*Bu kitabı okumak hayatımda verdiğim en iyi kararlardan biriydi*
Jane Austen'ın okuduğum ilk kitabı olan Emma'yla da fark ettim ki benim en sevdiğim tür klasik ve bu tarz günlük yaşamı, senaryoları ele alan kitaplar. Emma okurken o kadar içimi kıpır kıpır eden, o kadar yüreğimdeki boşluğu her satırında dolduran bir kitaptı ki böylesine az rastladım. 1,5 hafta gibi bir sürede bitirdim ama yine de bu kitabın sürükleyici olmamasından değil benim az okumamdan kaynaklıydı. Son 110 sayfayı tek oturuşta neredeyse ara vermeden bitirdim ve cidden beni özellikle son 100 sayfasıyla ve bitirdiğimde yüzümde oluşan o gülümsemeyle derinden etkiledi.
Karakter analizlerime gelirsek çok uzatmadan kısaca bahsedeceğim. Mr. Knightley benim bu kitaptki favorimdi. Davranışları olsun, konuşmaları olsun, bilgeliği, deneyimi olsun gerçekten baştan aşağı mükemmel tasarlanmış bir karakterdi. Benim için de mükemmel insan tanımına tam uyan bir karakterdi. Emma yine aynı şekilde Mr. Knightley kadar olmasa da sevdiğim bir baş karakterdi. Kitabın sonlarında kendinin farkına varması ve mutlu olması benim de derin bir oh çekmemi sağladı. Sevdiğim kadar nefret ettiğim karakterler de var. Bunların en başında Mr. ve Mrs. Elton geliyor. İkisinden de kitabı okuduğum sürece o kadar haz etmedim ki bana bu denli nefreti yaşatan nadir karakterlerdendi. Gerçek hayatta da katlanamadığım insan tiplerinden oldukları için bu denli nefret ettiğimi düşünüyorum ama bu sinir bozucu davranışlarını asla gözümde haklı çıkarmıyor.
Beni etkileyen bir diğer şey de Jane Austen'ın diliydi. Sevdiğim karakterleri bu denli çok sevip sevmediklerimden de bu denli nefret etmemin sebebi Jane Austen'ın bu karakteri çok güzel yansıtmasıydı benim için. Her bir karakter ayrı ayrı kafamda yer etti ve bu da Jane Austen'ın yazımından kaynaklıydı.
Genel olarak baktığımda bu kitap kesinlikle 10/10 hak ediyor benim için ve her zaman da kalbimde çok ayrı bir yeri olacak, özellikle Mr. Knightley'nin<333