça doyurucuydu, diğer kitaplarını da okuyarak bir yazarı tanımak lezzetine ulaşmak istiyorum....