Puan vermedi·205 syf.····Okunma: 09 Ocak 2022 00:00 Ocak ayı okuduklarım içinde beni en etkileyen kitaptı Erich Maria Remarque kaleminden Batıda Yeni Bir Şey Yok. Birçok farklı yayınevinden “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” şeklinde basılsa da Oda yayınları bu şekilde çıkarmış kitabı.
“Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” kesinlikle ne yazsam eksik kalacak kitaplardan bence. 1.Dünya Savaşı’na katılan yazar savaşı tüm gerçekliğiyle anlatmış 19 yaşındaki Paul’un ağzından. Öğretmenleri Kantorek’in söylemleriyle bütün sınıf arkadaşlarıyla birlikte savaşa gönüllü oluyor Paul ama gönüllü olmasa “korkak” etiketinin üstüne yapıştırılacağını da belirtiyor. Gönüllü olmaya zorlanan gençlerin kafaları milliyetçilik ve anavatan kavramlarıyla dolduruluyor. Ama daha eğitime alındıkları andan itibaren tüm kavramların gereksizliğini görüyor Paul.
Savaş sahneleri çok gerçekçi. Bazen bir çizme bile okurken sizin canınızı yakabiliyor ya da cephede atların bağırışlarını duyabiliyorsunuz. Korkuyu hissediyorsunuz. Bu korku kimi zaman bir uzvunu kaybetme korkusu kimi zaman ölüm korkusu… Ancak Paul savaştan sağ salim döndüğü takdirde de bir yere ait olmayacağını bilerek kaybolmaktan da korkuyor. Savaş herkesi öyle kimliksizleştiriyor ki, herkes sağ çıksa dahi bir daha hiçbir şeyin aynı olamayacağının bilincinde
Anlatım çok sade ve akıcı. Kitap tam bir savaş ve milliyetçilik karşıtı. Savaşa giderken romantik duyguları olan gençler savaşla birlikte tüm kavramları kaybediyor. Bu noktadan itibaren de Remarque savaşa, yetkililere, savaşa katılmadığı halde savaşla ilgili yorum yapanlara dair etkileyici çıkarımlarda bulunuyor. Otorite sahiplerinin onlara rehber olması gerektiğini düşünen Paul’un cephedeki ilk ölümle beraber fikirleri de değişiyor. Aslında “büyükler”in süslü cümleler kuran uyanıklar olduğunu fark ediyor. Kendilerine aşılanan vatanseverlik duygusunun savaşla birlikte dağılmasını okuyoruz biz de.
Batıda Yeni Bir Şey Yok kesinlikle okunması gereken kitaplardan.
#batıdayenibirşeyyok #batıcephesindeyenibirşeyyok #odayayınları