Edebiyatta kişinin ölümünden sonra mektup gibi özel bir anısının kitaplaştırılmasını hoş karşılamasam da onun hayatını, duygularını bugünlere kazandıran bir kitabın varlığı yine de etkileyici oluyor. Bu kitapta bunlardan bir tanesi. Ahmed Arif'in oğlu Filinta Önal ve yayınevi Leyla Erbil'le anlaşıp mektuplarını kitap haline getirmiş.
Diyarbakırlı bir şairimiz Ahmed Arif. Mektuplarının bir çok yerinde yöresel kullandığı kelimeler mevcut. Aynı zamanda Siverek'te de yaşamış. Zazaca, Kürtçe, Arapça'ya hakim bu yüzden. Kitaba öznel duygularla bakıldığında hissettiği her duyguyu zerresine kadar kaleme dökebilmiş. Somutlaştırmış adeta Leyla Erbil'e canlı kanlı sunmuş. Mektuplarına Leyla Erbil'den cevap almayı o kadar önemsemiş ki mektuplarının bir yerinde "Hakikat mektup beklemektir" demiş. Onun için yaşamaktan bile daha önemli bu cevaplar. Leyla Erbil evlendikten sonra bile Ahmed Arif'in duyguları devam etmiş. Onun evliliği hakkında yorumlarda bile bulunmuş. Bence bir çok şairde olduğu gibi aslında o kişiye değil aşka aşık bir şair. Aşık olmak, duygularını bu kadar derinlerde yaşıyor olmak onlara özel şeyler gibi geliyor bana. Her insanın yaşayamayacağı derecede üstün duygular çünkü yaşadıkları. Her cümlesi o kadar etkileyici ki tüylerini diken diken ediyor yazdıkları. Ahmed Arif'e bir kez daha hayranlık duydum. Onun şiirlerini okurken bundan sonra bu aşkını düşünerek okuyacağım. Baştan sona okumuş olsam da kitaplığımda her zaman yeniden açıp parça parça okumaktan zevk alacağım bir kitap olacak bu mektuplar.