Oblomov Kitabı Hakkında Ve Kişisel Düşüncelerim:
8/10
·632 syf.··
2022 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2022 00:00
Oblomov Kitabı Hakkında Ve Kişisel Düşüncelerim: Oblomov 1859 yılında 19.yy’da Rus edebiyatının parlayan döneminde yayınlanmış İvan Gonçarov’un eseri, kitap 1 ayda yazılmış olmasına rağmen yazar bu konuyla ilgili yıllardır kafamda taşıdım sadece yazıya geçirmesi kalmıştı diye bahsediyor,Rusyada o dönem okumayanın kalmadığı elden ele dolaşan ve rus literatüre “oblomovluk” diye yeni bir kelime kazandıran başyapıt . Kitabın olay örgüsü aslında hiçbir şey yapmamayı anlattığı için kitap çoğu okur ve okumak isteyenler tarafından tembelliğin hikayesini anlatıyor diye yargılanıyor ve eleştiriliyor. Hayır ben öyle düşünmüyorum.Aslında oblomov tembelliği, isteksizliği yahut üşengeçliği anlatmıyor.Oblomovu anlamaya çalışmayıp onu tembel diye adlandırmak oblomovluk mudur ? Peki oblomov neyi anlatıyor diye bana sorarsanız? Oblomovluku ve omblomovluk’un arkasında yatan sosyal , ailesel, siyasi ve bireysel nedenleri anlatıyor. Peki oblomovluk nedir diye size bahsetmeden önce kendi kişisel düşüncelerime ve kendi algılayışımla bunları açıklayacağımı tekrar hatırlatmak isterim. Omblomovu anlamadan önce kitabın yazıldığı eski Rusya’yı, batının durumunu ve yaşadığı değişimleri kendi fikir kalıplarımda ifade edeceğim. Kitabın yayınlandığı dönem aslında eski Rusya’nın geçirdiği değişimleri, köleliğin kaldırılmasına çok az zaman kalmış, modern olmayan her şeye savaş açıldığı bir dönemin etkisini taşıyor. Karakterler aracılığıyla Rus insanının özellikleri, batı insanının özellikleri, insanların o modernleşme döneminde ne kadar bocaladığını, kentleşirken gelenekleri ne kadar sürdürmeye çalıştıklarını anlatıyor. Oblomovu anlamak aslında eski Rusya’yı anlamak, çöküşte olan feodalizmi anlamak, Rus aristokrasiyi anlamak diye bir yargı çıksa da Lenin’in “Rusya üç devrim geçirdi, ama gene de Oblomov’lar kaldı; çünkü Oblomov’lar yalnız derebeyler, köylüler, aydınlar arasında değil, işçiler, komünistler arasında da vardır. Toplantılarda, komisyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, eski Oblomov’un içimizde olduğunu görürsünüz. Onu adam etmek için daha çok zaman yıkamak, temizlemek, sarsmak, dövmek gerekecektir.” Bu sözleri benim de öyle düşünmemi engelliyor, oblomovluk yapısı herkesin içinde tüm toplumların içinde olabilir ama yazarın en çok doğu toplumlarında vardır düşüncesinede katılıyorum. Gerek Rusya köylerinde gerek Anadolu köylerinde hayat hep durağan birbirin aynısıdır..Peki oblomov kimdir ? ve yaptığı oblomovluk nedir İlya İlyiç Oblomov oblomovkada doğmuş, küçükken çoraplarını bile kendisi giyemeyecek, hizmetçiler,uşaklar eşliğinde ve aşırı korumacı tek dertleri ya bir sıkıntı çıkarsa ya yarın da dünün aynısı olmazsa düşüncesinde bir ailede hayata hazır hale gelmeden hiçbir zor görmeden yetiştirilmiş, 25 yaşında kadar ailesiyle yaşamış, ailesi öldükten sonra insanların değiştiğini, toplumun gelişmeler yaşafığını fark edip şehire gelmiş bir süre çalışmayı deneyip yapayınca çiftlikten gelen parayla hiçbir şey yapmadan yaşayan, yataktan çıkmayan,mektubunu yazmayan bize tembel gibi görünen (ki bu tembellik değil, oblomovluktur.) iyi bir eğitim almış,kültürlü, kafası çalışan bir adamdır. Hikâye oblomovun çiftçiliğinde işlerin güzel gitmemesi ve taşınması gerekmesiyle başlıyor aşk, insanların işgüzarlığını içeren ve tekrar taşrada devam eden bir hikaye olarak görüyoruz. Oblomovluk ise her şeyin farkında olup, kafasında bunları düşünüp, en ince ayrıtısına kadar planlayıp, bir şeyler yapmasının farkında olan ama asla bir çaba göstermeyen bu durumdan mutsuz olma, kendini yiyip bitirme ama hiçbir çaba göstermeme durumudur diye özetleyebilirim ben.Bizim, kendimizde ailemizde, okulumuzda bu tip insanlarla karşılaşırız bu durum aslında oblomovu da rahatsız edip iç huzurunu bozmaktadır. Goçarov burada oblomovla doğulu insanları eleştiriyor, gerçeklerden kaçmak için kurulan hayaller en ince ayrıntısına kadar planlanan fikirler ama sonuç hiçbir şey yapamamak oblomov tam hareketlendiği sırada onu harekete geçiren aşk duygusunu bence araç olarak değil amaç olarak benimsediği için “Olgayı “sevmedi o olganın kendi ruhunda getirdiği harekete geçirme duygusunu, bir şeyler için çabalama, yorulma duygusunu sevdi. Oblomovun en yakın arkadaşı “Şlots” hayal dünyasında yaşamayan bir ideali varsa onun için çabalayan, devamlı devinim halde olan babası alman annesi rus olan, çocukluluğundan beri sorumluluk verilerek yetiştirilen Avrupa’yı temsil eden, çalışan, karını katlamak için uğraşan oblomovla aynı okulda okumuş onun gibi iyi bir eğitim almış, oblomovun çocukluk arkadaşı olan bir karakter. Oblomovu yaşadığı dünyadan kurtarmaya bir şeyler için çabalaması gerektiğini fark ettirmeye çalışıyor, oblomova yardımcı oluyor ve ikisi birbirini karşılıksız seviyor. Yazarın oblomovla şlotsu anlatırken ikisi arasında bir üstünlük görmediğini oblomovu temiz saf sevgisi ile yücelttiğini şlotsu çalışkanlığı ve realistliğiyle öne öçıkardığını düşünüyorum, doğunun ve batının iyi yönlerini gözler önüne sermeye çalışıyor sanki, ben kitabı okurken ne oblomovdan nefret ettim ne de şlotstan ikisini aynı kefeye koydum.Oblomovun kayıp giden hayatında şlotsun ona el uzatması, hakkını araması benim ona karşı sempatiklik beslememi sağladı. Oblomov ailesinin ve başka Rus asilzadelerinin biz soyluyuz, tüm gün yatmalıyız hiçbir iş yapmamalıyız düşünceleri ise oblomovu daha iyi anlamama neden oldu ve oblomovu suçlamamı engelledi. Kitabın sonu beklediğim gibi bitti bu sona hazırlanmama rağmen kendimi keşke düşüncesi bir süre daha benim de peşimi bırakmadı, kafamda hep daha farklı bir oblomov canlandırdım hep şu soruların cevabını bulmayı düşündüm Oblomov farklı bir ailede yetişseydi ne olurdu? Oblomov askıyla evlenseydi ne olurdu? Oblomov çiftiliğe ya da yurtdışına gitseydi neler bizi beklerdi? Oblomov değişseydi ne olurdu? sorularının cevabını bulmaya kendi zihnimde canlandırmaya çalıştım yazarın verdiği siyasi ve sosyal mesajlarla kendi hayatımdaki oblomovluklarla geç olmadan yüzleşmek ve değiştirmek için küçük adımlar atmak iyi oldu, kitapta kendinizden, ailenizden yada çevrenizden benzer oblomovluklar bulabileceğinize eminim ben tavsiyede eder miyim? Ederim bazen çok detay insanı sıkan betimlemeler olduğu halde bunlar benim o anki durumu duyguları hissetmemi çok daha iyi sağladı ama bazıları da bence çok yorucuydu. Sadece oblomovun uşağı “Zakhar’ın” betimlemeleri,onun oblomovla diyologları çok eğlenceli ve güzeldi. Sadece ben kitapaki oblomovun yeni ev sahibi “Agafya Matveyenayı “anlamakta ve çözmekte zorlandım onun kitabın sonundaki hareketlerini (spoiler vermemek için söyleyemiyorum) geçmişte nasıl bir duygu durrumu yaşadığını sebeplerini merak ettim, neden diye sorguladım ve çözemedim ve bu durum bence olayın akışını bozuyordu bir kopukluk yaratıyordu çok bazı yoran betimlemeler ve Agafya matveyananın eksik alınması bence olumsuz yönleriydi. Sözlerimi paralel evrendeki oblomov düşüncesiyle bitiriyorum. Puanım:8/10 Saygılarımla
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
·
166 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.