Aylin Yıldız

Aylin Yıldız

YazarDerleyenÇevirmen
8.0/10
111 Kişi
·
16
Okunma
·
0
Beğeni
·
94
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
352 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Alman romantizmi aşk duygusunu pek çok fantastik öğeyle birlikte edebiyatında ağırlamıştır. Bu manada Faust’un doğasıyla oynayan cinsel tutkunun reddedilişi ve bu reddedilişte onu tanımlama özgürlüğü tanrının yeryüzündeki cennetini ona uzanan başka bir (kötücül de olsa) el vasıtasıyla keşfetmesine de olanak tanıyacak ikilemin en kilit noktasını oluşturuyordu. Yazarının yakıştırabileceği ve inkar edemeyeceği ölüme göz kırpan cinselliğin en kesif yolu belki de hermafrodit bir estetiği yüceltmek olmalıydı.
Buradan bakarak yazının konusuna dönecek olursak bir Goethe algoritması içinde onun hayatından bize aktarılan kesitlerden yola çıkarak romantizmin bu dev kaleminin, Alman romantizmi haricinde dünya edebiyatına taşıdığı o naif coşkuyla adlandırabileceği tanımsız ve yeni bir alanı keşfetmek belki mümkün olabilir.
Geothe’nin dilinde klasik olana yakın bir ahnek vardır. Eserinde abartılmış kadınlık ve erkeklik tasvirlerinin dışında kahramanlar yarattığına tanık oluruz. Diğer yandan kendi özel yaşamından da bu estetik kaygının yansımalarıyla karşılaşırız.
Kimdir Wolfgang von Goethe, önce kısaca bir hatırlayalım.
28 Ağustos 1749’da Frankfurt Main’de doğmuştur. Babası Johann Caspar Goethe 313 altın karşılığında imparatorluk danışmanı olmuş bir hukukçudur. Annesi İmparatorluk meclisi üyesi Johann Wolfgang Textor’un Kızı Katherina Elizabeth Textor’dur. İmparatorluk danışmanı ünvanını taşısa da babası hayatı boyunca hiç çalışmamıştır. Sık sol gezilere çıkar. İtalya’ya gider, ki o dönemin kültür açlığını dindiren bu ülke antik sanatın çeşitli eserleriyle Avrupa’yı doyurmaktadır. Goethe 5 çocuğun ilkidir. Cornella haricindeki kardeşleri yaşamaz. Cornella’nın pek güzel olmaması Goethe’yi derinden sarsmıştır ama onu çok sevmiştir.
Hukuk öğrenimi gören Goethe evine döndüğünde genç bir avukattır.
Katoliklerle Protestanlar arasındaki otuz yıl savaşlarından geriye ülkede 300’ün üzerinde devlet kalmıştır. Almanya 18. yy.’da kalkınma hamlesini gerçekleştirdiğinde, bu küçük devletler birbirleriyle yarışırcasına bu hamleyle iştirak etmişler, bu güzel yarış, dönemin sanat ve fikir adamlarını da destekleyerek Avrupa’da ve dünyada yeni bir kültür damgasının yayılmasına vesile olmuştur. Weimar ise Saksonya Weimar Eisenach grandüklüğünün merkezi olur. Otuz iki çeşit verginin işlediği ve buna karşılık eleştiri hakkının olmadığı, (kul olarak nitelendirilen vatandaşların yönetimi eleştirdikleri takdirde 6 ay hapis cezasına çarptırıldıkları) Weimar’ın yazgısı, Goethe’nin bu şehre gelmesiyle, hatta sınırız yetkilere sahip bir bakan olarak tayin edilmesiyle de pek değişmeyecektir. Sonrasında Goethe’yi idam kararlarını imzalamaktan ne şairliği ne de sözcülüğünü üstlendiği, onu devlet adamı kalıbına sokan Weimar ruhu 57 sene boyunca peşini bırakmayacaktı.

“...Bana sevinçli günlerin görüntülerini getiriyorsunuz. Bazı yüce gölgeler belirgin hale geliyor. Ayrıca ilk aşk ve ilk dostluğun izleri de sanki eski ve kısmen unutulmuş bir masal gibi gözümde canlanıyor. Hayatın tıpkı dehliz gibi olan kıvrımlı akışından dolayı sızlanışlar tekrarlanıyor ve güzel saatlerin mutlu hayalleriyle avunarak benden önce ölmüş o iyi insanların adları anılıyor.
İlk şarkılarımı dinlemiş olan ruhlar artık sonrakileri işitmiyorlar. O eski dost kafilesi şimdi toz toprak olmuştur ve ne yazık ki ilk yankının sesi de sönmüştür!
Artık ıstırabım hiç tanımadığım bir kalabalığa sesleniyor. Onların beni övmeleri bile içimi burkuyor. Şiirlerimden zevk almış olan bazıları da, eğer yaşıyorlarsa, dünyada darmadağın olmuş halde dolaşıp duruyorlar ve içimi, o sakin ve aziz ruhlar dünyasına ait bir özlem kaplıyor. Bir arp gibi uğuldayan türküm, belirsiz, o acımasız kalbimin yumuşadığını hissediyorum. Önceden sahip olduğum şeyleri kendimden uzaklaşmış görüyorum ve kaybolmuş şeyler benim için artık birer gerçek oluyor . . .

Her bilgi çok değerli.
Kendisini Dünya Vatandaşı olarak nitelendirip yazan Üstadımız bizi görüp de yazmış gibi.. Saygıyla...
88 syf.
·Beğendi·7/10
Günümüzde yaşayan o kadar çok Hacivat ve Karagöz var ki, saymakla bitmez, hatta şu an bana göre "toplumun tamamı
Hacivat ve Karagöz'lerden oluşmuş" gibi bir düşünce taşıyorum.
352 syf.
·Puan vermedi
goethe' nin hayatını adadığı, kendisi ve edebiyat dünyası için büyük bir dönüm noktası olan eseri. faust'un her şeyi bilmiş olmaya karşı olan doygunluğu, sırf birazcık da hissedebilmek için ruhunu mephisto'ya satmayı bile kabul etmesi kitapta çok güzel işlenmiştir. goethe bu kitabında felsefeye olan ilgisini de gözler önüne sermeyi unutmamıştır. faust eseri gerek edebiyat, gerekse felsefe düşününde yeni bir çığır açmıştır. günümüzde ise kitabın başarısı yadsınmamakla beraber, bu kitabın felsefi bir kitap mı yoksa edebi bir kitap mı olduğu hala tartışılmaktadır.
%22 (75/352)
·Puan vermedi
Faustun içinde bulunduğu ruh durumunun anlatılış şekli,kitabın başında baş melekler ve tanrının diyalogları ve Mefisto ile yaptığı anlaşma
...okurken bazı yerlerindeki terimleri araştırma isteği duyuyorum.Ve böyle kitapların okura bir şeyler kattığını düşünüyorum bu da o tür kitaplardan
143 syf.
Gogol ile tanıştığım kitaptır. Alt tabaka ve üst tabakayla ince bir çizgide daha güzel alay edilemezdi. İlk hikayede köpeklerin mektuplaşmasında çok güzel mesajlar aldım ve beni baya baya güldürdü. Herkesin bir şeyler çıkaracağı kesindir, okumalısınız. :)
143 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitap 4 hikayeden oluşmakta.. Bir delinin hatıra defteri, burun, fayton ve palto.. Evet hani şu Dostoyevski’nin hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık dediği meşhur palto.. Gogol genelde hikayelerini Rus toplumunun mevcut sistemini ve burjuvaziyi eleştirmek suretiyle kaleme almıştır.. Tabiri caizse dışlanmışların, düşkünlerin, fakirlerin kısacası ezilenlerin direnişi ve statükoya başkaldırışı olmuştur Gogol..
Kitapta yer alan 4 öyküden benim favorim palto.. Bu hikayesinde de Gogol dışlanmış, çekimser, yaşadığı yaşamadığı belli olmayan bir karakter yani Akakiy Akakiyeviç üzerinden Rus toplumunda aşağılanan, görmezden gelinen insanlarının trajik ve dramatik hayatlarından bir kesit sunmuştur..
Yine okunmaya değer metaforik öğelerle anlatımın güçlendirildiği kaliteli bir kitap.. Okuyunuz Efendim..
112 syf.
·32 günde·Puan vermedi
"Kötü de aynı Iyi gibi tartılmalıdır;Iyi ile kötü aslında edimin ideal uzantılarından ve soyutlamalarından başka bir şey değildir,ikisi de yaşamın aydın-koygun görünümüne aittir."Jung,sonuçta içinden kötünün doğmayacağı Iyi ve içinden iyinin doğmayacağı kötü yoktur diyerek,suç olmadan erdensek bilincin olmayacağını,ayrımların kavranmadığı durumda da hiçbir bilincin olmayacağını belirtir."
352 syf.
·Puan vermedi
Okudugum en SIKICI kitaplardan biri.sabirla kitabi bitirdim ama resmen iskence gibi geldi. Okumayin daha iyi. Okuduktan sonra yazara(GOETHE) gelmeyin.
151 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Hitler'i anlamaktan çok Birahane darbesini baz alan ve dışarıdan bir gözle o sürece gelişini anlatan bir kitaptır. Bay Elm'in, Hitler'i pek de anladığı kanaatinde değilim. Dışarıdan bir göz ile bakan Elm'in bu konu da pek çok eksik ve yanlış bilgi verdiği de bu kitapta aşikardır. Okunur mu? Okunmaldır. Fakat tarihsel olarak şaibeli bilgilere sahip olursunuz.
352 syf.
·Puan vermedi
Herkese selam:)
Biraz mitoloji, biraz teoloji, az bişey epistomoloji, yeteri kadar doğu yeteri kadar batı felsefesi, basta islam olmak uzere ortadogu dinleri, antik yunan, bol miktarda mecaz-ı mürsel ve her nesneye,kişiye ve duruma sembolik anlamlar yüklemeyi tradisyonel bir anlayışla harmanlamaya hazır mısınız:)
Arkadaşlar şaka bir yana yazarın 80 küsür yıllık tüm birikimini aktarmaya çalıştığı ağır bir eser olmakla birlikte düz bir okuma size çok bir şey ifade etmeyecektir diye düşünüyorum. Gerçekten okumak için biraz bilgi ve birikim gerektiren eserlerden birtanesi olduğunu düşünüyorum.
Goethe manevi yönü çok güçlü ve dindar bir yazar, dolayısıyla eser tiyatral bir biçimde dini ve mitolojik ögelerden oluşuyor. Bu tarz dini betimlemelere ve atıflara hazırsanız ki incildeki ayetlerden tutunda mitolojiye hatta Hz. Muhammed'e bile atıfların mevcut oldugunu belirteyim, keyifli bir okuma sizi bekliyor. Goethe'yi Goethe yapan bir eserdir ve yazar muhtesem bir tiyatral ve edebi anlatim sergilemiş.
Herkese keyifli okumalar...

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 16 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.