Toplum tarafından dışlanmış, özgüvensiz, parayı bulunca ne yapacağını bile bilmeyen bir adamın "aşkı" üzerine bir kadını kaçırmasını ele alan bir kitap. Kitabı okurken aşk veya sevgi her neyse bu değil diye bağırmak istedim defalarca. Günümüzdeki insanlar geldi aklıma. Sırf egoları için kedilerinden daha iyi olan kadınları katleden erkekleri düşündüm.
Kitapta adam ne yaparsa yapsın, ne kadar iyi davranırsa davransın, ne kadar pahalı şeyler alırsa alsın kadının aşık olmamasına çok sevindim açıkcası. (O şekilde yazılması saçma olurdu zaten ama malum bazı 'yazarlar' aşk adı altında saçma şeyler yazabiliyor.) Kadının özgürlüğünden vazgeçmemesi, her şeye rağmen inatla direnmesi çok güzeldi. Tutsaklığının ilk gününden son gününe kadar olan süreçteki değişimi ise yazar oldukça güzel işlemiş. Yer yer yapılan psikolojik tahliller oldukça yerinde ve tadındaydı ayrıca.
Adama gelirsek... Sadece sinirliyim. Günümüzde böyle insanların yaşıyor olduğu farkıdalığını bir kez daha yaşattı bana. Karşımıza her an çıkabilecek olmasını düşünmek bile istemiyorum. Korkuyorum.
Kadının psikolojik tahlillerini beğenmiş olsam da adamınkileri beğenemedim ama. Nasıl biri, ne istiyor, neden düşün(e)miyor... Gerçekten adamı anlamadım.
Kitabın sonu beklediğim gibi olmadı ayrıca. Dolaylı yoldan beklediğim olmuş olsa da. Fena değildi tabi ama neden başka bir son yazılmasın ki demeden edemedim. Eksik kısımlar da vardı bence. Tamam yazar, adamın kadını kaçırmasını ve bunu psikolojik ve gerilim adı altında bize sunmak istemiş olsa da geri kalan karakterleri görmek isterdim. Adı geçen o kadar karaketer kız kaçırıldığında ne yapıyordu gerçekten. Buna değinmek bu kadar zor olmamalıydı.
Kitap genel anlamda fena değildi. Son zamanlarda istediğim hızda kitap okuyamadığımı düşünürsem çerez olarak iyi geldi. Anlatımı da fena değildi. Ama yüksek bir beklenti içinde kitabı okumaya başladığım için sanırım bir "vaayy" dedirtmedi.