Tarafsız olmak daha doğrusu olmaya çalışmakla, tarafsız bakabilmek, yorumlayabilmek veya bu doğrultuda ilerlemeye çalışmak arasında fark vardır!
Peki insan tarafsız olmadığı sürece ne kadar tarafsız bir yaklaşım sergileyebilir?
Ve en önemlisi gerçektan tarafsız olmanın mümkünatı var mı?
Bu Ülke'yi okumadan önce hem kitabın kendisi için hem de Cemil Meriç için kafamda oluşturduğum profil bambaşka yöndeydi fakat benim için tam bir hayal kırıklığı oldu.
Kitap aslında 73. sayfaya kadar bir özet otobiyografiyken bundan sonraki tüm sayfalar bu otobiyografinin detaylandırılmış anlatımından ibaret.
Cemil Meriç kendini her ne kadar tarafsız olarak gösterse ve her ne kadar tüm görüşlere saygılı bir tavır takındığından bahsetse de kitabı okudukça söyledikleri ile bir çelişki içinde olduğu hissi uyanıyor.
Her ne kadar birçok "batılı" yazarla haşır neşir olduysa da başta Batı edebiyatı olmak üzere batı düşüncesi, batı yaşayışı kısacası batının her yönünü eleştiren ve açıkça bir karşıtlık sergilediği düşünce tarzına sahip olduğunu fark etmemek mümkün değil.
Batının ideolojileri ve bu ideolojilerin putlaştırılmasından ya da bir din haline getirilmesinden bahsediyor fakat bu konu üzerinde dururken yapmış olduğu suçlamayı açıkçası pek mantıklı bulamadım. Marx ile sürekli bir didişmenin içindeyken aynı zamanda Marx'ı ve Marx'ın düşüncelerinin bir din haline gelmesinden dolayı suçlamaktadır. Tabi Marx gibi birçok düşünür de bu suçlamaya dahil.
Başta Karl Marx olmak üzere birçok fikir adamını anlamaya çalışmanın neticesinde böyle bir yorumlamanın oluşabileceğine açıkçası pek inanmıyorum. Tüm bu fikirler ve şahsiyetler tarihte veya şimdide bir kesim için din haline gelmiş olabilir bunu inkar etmiyorum fakat filozofların bu amaç uğruna ortaya bir şey atma düşüncesine sahip olabileceklerini düşündüren bir ihtimali gerçektan çok basit buluyorum.
Kısacası bir suçlama yapılıcaksa bu suçlamanın bir ideolojiyi bir fikri din haline getiren kesime yapılması gerektiğini düşünüyorum.
Sınıf kavagası tarihinin sadece Avrupa için geçerli olduğunu söylüyor Cemil Meriç (s.179) sınıf kavramı toplumun içinde zenginlerin ve fakirlerin ayrılmasından çok daha derin bir kavramdır bana göre. Eğer gerçektan bu sadece batıyla allakalı bir şek olsaydı o zaman büyük bir ihtimale "batı" dışındaki imparatorlukların varlığından hiç şüphesiz bu gün de konuşuyor olucaktık.
Kitap Zekayı kibarlaştırır diyen Cemil Meriç tam bir Balzac Hayranıyken romanla ilgili yapmış olduğu yorumlar da kendisinin ne kadar çelişkili bir durum içerisinde olduğunu gösteriyor. (s.121)
Tüm bu eleştirmemin yanı sıra her ne kadar topluca bir beğenme gösteremesemde bir tarafatan yenileşmenin veya ilerlemenin anahtarını Avrupaya açılan bir kapı için kullanılabileceği düşüncesini asla doğru bulmuyorum ve Cemil Meriç'in de bir yandan batı isyanını bu düşünce uğruna yaptığını düşünmüyor değilim.