·85 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Mart 2022 22:36 Korkmasaydın ne yapardın?
Sırf korktuğumuz için hayatta kaçırdığımız o kadar çok tren var ki? Çoğumuz değişmekten öyle çok korkuyoruz ki,ondan uzaklaşmak,gerçekleşmesini engellemek icin elimizden geleni yapıyoruz.En basit bir değişimi bile zihnimizde öyle karışık durumlara getiriyoruz ki,değişim düşüncesi bile değişimin kendisinden daha çok korkutuyor bizi.Böylelikle ilerlemek,kendimizi geliştirmek,sorunlara çözüm bulmak yerine olduğumuz yerde sayıyoruz. Bazen sahip olduğumuz şeylere çok fazla bağlanıyoruz ve onların sonsuza kadar bizlerle kalacağına inanıyoruz bu yüzden de vadelerinin dolmaya ya da tükenmeye başladıklarını fark etmiyoruz ya da görmezden geliyoruz.Oysa sahip olduğumuz “peyniri” sık sık koklarsak ondaki değişimi fark etmemiz ve ona göre hareket etmemiz zor olmayacaktır. Eski bir ilişkiyi bitirip yeni bir ilişkiye başlamaya ya da yaşadığımız ilişkiyi başka yöne evirmeye,bize zarar verip bizi sömürenden uzaklaşmaya,yeni bir hayata başlamaya hep çekiniyoruz çünkü alıştığımız her şey kötü de olsa bizi kendisine bağlıyor ve sanki onun değişecek olması,iyi anlamda da olsa bizi ürkütüyor,en küçük bir değişim bile bize çok zor geliyor.Oysa bazen küçük bir değişim bile büyük mutluluklara gebedir.Küçük değişim hayatımıza olumlu anlamda dokunabilecekken,korku bu gelişmeye engel oluyor.Ne de olsa “korku ilerlemenin en büyük düşmanıdır.”
Kitap çok güzel bir hikayeden oluşuyor.Eski sınıf arkadaşları bir toplantıda buluşuyorlar ve sohbet ederlerken aralarından biri “Peynirimi kim kaptı”hikayesini anlatmaya başlıyor.Hikayede bir labirentte hayatlarını sürdürmek için peynir arayan dört karakterin değişimlere karşı tutumlarını anlatıyor.Kokarca ve koşarca değişime hızlıca ayak uyduran iki fare,Mırın ve Kırın da değişimden korkan iki insan.Bu hikayedeki peynir ve labirent iki metafor.Peynir hayatta sahip olmak için çabaladığımız her şeyi simgeliyor,sağlık,para,zenginlik,şöhret vs.Labirent ise tüm bunlara sahip olmak için geçtiğimiz yollar ve durduğumuz istasyonlar.
Kimilerimiz değişimin kokusunu erkenden alıp hayatımızı ona göre yönlendirmeye çalışıyoruz tıpkı Kokarca gibi,kimimiz söz konusu değişim olunca hemen harekete geçiyoruz Koşarca gibi,bazen değişimin doğuracağı sonuçlardan çok korkuyor ve ondan kaçabildiğimiz kadar kaçıyoruz Mırın gibi,bazense geç de olsa değişimin aslında kötü olmadığını,değişmezsek daha kötü olabileceğimizi idrak edip ona göre hareket ediyor ve korkudan dolayı kaçırdığımız her şeyi geri kazanmaya çalışıyoruz tıpkı Kırın gibi.