Gönderi

Puan vermedi·550 syf.··
Beğendi
·
2021 50. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2021 22:06
Bir roman bana ne katabilir, en fazla ne kadar etkileyebilir? Eğer bu Emile Zola’nın kalemiyse çok şey katabilir, çok fazla duyguyu bir arada yaşatabilir. Hele de gerçek olayların anlatıldığını, olayların bir şekilde yaşandığını bilerek okumak, kitabı çok farklı bir boyuta taşıyor kuşkusuz. Kitabı okurken bu kadar bilgiye yazar nasıl hakim olabilir, nasıl bu kadar gerçekçi yazabilir diye düşünüyorsunuz sık sık. Bunun nedeni anlatılanların zaten “gerçek” oluşu. Emile Zola büyük araştırmalar sonucu bu romanı yazmış. Çeşitli kaynakları inceleyerek, maden işçileriyle röportajlar yaparak ve daha nice araştırmalardan yola çıkarak okuyucuyu bilgi sahibi edecek aynı zamanda edebi zevk verecek bir roman ortaya koymuş. Ki bu ikisini aynı anda bu kadar başarılı işlemek bir hüner ister. Burada “natüralizm” dediğimiz kavramın etkilerini de görüyoruz. Okuyucuyu rahatsız edecek de olsa gerçeklerin olduğu gibi aktarılması… “i̇şin asıl kötü yanı şu ki, bu düzenin değişmeyeceğine inanıyoruz… İnsan gençken, günün birinde rahata ereriz sanıyor; ama yoksulluğun sonu gelmiyor, bir türlü bu çemberden çıkamıyorsun… Tanrı da biliyor ya, kimseden bir alıp veremediğim yok, ama zaman zaman bunca haksızlığa dayanamıyorum.” S.172 Kurgu bile olsa işsizlik, yoksulluk, zenginin yoksulları ezmesi, yapılan haksızlıklar, açlık, çaresizlik, cahillik beni en çok etkileyen konulardır. Bir de tamamen gerçeklere dayandığını bilerek okumak daha farklı bir gözle hikayeyi ele almamı sağlıyor. Doğru bir okuma nasıl olmalı, işte böyle olmalı benim açımdan: Düşündüren, sorgulatan, karakterlerle sizi özdeşleştiren, değindiği her konuyu kavramı merak ettiren, sizi araştırmaya sevk eden, şimdi ne olacak ne yapmalı dedirten… 1885’te basılan Germinal, 1860’lar Kuzey Fransa’da Montsou Kömür İşletmelerinde geçiyor. İşçi sınıfının insanlık dışı yaşam şartlarını, sağlıksız çalışma koşullarını, kentsoylu sınıfıyla aralarındaki uçurumu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren roman bir “başkaldırı” hikayesi. İş arayan Etienne’in kömür madenine işçi olarak girmesiyle başlıyor olaylar. Germinal, İngilizce “tohum” demek, kitapta işçilerin aynısını, başkaldırmasını temsil ediyor. “Ama şimdi artık emekçi de uyanıyor, toprağın derinliklerinde kıpırdayan bir tohum gibi baş veriyordu. Bir gün bir sabah bir de bakacaklardı ki tarlalardan birinin ortasında bitivermiş: Evet, evet, yerden insan fışkıracak ve bu işçi ordusu hakkı adaleti yerine getirecekti.” S.173 Not alarak, düşüne düşüne, bilmediğim kavramları araştırarak okudum kitabı. Zihnimde belirsiz kalan bazı düşüncelerin, kelimelerin anlamlarının ufak bir araştırmayla netleşmesini sağladım. Size de bu kitabı anlayarak ve üzerinde düşünerek okumanızı tavsiye ederim. Her okuyucuya bir şekilde bir şeyler katan, hislerine dokunan, farklı duygular içerisine sokan yani tam anlamıyla içerisine alan, kapılıp gideceğiniz bir roman. Dilinden, üslubundan, kurgudan bahsetmiyorum bile hiçbir eksiği yok bana kalırsa. Son zamanlarda keyif alarak beğenerek hayran kalarak okuduğum romanlardan birisi oldu Germinal. Şiddetle tavsiye ediyorum mutlaka okuyun. Yazarın Hayvanlaşan İnsan ve Yaşama Sevinci kitaplarına da bakabilirsiniz.
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
·
304 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.