Her zaman ki gibi bu kitabı da severek okudum.
“Mutsuz Çocukların Tanrısı” diğer kitaplarından biraz daha farklı geldi bana. Biraz depresif bir kitaptı ama yine de sonuna kadar merakla okumaya devam ettim. Her zaman olduğu gibi yine başarılı bir kurgu ve ilgi çekici karakterler var kitabımızda. Kitabın konusuyla ilgili herhangi bir şey yazmaya başlarsam tamamını anlatmış olacağımdan konuya pek girmek istemiyorum.
İlk bölümü açıkçası çok zor okudum, Çünkü Berat’ın depresif kişiliğini daha tanımamıştım bu yüzden kitap bittiğinde anlamadan okuduğumu düşünüp ilk bölümü tekrar okudum. Ama devamında altını çizecek kadar çok beğendiğim yerler oldu ve toplamda bakarsak keyifle okuduğum bir kitaptı diyebilirim. Fakat şunu belirtmeliyim ki, yazarın ilk okuduğum kitabı “Kan Ağacı” değil de bu olsaydı diğer kitapları okumaya niyetlenmezdim. Kötü değildi ama bir “Kan ağacı” yada “Hayal” de değildi benim için. Ama herşeye rağmen yıllardır alamadığım bir kararı almamı sağladığı için bende farklı da bir yeri olacak “Mutsuz Çocukların Tanrısı”nın. Mutsuz Çocukların TanrısıJale Demirdöğen