FİLDİŞİ KUYU NİHAN KAYA
9/10
·420 syf.··
2022 13. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 21:12
************************************************************************** “ Edebiyatçılar tarihte sık sık fildişi kulede olmakla suçlandı. Halbuki edebiyatçı, ‘fildişi kuyu’ dan yazıyor. Evet, burası fildişi ama dünyaya yukarıdan bakan, hayattan kopuk bir kule değil. Bilakis, ‘dikey hayat ‘ ile yüzeyde olan biten her şeyin deriniyle, iç dinamikleriyle meşgul bir sondaj kuyusu. Edebiyat da psikoloji de, görünen gerçekliğin altındakilere ulaşmayı amaçlıyorlar. Yazar eserini hazırlarken gündelik hayatla arasına mesafe koymak zorunda; ama hayatın dışından değil, olabildiğince derininden bir çaba bu. Bu yüzden edebiyat ve psikoloji, bize fildişi bir kuyunun içinden sesleniyor, bizi fildişi kuyunun içine çağırıyorlar ‘’ syf 7 Kitap tam da bu içeriği anlatıyor ; edebiyat ,psikoloji ,sanat ve kadın içeriğinde bu dört ana unsur çerçevesinde psikianalitik çözümlemelerin anlatıldığı bir kitap . Tüm psikologlar , psikolojik danışmanlar , psikiyatristler yani psikolojiyle ilgili herkese hitap edeceğini düşündüğüm bir kitap .Kitabın anlatım dili anlaşılır ve yalın bir anlatımla yazılmış y ani psikoloji alan dışı olanların içinde anlaşılır olacağını düşündüğüm bir kitap ,okurken sizi zorlamayacaktır. Edebiyat ve psikolojiyle ilgiliyseniz keyifle okuyabileceğiniz bir eser olduğunu düşünüyorum. Katherine Mansfield ,Mary Shelly ,Kate Chopin gibi kadın yazarların , yazdıkları bir öykü ya da roman üzerinden ; ayrıca yazarın kişisel hayatının içeriğini de göndermeler yaparak psikianalitik çözümlemeler yapıyor. Her yazarın geçmiş hayatının ayrıntılarının ayrıca yazdığı zamandaki ruh çatışmalarının aslında yazdıkları eserler üzerinde ne kadar etkili olabildiğini açıklıyor yazar. Her yazarın aile dinamiklerinin ve yaşadığı toplumun düşünce yapısının ,nyazarın o eseri yazarken ki ruh halinin eserin karakterleri üzerinde ki etkisini okuyabiliyorsunuz. Marcel Proust – Edebi Derviş – ( diye tanımlamış bu tanımı gerçekten çok sevdim ) ,genel olarak yazarın günlük hayatını yaşayış biçiminin ,düşünce yapısının ‘’ Kayıp Zamanın İzinde ‘’ olan etkisini , Sigmund Freud ,veremden ölen kızının psiki analize olan etkisini okuyorsunuz bir bölümde de bazı tiyatro oyunlarının da psikianalitik çözümlemelerini yazmış .Türk Edebiyatından ; Halit Ziya ‘nın ve Peyami Safa ‘nın eserlerindeki yer alan kadın karakterlerinin yaşantıları üzerinden ,yazarların kişisel hayatlarındaki kadın ve anne algısı anlatılıyor. Kitabın ana konusu aslında bir metaforu anlatıyor ‘’ Neden Kadın yazarlar yok denecek kadar az ? Virginia Woolf ; diyor ki kadının kişisel bir odası olmalı ‘’ Kendine Ait Bir Oda ‘’ kitabıyla bu konuyu anlatır ,Doris Lessing ise bunu bir adım daha ileriye götürür ve der ki ‘’kadının kendine ait bir odası olması yetmez ,o odada sarsıcı bir şey yapmalı ‘’ yani bir eser vermeli bir üretim yapmalı diye açıklıyor . Günümüze kadar kadınların yazar olma yolunda hangi aşamalardan geçtiğini ,psikianalitik çözümlemesini yapan bu kitabı psikoloji ve edebiyat seven herkese tavsiye ederim .Ben çok severek okudum ,sizlere de de tavsiye ederim .‘ **************************************************************************
Psikoloji
Fildişi KuyuNihan Kaya · İthaki Yayınları · 2018105 okunma
·
331 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.