8,2/10  (34 Oy) · 
135 okunma  · 
28 beğeni  · 
1.922 gösterim
1888 de yazılmasına karşın tartışmalı içeriği nedeniyle ilk olarak 1895 yılından yayınlandı. Nietzsche bu kitabında Hıristiyanlığın yozlaşan yapısına sert eleştirilerde bulunuyor. Nietzsche'ye göre yaşamı reddedip köleleştiren ve sürü psikolojisini hayata geçiren Hristiyanlık yok edilmelidir. Yazarın yıllar sonra yayımlanabilen bu eseri Nietzsche'nin Hıristiyanlığa duyduğu nefreti çok net bir şekilde gözler önüne seren seriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9786059734264
  • Çeviri:
    Enver Günsel
  • Yayınevi:
    Tutku Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Otodidakt 
 23 Şub 22:54 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ben neden bu adamın kitaplarının incelemelerini aktarmadan evvel garip bir melankoliye bürünüyorum?
Okuduğum diğer 9 kitabı gibi buda beni derinden etkiledi!
Ah şairliğinin en ince vasfı, töresizciliğinin doğurduğu akıl almaz bilgeliği..
Adeta allame-i lisan! Şu an karşımda olsa oturup ağlardım.
Şu an karşımda benim için yazdığı bir kitabı! Ve ben onu anarken ağlamaklı oluyorum her defasında ve O'nun kitapları okunmak değil ezberlenmek ister!
Bu ince ve dev kitap doğrultusunda bir kitap üzerine ortalama 1-2 sayfalık not tuttuğum kişisel defterime 18-20 civarı not aldım, dolu dolu!
İçimden taşıyor yine! Bana beni istemediğinizde geleceğim diyordu şimdi çıksa karşıma "sen beni seviyorsun hayır, olmaz!" dese, "SENİ SEVİYORSAM SANANE BUNDAN!!!" deyip sustururdum farklı bir şekilde konuşturmak üzere. Ama o şimdi çıkıp gelemez, çünkü gelip görevini tamamlayıp vaktinde ölüme hoş geldin diyebildi. O zaten diyeceklerini diğer geriye kalan eserlerin, dünyanın bütün yazarlarının- Buna Ludwig, İsa ve Schopen'de dahil- önünde diz çökebileceği 16 eserlerin şahını bizlere lütfetmek suretiyle bırakmıştır.

Kitap;
Hristiyan din üzerinden, bu inanç anlayışı ile paralel idelere göndermeler üzerinedir. Basbayağı yoğun bir şekilde giydirmiştir anlayacağınız.
Maskeleri düşmüştür bu inançların artık.

Hristiyanlığın alçaklığını gün yüzüne çıkarmıştır.
"Hristiyanlık hiç olmadı" der ve ekler, "Yalnızca Hristiyan vardı, o Hristiyan İsa O hiç anlaşılmadı, onunla birlikte Hristiyanlık çarmıha gerildi!"
Tanrı- İsa ikilisini tutup Baba-Oğul ilişkisine muazzam bir allegorik yaklaşımla farklı, bambaşka bir boyut kazandırmıştır.

İnanmak ve bilmek üzerine, korkaklık inancına, Kant'a, Kant'ın felsefesindeki yanılışlara...

Kitapta fazlaca alışılmadık kelimelere, terimlere, kişilere, yerlere, ritüellere, tabulara rastlayacaksınız.
Genel kültürünün nasıl da zirvede olduğunu kendiniz fark edeceksiniz.
Yunan mitolojilerine hakimiyetini, İncil, Yeni Ahit üzerindeki bilgisini, İslam ve Musevi inançlarındaki bilgisini...
Nasıl donanımlı olduğunu kendisi kitapta gözünüze sokmuş itinayla :)
...
Tanrıbilimcilik - bilim ve din ilişkisi üzerine de oldukça konuşmuş bizim bu geveze adam.

Hakikat ve güç istenci üzerine, Kant'a inci giydirmelerinin yanı sıra Dostoyevski'nin utanılası yönlerini dile getirmekten kaçınmamış.
Apaçık yazmış her şeyi :) Ama herkese değil. Görebilene..
Çünkü O,
Kendi yazdığı önsözünde şu şekilde bitirmiş cümlelerini,

"İşte! Bunlardır benim gerçek okurlarım, benim önceden belirlenmiş okurlarım (1)... Geri kalan neye yarar ki! Geri kalan, insanlıktır yalnızca(2). Kişinin, gücüyle, ruhunun yüksekliğiyle, insanlığa tepeden bakması gerekir, hor görüşüyle..."
Friedrich Nietzsche

1 Orada az kalsın ağlıyordum, ölümünden sonra doğacak benim Nietzsche'm. Birlikte doğacağız.

2 Burada üstinsana sesleniyor. İp cambazından esin alarak insanın hayvanlık ve üstinsanlık arasında gerili bir ip olduğunu hatırlıyoruz.

Peki bunlardır diye bahsettikleri kim?

Tamam meraklanmayın, öncesini de ekleyeceğim.
"Bugün kimsenin sorma yürekliliğini göstermediği sorulara sertliğin verdiği yatkınlık; yasaklanmış olana yüreklilik; yalnızlıkta edinilmiş bir deneyim. Yeni bir müzik için yeni kulaklar. En uzaklar için yeni gözler. Şimdiye dek sessiz kalınmış doğrular için yeni bir vicdan. Ve yüce üzlubun iktisat istenci; gücünü ve ihtirasını derli-toplu tutmak... Kendi kendine saygı, sevgi; kendine karşı mutlak bir özgürlük..."

2 haftada bitirdim ancak kitabı.

126 sayfa hesaplarıma göre 13 saatimi almış.
Bu denli uzun sürmesini çevremde vakit kaybı olarak görenler için;

Çok daha kısa sürede bitirmek elbette mümkün ama diyorum ya mesele okumuş olmak değil.
Ben ömrümün 13 saatini muazzam bir lezzete bürümüşüm önemi var mı gerisinin?

-Sizinle en büyük korku mu paylaşayım mı? Ben bu kitaplar bitince büyük bir hüzne bürüneceğim :(

Ama kendimi teselli etme şeklim, "Senin bütün söylediklerini dinledim. Üzerine düşünüp notlar aldım. İlavelerde ve açıklamalarda bulundum, ama kendim konuşmadım hiç tercüme idi yalnız benimki. Şimdi sıra sende bay Fritz, dinle beni!" deyip artık bir 15-20 belki daha fazla sayıda kitapta ben yazmayı düşünüyorum.

Bir kaç tanesi tamamen, onu yanlış yorumlayanları bu yanılgıdan sıyırmak adına olacak.

Bir kaç isim buldum da. Hazırlanmakta olan kendi çizimlerimi de takviye ettiğim lirik aforizmalarla donattığım şiir kitabımda Bu şahıs üzerine 4 şiirim, felsefesi üzerine 7 şiirim bulunmakta.
İsim konusunda da hazırlık yapmıyor değilim.
"Nietzsche'yi anlamak" ve "Nietzsche Doğduğuna" "En tanışma" "Nietzsche ve Ben" "Nietzsche ve AkseDEN üzerine" "Allame- Lisan" "DENKLEM"

Sizlerin de fikirlerini almak isterim bu eklediklerimden seçmenizi yahut kendi önerilerinizi..

Keyifli okumalar demeyeceğim, O'nu okurken keyif almamak mümkün mü!
Şimdi böyle konuşuyorum da karşıma çıksa muhakkak yerden yere vururdum O'nu .

Sağlıklı kalın..

Fatma 
06 Ağu 13:44 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İçinde bulunduğu baskın din Hristiyanlık olduğu için Hristiyanlık üzerinden aslında dinleri sorgulayan ve ruhban sınıfının yaptığı sahtekarlıklardan dem vuran bir kitap. Orta çağ zihniyeti gibi yaşanan her dini bu kitaptaki Hristiyanlık kavramı yerine koyunca kitabın ne kadar haklı olduğuna şahit olacağız. Aydınlanma isteyen bir beynin cümleleri ...

Y. Fatma 
18 Eki 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

''Kendimizi aldatmayalım. Hiperborlularız biz, pekâlâ biliriz ne denli kopuk yaşadığımızı. “Ne karadan ne de denizden bulabilirsin Hiperborlulara giden yolu.” Bunu daha Pindaros bilip söylemişti bizim için. Kuzeyin ötesinde, buzun, ölümün ötesinde , bizim yaşamımız, bizim mutluluğumuz... Mutluluğu keşfettik biz, yolu biliyoruz artık, binlerce yılın labirentinden çıkışı bulduk. Başka kim bulabilirdi ki bu çıkışı?

Modern insan mı? “Ne ettiğimi bilmiyorum; ne ettiğini bilmeyen herşeyim ben” diye iç geçirir modern insan... Bu modernlikti bizi hasta eden, tembel barışlar, korkak tavizler, modern Evet ve Hayır'ın bütün erdemli kirliliğiydi. Herşeyi “kavradığından” dolayı herşeyi “bağışlayan” bu hoşgörü, bu manda yüreklilik, bizim için scirocco'dur.

Çağdaş erdemler ile öteki güney yelleri arasında yaşamaktansa, buzlar içinde yaşamak yeğdir! Yeterince yürekliydik, ne kendimizi ne de başkalarını esirgedik: Ama, uzun süre, yürekliliğimizi nereye yönelteceğimizi bilemedik. Karamsarlaştık, durgunlaştık; bize yazgıcı dediler. Bizim yazgımız doluluktu, gerilimdi, güçlerin birikimiydi.

Şimşeğe, eyleme açtık, zayıfların mutluluğundan, “boyuneğiş”ten uzaktık... Göğümüzde sağanak vardı; doğa, bizim doğamız, bulutlanıyor, kararıyordu, çünkü hiç yolumuz yoktu''

İbrahim çalikoglu 
21 May 12:07 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Friedrich nietzschenin hristanligi yerden yere vurduğu bir kitabi..neredeyse tamamıyla hristanligi eleştirdiği bir eser olmakla birlikte yine biraz agir,çarpıcı üslubu var

Nurhayat 
05 May 20:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Nietzsche müthiş bir düşünür. Kitabın dili fazla ağırdı, okumam bu yüzden zaman aldı. Lakin güzel bir eleştiri örneği idi. Düşüncelerimle bazen zıt olsa da.

Kitaptan 109 Alıntı

Gezgin 
25 Şub 23:07 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kişi sevgi içindeyken, başka zamanlarda dayanabileceğinden çok daha fazlasına dayanır, herşeye katlanır.

Deccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 60 - arya)Deccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 60 - arya)
Yunus Emre Dilsizmen 
29 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kötü nedir?
Zayıflıktan, kıskançlıktan, kinden doğan her şey.

Deccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 80 - Sis yayıncılık)Deccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 80 - Sis yayıncılık)

Yöntem değiştirdik. Her anlamda alçak gönüllü olduk, insanı artık "ruh"tan,
" tanrısallık" tan türetmiyoruz. Onu, hayvanlar arasındaki yerine geri koyduk. O bizim için en güçlü hayvan sayılır, çünkü en kurnazıdır.

Deccal, Friedrich Wilhelm NietzscheDeccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche

Öncelikle "Hristiyanlık" sözcüğü bile bir yanlış anlamadır. Aslında tek bir Hristiyan vardı,
O'da çarmıhta öldü. O andan itibaren "İncil" adını alan her şey, henüz o zamanda onun yaşadıklarının karşıtıydı.

Deccal, Friedrich Wilhelm NietzscheDeccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche
BİROL COŞKUN 
30 Kas 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Mutluluğu keşfettik, yolu biliyoruz, tüm bin yıllardan, labirentlerden çıkış yolunu bulduk.

Deccal, Friedrich Wilhelm NietzscheDeccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche
Elif 
24 Şub 20:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

'İnanç', neyin doğru olduğunu bilmeme arzusudur.

Deccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 82)Deccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 82)
Parmenides 
27 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dürüstlükle en ufak alışverişi olan kişi, bugün bilmek zorundadır ki, bir tanrıbilimci, bir rahip, bir papa, söylediği her tümceyle, yalnızca yanılıyor değil, yalan söylüyordur.

Deccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 54)Deccal, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sayfa 54)