Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 18 Mart 2022 01:03 Buna bağlı olarak da, (çevirmenlik haddimizi aşarak), okura bir okuma yöntemi önerelim. Metni, önce, arkadaki notlara hiç bakmadan, sabırla anlamaya çalışarak; ama, anlamadıklarını da 'es geçerek', baştan sona bir kez, hızlıca,fazla ara vermeden, okumak —sonra, ikinci kez, her bölümü teker teker, arkadaki açıklamalara da arada bakarak, yeniden okumak...
Bu yöntemi, bir yazma ustası olduğu kadar bir okuma ustası da olan filolog Nietzsche'nin, bir yerde «geviş getirme» imgesini kullanarak onayladığını, bir de, şunu, belirtelim : Böyle bir okuma sonucu hâlâ karanlık kalan noktalar varsa, bunlar, ne yazarın, ne Almanca'nın, ne Türkçe'nin, ne de okurun kusur hanesine yazılmalıdır —yalnızca, çevirmenin beceriksizliği sonucudur.
Ayrıca yazarın "kendine ait bir dili olduğunu da belirtiyor çevirmen.
Bu dili çözmek ,cümleyi başı ile sonunu birleştirmek oldukça yorucu.
En azından Nietzsche yi nasıl okumamız gerektiğini öğrenmiş oluyoruz.
Ben tavsiyenin birinci kısmına uyarak,"geviş getirmeden"okudum:)