10/10
·533 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 23:25
“ İçi ne kadar doldurulursa doldurulsun, yine de hafiftir hayat. Çünkü altı deliktir. Delikse ölümdür! Bütün kazançlar bu delikten kayıp gider.” Öncelikle belirtmek isterim, Hakan Günday ile bu eserde tanıştım. Yazarın edebiyatla adeta dans ettiğini farkettiğimde de, okumayı ertelediğim günler için üzüldüm. Anlatılar, yorumlar, ifadeler, düşünceler, mücadeleler ölesiye güçlü ve tutarlı, bir o kadar da okuyucuyu savunmasız hale getiriyor. Kitabın içinde yer alan hayatı ve karanlığı işliyor ve özümsüyorsunuz. Bu tamamen yazarın gücü ve edebi hakimiyetiyle ilgili, bu noktada gerçekten çok etkilendim. Kitap üç bölümden oluşuyor. Kinyas ve Kayra ana karakterlerimiz ve eser onlar üzerinden devam ediyor. Hayatları bir noktada kesişen Kinyas ve Kayra, toplumdan soyutlanmış, karanlık bir yaşam içine dahil olan olan karakterler. Kinyas ve Kayra olarak buldukları adları kullanıyorlar. Kitap sonunda Kinyas’ın gerçek adı veriliyor ama Kayra’ nın adı geçmiyor, gerçek adı da olabilir. Hayatlarında kin, nefret, boşluk, uyuşturucu, kadınlar, ölüm, hırs, para yer alıyor. İki karakter de yolculuklarının ve yaşam yönlerinin farkındalar ve gerek yolculuklarında, gerek tarzlarında bunu açıkça, esirgemeden dile getiriyorlar. Kitapta, Mekan ve zaman tasvirleri geçiyor. İngiliz sömürgesi olan Afrika’da Fransızca konuşulduğunu görüyor, ırkçılıkla da el sıkışıyorsunuz yer yer. Reggae müziklerin yanı sıra, Türk arabeskine de şahit oluyorsunuz. Kitapta korkulan, çekinilen belki de gittiğimiz bir yerde, bir eğlencede karşımıza çıkma ihtimaline karşı korktuğumuz; bir yerlerde tesadüfen tanışıldığı takdirde de “kötü şans” sınıfına girecek, topluma olmamış, uyumsuz, başkalaşmış insan betimlemesinin tüm yönleriyle cesurca işlendiğini görüyoruz. Karakterlerin hedefleri doğrultusunda giden yaşam biçimi bir yanda “ Cehennem, Marquis de Sade’ın acıyı övdüğü gün bitti!” diyen Kayra ; bir tarafta ise “ Ne kadar yalnızsan o kadar uzağa gidersin. Ne kadar terk edersen o kadar ölürsün!” diyen Kinyas ile ayrılıyor. Ve böylece ikinci ve üçüncü bölüm olan ve kitabı sonuca bağlayan “Kayra’nın Yolu” ve “ Kinyas’ın Yolu” adlı bölümler başlıyor. Edebi açıdan bakıldığında, yazarın dili ve işleyişi takdir edilesi, bence gerçekten okunmaya değer bir kitap. Tarzınızı değiştirebilir, başka tarzlara yönelmenizi de sağlayabilir. Yazarın bilgi birikimini ve cümle olgunluğunu hemen özümseyeceksiniz. Kitapta tek eleştirim “Kinyas’ın Yolu” bölümünde, iyiliği bulmanın ve o geçişin çok basit kalması oldu. Kinyas’ın atlatma tarzı, karanlıktan kopuş yolu ve gerçekleştirdikleri sanki hızlı geçti ve tamamlanmadı, eksik kaldı bende. “Kayra’nın Yolu” bölümü benim favorim. Kurgu ve olay örgüsü muhteşem ilerliyor. Karakterin gözümde ve aklımda canlanması da çok şeffaf oluştu, bu da güzel bir vurgu. Yeraltı edebiyatının altın tacı Kinyas ve Kayra ‘ yı okuyun ve okutturun :) Çoklarla bitirdim yorumumu :) Kitaba puanım 10. Buraya kadar okuduğun için teşekkürler.. :)
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
··
2 +1'leme
·
3.872 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kesinlikle ben de kinyasın geçişini fazla hızlı buldum ve biraz da gerçeklikten uzak. Tek kusuru bu olsun harika bir kitaptı