·437 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Mart 2022 23:07 Bu kitabı okumuş olduğuma çok memnunum. En sevdiğim yönü de kitaptaki bütün karakterlerin iyi insanlar olması. Kötü insanların olduğu kitaplar hoşuma gitmiyor.
Pollyanna fevkalade bir güzelliği olmayan ama mutluluk oyunuyla çevresindeki insanların hayatlarına fevkalade etkileri dokunan, gittiği her yere mutluluklar saçan 11 yaşında küçük bir kız çocuğu.
Mutluluk oyunu, halk arasında Pollyanacılık; başımıza gelen bütün olumsuz şeylerin iyi yönünü bulmak ve devamlı olarak memnun olacağımız iyi şeyler düşünmeyi ihtiva eden güçlü bir motivasyon yöntemi.
Benim düşünürken bu yöntemi kullandığım çok olurdu yalnız Pollyanna'dan daha mübalağalı şekilde; Pollyanna oyununu gerçeklikten uzaklaşmadan oynuyor. Bazen oyunu oynamasına engel olan çok kötü şeylerle karşılaşsa bile, mutlu olmayı öğrettiği insanlar ona yardımcı oluyor, kendisi sayesinde mutlu olan insanları görüp onlar adına seviniyor.
Ama bütün bunlardan daha önemlisi insanların dertlerine ilaç olurken hiçbir zaman bunun farkında olmuyor ve öğüt vermiyor. Sadece oyunundan bahsedip isteyen insanlara anlatıyor ve bitmez tükenmez enerjisiyle örnek oluyor.
Kitaptan küçük bir örnek olarak; yaşadığımız kötü bir olayın hiçbir olumlu yönü yoksa diğer insanlar aynı şeyi yaşamadıkları için onların adına, onlar için sevinebiliriz. Bu benim hiç aklıma gelmemişti ama uygulanabilir olması için bencil, gururlu ve kıskanç olmamak gerekir.
Kısacası ne kadar iyi bir insan olursak mutlu olmak için o kadar çok sebebimiz olur.
Kitabın tek olumsuz yönü; mutluluğu bir amaç olarak göstermesi ve mutlu olmayı öğrettiği gibi, -bizlere zararlı olmasından ziyade- duygularımızı, düşüncelerimizi olgunlaştıran hüznümüzle barışık olmayı öğretmiyor olması.