Hristiyanlık temelinde dinlere karşı bir reddiye bu kitap. Tanrı inancını kendince sorguluyor ve reddediyor..
Yazarın düşünceleri temelde reddetmek üstüne. Hristiyanlık ve değerlerini eleştirip reddediyor. Kadınlar ile ilgili düşünceleri bozuk bir temel üzerinde çeşitli kitaplarda olduğu gibi burdada zikrediliyor..
Büyük mütefekkirin (Said Nursi) dediği gibi "felsefe benliği yüceltir. Vahiy ise kulluğu." Yazarın ben anlayışı o kadar büyümüş durumdaki kendini Tanrı gibi görmekte..
Beyaz en güzel siyahta belli eder kendini düşüncesi ile beyazın daha da anlam kazanması için okunabilir.. "İnsan bilmediğinin düşmanıdır." Olacaksak bilinçli düşman olalım..
İnceleme nasıl yazabilirim ki; buyrun kendisi açıklamış zaten felsefesini ana hatlarıyla madde madde yazmış;
“Bu kitap en azlarındır. Belki de onlardan hiçbiri yaşamıyor daha. Onlar benim
Nietzsche'nin iyi, kötü, mutluluk, üst insan gibi kavramları sorguladığı, insanların yabancılaşmasında hıristiyanlığın rolünü sorgulayarak hıristiyanlığı bu nedenle kıyasıya eleştiridiği bir eseridir. Yazarın kiliseden korkmadan cesurca yaptığı çıkışlar kendisinden sonra gelen pek çok yazara ve düşünüre de cesaret verdiğini düşünüyorum. İyi okumalar.
Dinlerin geçtiğimiz yıllardaki yozlaşmaları kitaplarda çok sık işlenen bir konu ama Deccal bu konuyu incelemekle kalmıyor direk mevzuya giriyor Nietzsche'nin agresif anlatım tarzını çok sevdim bir şekilde insanı kitaba bağlıyor konusu itibariyle meraklılarının okumak isteyeceği bir kitap ne kadar kendi toplumun dan kendi dininden bahsetme de okurken bende günümüzden bazı bazı olaylarda ve kişilerde evet aynen şu anda böyle diyorum. Son zamanlarda okuduğum kitaplardan ortak olarak çıkardığım bir sonuç var
Herhangi bir dine en büyük zararı o dinin din adamları vermiş ve veriyor...
Hristiyanlık İslamiyet Yahudilik Budistler Putperestler Zerdüştler Ateistler vs bu dinlerin mensupları çağlar boyunca hep birbiriyle savaştı ama sonuç olarak birbirlerine çok zarar vermiş olsalar dinler hep bir şekilde ayakta kalmayı başardı işte bu yüzden diyorum ki dine en büyük zararı veren yine o dinin çıkarcı kinci güç arzulayan din adamları
Okuyanlara iyi okumalar
Nietzsche'nin Hristiyanlıkla hesaplaşması.. Böyle buyurdu Zerdüşt'te de bir hesaplaşma vardı, Hristiyanlıkta yadırgadığı şeyler üzerinden kendi felsefesini oluşturuyordu Zerdüşt. Deccal'de bunu direkt söylemiş, Hristiyanlığa ve Almanlara bütün nefretini kusmuş ve onları Deccal olarak nitelendirmiş.
DeccalFriedrich Nietzsche · Siyah Beyaz Yayınları · 20165,1bin okunma
Damarlarında teolog kanı taşıyan herkes daha en başından itibaren her şeye yanlış açından ve dürüst olmadan yaklaşır. Buradan doğan tutku kendi adına inanç der: yani amansız bir yanlışlığın acısını çekmemek adına kendini görmezden gelebilmek için kesin olarak gözlerini kapamak. İnsan kendi kendine, hatalı bu bakış açısından bir ahlakı, bir erdemi ve bir kutsallığı çıkartır; temiz bir vicdanı bu bakışa bağlar ve kendi bakış açısına "tanrı", "kurtuluş" ve "sonsuzluk" isimlerini vererek kutsallaştırdıktan sonra, başka hiçbir bakış açısının değerli satılmasını talep eder.
Yine bir Nietzche kitabı seçtim okumak icin fakat yok arkadaş ben Nietzsche kitaplarının bir türlü sonunu getiremiyorum :( sanırım bir daha denemeyeceğim :)
DeccalFriedrich Nietzsche · Siyah Beyaz Yayınları · 20165,1bin okunma
Bana sorulacak olursa Nietzsche'nin en güzel 3 kitabı arasına girer. Dinlerin insan psikolojisi ve buna bağlı olarak düşünceyi,aklı küçük düşürmesini en ağır dille ele almıştır.Herkes bu kitapta üslubu eleştirir ama din kurallarının katı bir dille insanları bastırmasını kimse eleştirmez. Nietzsche bu kitabı ile özgür düşünce tininin babası olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
DeccalFriedrich Nietzsche · Siyah Beyaz Yayınları · 20165,1bin okunma
En temelinde Nietzsche aklınızı kullanın diyor. Özgür olmak ve üst insan olmaktan bizi alıkoyan sistemlerin temelinde yatan o doğmaları beynimize nasıl çaktıklarını gösteriyor. Bu uğurda Tolstoy kolaylıkla feda edebilirim. Temelde hepsi nihilist bir kalıba giriyor.Aman efendim bu dünya boştur. Bizim aklımız almaz o işleri, ne kadar fakir sen cenneti okadar hak edersin. Doğrular ancak tanrının lutfuyla olur evladim. Gibi çağdışı düşünceler insanı elit olmaktan alıkoyan en büyük sebepler. Bir düşüncenin temelinde öfke ve hedef gösterme varsa o düşünce kötüdür. Ne yazık ki yıllarca kanımızı emdiler. Harçlı seferleri, komünistlik ,holiganlık vb hepsinin temeli aynıdır. Bizler aklımızı bilimin ışığında yönetmeliyiz. Ozaman yaşamın hakkını veririz. Yaşamınızı sevin. Ve onu geliştirmeye çalışın. Tek doğru bizim yaşamlarımız. Onu kimsenin oyuncak etmesine izin vermeyin. Ben bunları anladım
Bir Friedrich Nietzsche kitabı okuduktan sonra kafa allak bullak olmuyorsa, bir kaç gün boyunca kitapta geçen yoğun içerikli düşünceler beyni ele geçirip sürekli
Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci. Din, ahlâk, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır. Nietzsche'nin kilit fikirlerini Apollon-Dionysos ikiliği, Perspektivizm, Güç İstenci, "Tanrı'nın ölümü", Üstinsan ve bengi dönüş oluşturur. Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kadar geçerli olursa olsun sorgulanarak "hayatın olumlanması"dır. Hakikatin değeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü kökten sorgulaması, geniş çaplı yorumların odağını oluşturur ve etkisi özellikle kıta felsefesi geleneğinde varoluşçuluk, postmodernizm ve postyapısalcılık da dâhil olmak üzere devam etmektedir.
Nietzsche, kariyerine felsefeye dönmeden önce klasik filolog (Yunan ve Roma metin eleştirmeni) olarak başladı. 1869 yılında yirmi dört yaşındayken Basel Üniversitesinde klasik filoloji kürsüsüne, bu yeri alan en genç kişi olarak atandı. 1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti. 1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı. Çöküşü sonraları, üçüncü devre sifilis hastalığının yol açtığı, nadir görülen bir genel pareziye yoruldu; fakat bu teşhiste soru işaretleri vardı. Nietzsche, kalan yıllarını 1897'de ölümüne kadar annesinin, 1900'de kendi ölümüne kadar kız kardeşi Elisabeth Förster-Nietzsche'nin bakımında geçirdi.
Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi. Förster-Nietzsche, tanınmış bir Alman milliyetçisi ve antisemitist olan Bernhard Förster ile evliydi ve Nietzsche'nin yayımlanmamış yazılarını, kocasının ideolojisine uyarlamak üzere, Nietzsche'nin belirttiği, antisemitizm ile milliyetçiliğe sert ve bariz biçimde karşı çıktığı görüşlerine genellikle ters düşecek biçimde yeniden düzenledi. Förster-Nietzsche'nin yaptığı değişiklikler sebebiyle Nietzsche'nin adı, sonraları yirminci yüzyıl bilim insanları Nietzsche'nin fikirlerinin yanlış yorumlanmasına karşı harekete geçmiş olsalar da, Alman militarizmi ve Nazizm ile birlikte anılır olmuştur.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Friedrich_...