·336 syf.····Okunma: 09 Mart 2022 00:00 Ben kendi adıma artık bu roman döneminin -salt betimleme ve ruhsal tahliller dönenimin- kapandığını düşünüyorum.
Kişisel okuma zevkime de pek hitap etmiyor açıkçası. Özellikle postmodern roman çizgisindeki “ince hesapların” artık olmazsa olmaz bir yazarlık becerisi olduğu kanaatindeyim.
Tüm bunların yanında birtakım yazarların da geleceğe birer yazılı toplumsal kayıt bırakmak niyetiyle bu romanları yazdığının bilincindeyim.
Bu bir tercih meselesi.
Yorumuma geleyim, az önce bahsettiğim kişisel düşüncelerimin yanında yazarın tercihine bağlı kalarak yorum yapacak olursam İnci Aral yapmaya çalıştığı şeyi, yani bir kuşağın sosyal ve psikolojik değişimlerini, yıkımlarını çok başarılı bir şekilde işlemiş “Mor” romanında.
Günümüzde birçoğumuzun annesi, babası veya akrabaları konumunda olan bu insanların yaşadığı birçok sürünceme bu romanda neredeyse eksiksiz işlenmiş.
Okuma zevkinden bağımsız olarak yorumlayacak olursam bu anlamda roman oldukça başarılı, ki zaten Orhan Kemal Roman Armağanı ile bu başarısı da taçlanmış bana göre.
Ancak okurun okuma sürecinde daha diri tutulması adına, roman sonundaki (…) sahnesinin baştan itibaren sezdirilen bir gerilim unsuru olarak kullanılmasını ve daha gizemli bir şekilde işlenmesini beklerdim. Sadece bir rüyadan hareketle o gerilim okuru diri tutmuyor bence.
Ve yan aksiyonlar da zayıf olunca okuma süreci zorlaşabiliyor.
Kişiden kişiye geçen “geçmiş zaman” tahlilleri bir süre sonra romanı bir “belgesele” çevirmiş.
Roman eğer bir anlatı sanatıysa bu sanat “Mor” romanında yüzeysel olarak kalmış bana göre.
Çünkü 19. yy. romanlarından beri bu tahlilleri okuyan okurların “yeni bir deneyim yaşama” ihtiyacı giderilmeliydi.
Bu bir eksiklik bana göre.
O öyleymiş, bu böyleymiş, şu şöyleymiş… Tamam ama “Eeee?” gibi bir tepki doğuruyor bu üslup bir süre sonra.
Genel değerlendirmem böyle.
Tabii ki de en büyük eleştiri bu iğrenç kapağa ve arka kapak yazısındaki seviyesiz tanıtıma gelsin.
Edebiyata bu kapakla ve bu #tatkaçıran lı tanıtımla darbe vurulur mu? Vurulurmuş.
Sorumsuzca bir davranış.