Öncelikle kitap hikayeyi anlatış tarzıyla beni ilk saniyeden etkiledi diyebilirim. Sondan başlayan bir kurgu... Muadillerinden ayrılan bu yönünü bir de o eşsiz atmosferi ile birlestirince bu kitabın neden bir klasik olduğunu anladım. Herkesin bildiği ama umursamadığı bir cinayet...
İlk konusunu okuduğumda ilgimi cezbetmeyi başarmıştı ama aklımda bir soru vardı. Bunu nasıl anlatacaktı? Herkesin bildiği ama umursamadığı bir cinayet mi?
Aklımda bu sorular cevabını ararken bir yandan da okuyor, okudukça daha da fazla soru işareti kafamda beliriyordu. " Bana bir önyargı verin. Tüm dünyayı yerinden oynatayım." Kitapataki en ikonik sözlerden biridir bu söz. Ama bu sözden yola çıkarak büyük resme bakmak istersek şunu söyleyebilirim:
Söz konusu insan ise önyargı her zaman vardır. Ne kadar kurtulmaya çalışsakta o önyargı zihnimizin ve bilinçaltımızın bir köşesinde kendine mutlaka yer bulur.