Mutsuz Çocukların TanrısıJale Demirdöğen

·
Okunma
·
Beğeni
·
557
Gösterim
Adı:
Mutsuz Çocukların Tanrısı
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
293
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055395919
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Ben mutsuz çocukları görür görmez tanımayı, mutlu çocukları kıskana kıskana öğrendim. İyi babaları ise kötüsüyle yaşaya yaşaya...

Kötü babaların sesleri ateşe hazırlanan silahlar gibidir. Mermiyi silahın yuvasına gönderir gibi öksürürler önce. Şarjörü çevirir gibi tükürürler balgamı yere. Sonra ayak seslerini duyarsın. Ölmeden önce duyduğun son ses onun ağzından dökülen adındır: "Berat!"

Silah patlamıştır. Ölmemişsen, uzunca bir ay yürüyüşüne çıkmışsın ve evde yoksun demektir.

Yeryüzünü reddediyorum, evet! Yeryüzü mutsuz çocuklarla dolu ve ben onların aydaki tanrısıyım!

Bir gün herkes yarım kalan işini bitirecek ve aya her baktığında beni hatırlayacak dünya!

(Tanıtım Bülteninden)
Spoiler vermeden incelememi nasıl yaparım, bunun üzerine ince ince düşündüm...

Gözlerim nemli hala. Ara sıra bulanıklaşıyor yazılar...

Offffffff, derin bir nefes çektiriyor işte böyle kitaplar... Kütüphanemde okunmayı bekleyen 20-25 tane kitap arasından yaklaşık 1 saat gibi bir sürede seçtim bu kitabı... Nerden geldiğini inanın ki bilmiyorum... Başta popüler kültürün bir özenisi sandım... Saat geç oluyordu ve dedim, yeter artık al birini oku işte...

İlk sayfalar riske girilmemiş kısa cümleler, gayet duru ve hazmı kolay TDK sözcükleri... Kurgu, örgü, teknik ve en önemlisi hikaye yavaş yavaş ilgimi çekti... Naçiz' Hane ömrümde bu tip hikayeyle iki kere karşılaştım... Samimi iki arkadaşımın itiraflarını dinlerken her zamanki donuk ve soğuk kanlı tavrımı takınmayı, onların kendi hikâyelerini daha rahat anlatmalarına yol açacağını bilsem de bir süre sonra sağ elimin tırnakları sol kolumun triseps bölgesine geçtiğini fark etmiştim... Evet ismi geçen Berat sadece ülkemizde değil tüm dünyada var olduğunu ve çoğunu aramızda, sağda solda belki bize çay getiren garsonun, ekmek aldığımız fırıncının, akademisyen hocalarımızın olduğunu düşündükçe sanırım tecrübe diye adlettiğimiz insanlar arası mesafelerimizin neticesi olduğunu düşündükçe...

Ağır romanlar size tatlı bir hüzün verir. Duygulanırsınız, ağlarsınız; ağlarken güldürür ara sıra, öfkelendirir sizi hayat gibi, sevindirir bazen...
Ve her satır başlarında doğan çocukları gördükçe aslında yeni bir ölümün de doğduğunu bilirsiniz... Doğuma sevinen insanın çelişkisi size yaşamın cilvesini hatırlatır...

MUTSUZ ÇOCUKLARIN TANRISI...

Umarım size kitabın konusunu hissettirmeden yaşadığım duygu durumunu aktarabildim. Merak, kitabın kurgusunun merkezine yerleştirilmiş ve incelemeyle de bu merakınızı kamçıladıysam ne mutlu bana...

İyi okumalar...
Geldin ve hiç umurumda olmayan adını söyledin.O sıkıcı adını belleğimde taşımak isteyip istemediğimi sormadın bile. Sıkmam için uzattığın elin birkaç saniye boşlukta asılı kaldı ve dizlerinin yanına düştü. Yer göstermediğim halde karşıma geçip oturdun.Birkez bile sana doğru bakmamama rağmen gözlerini üzerime diktin.Kendi kendine konuşarak komik duruma düştün,güldüm fakat duymadın çünkü bn içimden gülerim insanlar güldüğümüde ağladığımı fark edemezler. Çoğu insan,gülerken gördüğü birinin o an içinden ağlıyor olabileceğine veya yüzü asıkken gördüğü birinin o an içinden gülüyor olabileceğine ihtimal vermezler.Onlardandın. Sorulası soruların vardı;sordun ve bekledin.Cevaplarımı veresiye edinmediğimi, onlar için çok çalıştığımı bilmiyordun ve bu yüzden neden cevapsız kaldığını anlamadın. Umudun bile sahteleştirelebildiğini, istediğin cevapları alamadığın an gittiğinde öğrendim. Ertesi gün yine geldin. Bu kez sana bir kereliğine baktım ve gözlerinde umudun sınırları gördüm.Günlüktü.Gece seninle birlikte uyumuş tazelenmiş fakat büyümemişti.Dolayısıyla,benimle ilgili içinde büyüyen birşey olduğunu hissetiğin zaman onu umutla kaıştıracaksın ve ben o zaman da güleceğim. Büyüdüğünü gördüğün şeyin,merakından başka birşey olmadığını fark edecek;kendine acıyacak,hırçınlaşacak, isyan edecek ve hadsizleşeceksin. Bunun için biraz daha zaman var. Yani henüz katlanılabilir birisin;tadını çıkar. Yalnızca bilinen ve acıklı kısmını anlattıkları hikayem gibi, katlanamadıklarıma neler yaptığımıda anlatmışlardır sana. İnsan kendi acıklı hikayesine katlanıyor; o birşey değil. Katlanılması zor olan onu dinlemek için bekleyen aç bir ordunun varlığıdır her zaman.
Uzun zaman önce okudugum ve hala aklıma geldikçe hüzünlendigim,öfkelendigim ve kahramanını özlediğim bir kitap. Evet özledim ! Ben Ana karakter olan ve aslında çok yakın arkadaşım Berat ı çok özledim. Berat oyle gercek ki tıpkı Servet gibi, Serveti hepiniz tanıyorsunuz. Ve bir daha yok sayamiyorsunuz Beratı. Bence bu roman digerlerinden bir tık daha gerçek.
Gerçek bir olaydan esinlenildigi söylense sasirmam.
Bu kitap, toplumun halı altina kaldırılmış pisliğini gün yüzüne çıkarıyor ve herkesin yüzüne Berat yoluyla tükürüyor!
" Gülümserken yüzlerinin yarısını kullanan insanların yüzlerinin diğer yarısı bir baska hikaye fısıldar ve o hikaye anlatıldığı kadar masum değildir."
Kendinden çok uzak duygusal özellikler hakkında empati kurup çok farklı bir pencereden bakmayı sağlıyor. İnsanlar empati kurunca çok farklı olarak bakış açıları gelişiyor.
Sosyal ağlardan birinde bir tavsiye üzerine almıştım kitabı.Tavsiye eden kişi bilmem kaçıncı kez bu kitabı hediye ettiğini yazıyordu,ne kadar beğendiğini vurgulamak adına.İyiki almışım,iyiki okumuşum.Bu aralar ne okusam diye etrafına bakınan arkadaşlarımın eline tutuşturuveriyorum.Elinizden bırakamayacaksınız.
hayatın içindeki sesler biraz da sessizlikler derin bir acıyla harmanlanmış. İnsanın anlam arayışındaki asalet, bireysel farklılıklarla göz önüne serilmiş.
Ben mutsuz çocukları görür görmez tanımayı, mutlu çocukları kıskana kıskana öğrendim. İyi babaları ise kötüsüyle yaşaya yaşaya...
BERAT

Bilmem kac Türk yazar,hikaye,masal okudum dinledim ama boyle bir hikaye ye boyle bir anlatim a boyle bir yazar a rastlamadin.

Tartismasiz en iyi Türk yazar.

Alinti yapmak isterim ama kitabi komple buraya gecirmem lazim.
Çok çok sevdim bu kitabı. Çok üzüldüm, her kısmında hüzün ve o kısımlarda bir umut.. Çok şey öğrendim, çok şey düşündüm okurken. Okumayan herkese büyük tavsiye ederim...
Ayda kurallar;
Kimseye yardım etme ve kimseden yardım isteme
Yalan söyleme
Sus
Senden çok kendini incittiğinin farkında olmayanları bağışla
Kaderini ancak senin belirleyeceğini unutma
Nefret ettiğin birini unutamıyorsan, onu sevdiğin gerçeğini hatırla.
Adil ve eşit dağıt
Vicdanının sesini dinle.
Her ne yapacaksan, buna değip değmeyeceğini onu yapmadan önce hesapla...
10. Kural siz okurlara kalmış. Herkes kendi kuralını yazabilir, tabi ayda yürüyebilenler için geçerli...
Yine keyifle okunacak bir Jale Demirdöğen kitabı...
Kitap okumanız bol olsun dotlar..
Halden anlamak,içine almak, dahil etmek, yakın durmak, kabul etmek, kişinin neye ihtiyacı olduğunu ilk bakışta fark etmek gibi sezgi ve olgunluk isteyen eylemler hisli insanlara mahsustur ; hırslı olanlara değil..
Ben mutsuz çocukları görür görmez tanımayı, mutlu çocukları kıskana kıskana öğrendim. İyi babaları ise kötüsüyle yaşaya yaşaya...
BERAT
Birlikte adı konulmuş bir şey yaşadığınız insanları daima hatırlar, yaşadığınız şeyin adını bir türlü koyamadıklarınızı ise asla unutmazsınız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mutsuz Çocukların Tanrısı
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
293
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055395919
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Ben mutsuz çocukları görür görmez tanımayı, mutlu çocukları kıskana kıskana öğrendim. İyi babaları ise kötüsüyle yaşaya yaşaya...

Kötü babaların sesleri ateşe hazırlanan silahlar gibidir. Mermiyi silahın yuvasına gönderir gibi öksürürler önce. Şarjörü çevirir gibi tükürürler balgamı yere. Sonra ayak seslerini duyarsın. Ölmeden önce duyduğun son ses onun ağzından dökülen adındır: "Berat!"

Silah patlamıştır. Ölmemişsen, uzunca bir ay yürüyüşüne çıkmışsın ve evde yoksun demektir.

Yeryüzünü reddediyorum, evet! Yeryüzü mutsuz çocuklarla dolu ve ben onların aydaki tanrısıyım!

Bir gün herkes yarım kalan işini bitirecek ve aya her baktığında beni hatırlayacak dünya!

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • Çılga Kömürcüoğlu
  • Melikenizz
  • Mertcan Geyik
  • Fatma Nur Yurtcu
  • Ayşe Erbaş
  • ANIL-©a
  • Yağmur Turan
  • UmAy
  • Melike
  • Gizem.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.5 (5)
9
%30.8 (4)
8
%7.7 (1)
7
%15.4 (2)
6
%7.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0