Kan Ağacı

8,6/10  (7 Oy) · 
14 okunma  · 
9 beğeni  · 
582 gösterim
"...Hatırlamak tutsaklıktır dostlar! Hatıralar ise geçmişin önünde nöbet tutan güleryüzlü gardiyanlar!.. Diyorum ki unutun! Unutun ve kavuşun geleceğinize! Çünkü özgürlük, geçmişin değil geleceğin ellerinde! Ve unutmayın ki özgürlüğünüzün yalnızca iki kapısı var. Biri aklınız, diğeri ise kalbiniz. İkisinden biri ya da her ikisi birden, farkında bile olmadığınız bir anda kapandı. Açın diyorum! Ve işte şimdi yine, kapıları açık unutarak gidiyorum."

Unutkan, bu geceki son sözlerini tamamladıktan sonra mikrofonu kapattı ve yayını bitirdi. Tutsaklar içinse gece hiç bitmeyecekti.

Melike, güllü sedirde ayaklarını altına topladı.
Canan, iyi bir kırmızı şarap seçmek için mahzenin kapısındaydı.
Rüzgâr usulca esip Derman'ın kıvırcık saçlarını karıştırırken, Lucia, parlattığı son gümüş parçayı da vitrindeki yerine kaldırıyordu.
Suna, radyoyu kapattı. Başucundaki kitaba uzanırken ellerine ilaç sürmediğini fark etti.
İncecik atıştırmaya başlayan yağmur altında Fuat, merdivene oturdu ve bir sigara yaktı.
Firuze Hanım, pırlanta taşlı saatinin kelepçesini ve saçlarının topuzunu açıp yatmaya hazırlanırken, Nergis için mahrum bir geceyi daha sessiz bir sabaha başlamanın vakti gelmişti.

Bir bekleyici nasıl beklemesi gerektiğini bilir. Bekleyiş ne kadar uzun sürerse, hasret o kadar anlamsızlaştırır zamanı. Saatler ve beklenenin yüzü birbirine karışır. Her şeyi unutulur o'nun; bir tek bakışı unutulmaz. O unutulsa, zaten bekleyici olunmaz.

Herkes birini bekledi. Kimi, gidenlerin dönüşünü... Kimi, dönmeyenlerin ölüşünü...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2010
  • Sayfa Sayısı:
    336
  • ISBN:
    9786056402739
  • Yayınevi:
    Nemesis Kitap
  • Kitabın Türü:
Derya Tok 
18 Ağu 11:06 · Kitabı okudu · 11 günde · 8/10 puan

Geçmiş ve şimdiki zaman arasında geçen başta iki hikaye gibi görünen ve tek bir hikayede buluşan bir roman. Çok etkileyici ve sürükleyici. Yazarın kelimeleri su gibi akıyor sanki hikayenin içinde. Kitabı anlatmak zor aslında. Hani anlatılmaz okunur derler ya işte öyle bir kitap “KAN AĞACI”. Uzun bir süre etkisinden kurtulamadım. Hele de son bölümünde akıttığım gözyaşlarımdan bahsetmeyeceğim. Aşkı, sevgiyi, özlemi, tutkuyu ve yıllar geçse bile asla dinmeyecek acıyı ve bir sevdayı anlatıyor “KAN AĞACI”
Jale DEMİRDÖĞEN’in yazdıkları ile tanışmak çok guzeldi.
Kan Ağacı, içimizdeki korkularla, mutluluklarla, nefretlerle, sevgilerle, bencilliklerle ve kaybolmaya başlamış insanlığımızla yüzleştirdi beni. Radyocu Özgür’ün kısımları terapi gibiydi mesala. Okuyan herkes bu terapiye katılacak ve belki de kendine bile itiraf edemediği şeyleri fark edecek, okuduğu yere bırakacak tüm soru işaretlerini ve tüm cevaplarını.

Jale Demirdöğen “bekleyici” kavramıyla da tanıştırıyor bizi. Nasıl güzel bir sözcük ve nasıl da güzel bir keşif! "Bir bekleyici nasıl beklemesi gerektiğini bilir. Bekleyiş ne kadar uzun sürerse, hasret o kadar anlamsızlaştırır zamanı. Saatler ve beklenenin yüzü birbirine karışır. Her şeyi unutulur o'nun; bir tek bakışı unutulmaz. O unutulsa, zaten bekleyici olunmaz.

Herkes birini bekledi. Kimi, gidenlerin dönüşünü... Kimi, dönmeyenlerin ölüşünü..." Kısacası Nemesis Kitap'tan çıkan bu şahaseri okumamak büyük bir kayıp olur.

#kanağacı #jaledemirdöğen

2012 yılından beri kütüphanemde olan bu kitabı bu zamana kadar okumadığım için ve okurken ilk 50 sayfasında sıkılıp bırakmayı düşündüğüm için beni sonradan çok pişman eden bir kitap oldu. Kitabın karakterlerini oturttuktan sonra kitabın ortalarında başlayan asıl olaylarla kitaptan başımı kaldırmak istemedim ve beklenmedik gelişmelerle kitabı okudukça elimden bırakamaz oldum. Çok güzel bir kitaptı....

DERYA... 
20 Mar 00:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kitabı geçen yıl çok beğenerek okumuştum...farklı zamanlarda farklı hayatları anlatan akıcı hiç sıkılmadan okunacak bir kitap...yazarın kurgusu da ayrı bir güzel...tavsiye ederim...

Kitaptan 30 Alıntı

Derya Tok 
08 Ağu 15:38 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Her gün yeni bir çatışmanın yaşandığı ve güven duygusunun insanın ruhundan her an bir parça daha koparıldığı bir ülkede, üstelik cepleri boş ve içi ertesi sabah için bile huzursuzken kalbi hala sevinçle çarpabilen bir adamın, ya şehrinin kaldırımlarına yağmur çok yakışıyordur ya da aşık olduğu bir kadın tarafından özlemle bekleniyordur."

Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 12)Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 12)

Bir yürekre nefret, sevginin kalktığı yere aniden oturursa umut orayı terk eder ve edinilmiş hiçbir güzrl amaç niyetine ermezdi

Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 209)Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 209)

Aşk bir taraf için bitse bile, diğer tarafta hălă sürüyorsa, varlığını, gizini ve asaletini koruması gerekirdi

Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 171)Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 171)
Procyon* 
16 Eyl 00:42 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Herkes birini bekledi. Kimi gidenlerin dönüşünü... Kimi dönmeyenlerin ölüşünü...

Kan Ağacı, Jale DemirdöğenKan Ağacı, Jale Demirdöğen

Bazen hiç ummadığın insanlar, seni şaşırtacak kadar güzel bir işi başarabilirler ve beklentilerini karşılayacağına inandığın insanlar, hayal kırıklığına da uğratabilir...

Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 62)Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 62)

Sen beyliği parayla pulla mı sanırsın? Beylik efendiliktedir. Yürekten gelir. Ne parayla satılır, ne pulla ölçülür.

Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 56)Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 56)

Ne kadar uzun olursa olsunlar; mesafeler, sevgi karşısında küçüçük bir adım kadar kısalabiliyordu demek ki.

Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 294)Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 294)

Bize anlamsız gelen şeylerin başkaları için nasıl büyük bir anlam ifade ediyor olabilceğini de düşünmeliyiz.

Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 131)Kan Ağacı, Jale Demirdöğen (Sayfa 131)
3 /