Adı:
Normal
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9786059809948
Kitabın türü:
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Sakın bana ne yapacağımı söyleme!
Ne yaptığımı, ona sakın söyleme!
Şimdi ne yapacağım, bana onu söyle!

Ya da sus. Bir şey söyleme… Nasılsa neye inandıysam ona inanmaya devam edeceğim. Öyle varlıklarız ki, inanmak istemediğimize bir başkasının inandığını görmeye bile tahammülümüz yok! Bu, evrenin ve insanın yaratılışından beri böyle. Savaşlar bunun için var! Ölümler, bunun için! Ve asla yapamayacağımızı sandığımız şeylerle, bir gün onları yapabileceğimizi bilmeden yaşıyoruz… Biz, tezatlardan beslenen, çelişkilerin varlıklarıyız! Tıpkı bir katili kan tutması gibi! Korkak olan, en akıl dışı şeyden bile korkunç gerçeklikler yaratıyor! İçindeki hevesin karnını doyurmaya kalkışan, düşünme yeteneğinden yoksun,
kör ve sağır kalıyor!

İnsandım, korkaktım, hevesliydim ve yaşadığım yer dünyaydı! Yani kimse tarafından üstlenilmemiş bir suç olmam normal!
Bir yazar, aynı zamanda yazdığı kitabın baş kahramanı, hal böyle olunca yazara çok rahat kafa tutabiliyor. Bir iç hesaplaşma aynı zamanda. Keyifle geçen bir okuma dönemi ...hele kitapta yer alan şarkılar yok mu? Jale Demirdöğen'in tüm kitaplarında şarkılarda eşlik ediyor anlatıma sanırım . Henüz okumadıysanız mutlaka okuyun derim...Kitap okumanız bol olsun dostlar..
Kıyıda köşede kalmış başarılı kitaplardan. Obsessif komplesif bozukluğa sahip bir yazar ana karakterimiz. İdeali de her karakterine adil davranıldığı bir kitap yazabilmek. Bir gün bölüm bölüm kitap gönderilmeye başlanıyor ona ama bu kendi hayatı. Üstelik yazanlar arasında geleceği de var. Bazı açılardan Hakan Günday'ın Azil'ini hatırlatmadı değil.
"Acının dili gözyaşıdır ve gözyaşı insanlar arasındaki ayrımı sıfırlayarak onları eşit kılar."
"İnsan asla yapamayacağını sandığı şeylerle,birgün onları yapabileceğini bilmeden yaşar.Sen böyle yaşandığını öğrenecek kadar yaşayamadın;bilemezsin.Öyle yaparız.Kimseyi öldüremeyeceğimize inanır,sonra gidip öldürürüz.Kimseyi kıracak biri olmadığımızı söyler,can kırıkları üzerinde yürürüz.Ayaklarımız kanadığında o kırıkları yolumuza başkalarının koyduğunu söyler,kendimizi koruruz.Ayaklarımız halimize güler;biz ayaklarımızın haline bakar,ağlarız.Bir katili kan tutması gibi.Çelişkilerin varlıklarıyız.Tezatlardan besleniriz.Sever,sevmedim deriz.Bir türlü sevemez,çok sevdim deriz."
"İnsan kendini tamamlayabilecek olana meyleder fakat bunu farkında bile olmadan yapardı.Kendinde olmayan neyse ondan arınmak isterdi.Bu bilinçsizce çıkılan bir denge arayışıydı.
Fakat insan,eksiği yerine koyarak,ruhundaki dengeyi yakalayabildiği an,özüne,kendine,yaratıldığı orjinal şekle dönmek için çabalamaya başlayan ve bunu da farkında olmadan yapan enteresan bir canlıydı."
İnsanın hayatı boyunca ağlayacağı şey, ilk duyduğunda güldüğüyle aynı olabiliyormuş.
"Ah küçüğüm...Çünkü yalnız olmaktanda korkarız Yalnızken bir türlü sevemeyiz kendimizi.Kendimizi ve yüzleşmekten korktuğumuz yanlarımızı bir türlü sevemez,kendimizle ve onlarla barışık duramayız.Birilerini hayatımıza aldıkça,onları kendimize benzettikçe,onları kendimizle bezedikçe benliğimiz güçlenir.Kendimize ancak birilerinin bizi sevdiğini gördükçe katlanabiliriz.Onu sevdiğimizi sanırken aslında kendimize taparız.Sen hiç ölünün ardından ağlayan birinin aslında kim için ağladığını düşündün mü?Ölenin yitirdiği hayat,yaşayamayacağı anlar,göremeyecek olduğu insanlar için değildir o gözyaşları.Onsuz ne yapacağımızı bilmediğimiz için,kendimiz için dökeriz onları...Canavarlığın boyutunu hayal edebiliyor musun?İnsan yalnızca kendini sevmek ister."
"İnsan ,yaşayamadığı ama yaşamak istediği hayatın peşinde koşarken,ona biçilmiş olan yaşamı da heba eden budala bir varlık.İnsan aynada gördüğüyle yetinemeyen,sokakta gördüğünü aynaya baktığında da görmek isteyen memnuniyetsiz bir sığlık!İnsan ruhunun devinimleri,bir yokluklar silsilesine gebe!İnsan yokluğunu varlığa çevirmeye çalıştıkça varlığından uzaklaşıp yokluğa karışan,yokluğa karıştıkça bir varlıktan bir hayalete dönüşen bir gölge yığını Elif."
Ben kaçmak istediğim şeye mi koştum. Ben düşmanımın koynunda mı uyudum ? Ben aslında çoktan kabarmış, taşmak isteyen bir suydum da onun için mi yazmaya soyundum?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Normal
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9786059809948
Kitabın türü:
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Sakın bana ne yapacağımı söyleme!
Ne yaptığımı, ona sakın söyleme!
Şimdi ne yapacağım, bana onu söyle!

Ya da sus. Bir şey söyleme… Nasılsa neye inandıysam ona inanmaya devam edeceğim. Öyle varlıklarız ki, inanmak istemediğimize bir başkasının inandığını görmeye bile tahammülümüz yok! Bu, evrenin ve insanın yaratılışından beri böyle. Savaşlar bunun için var! Ölümler, bunun için! Ve asla yapamayacağımızı sandığımız şeylerle, bir gün onları yapabileceğimizi bilmeden yaşıyoruz… Biz, tezatlardan beslenen, çelişkilerin varlıklarıyız! Tıpkı bir katili kan tutması gibi! Korkak olan, en akıl dışı şeyden bile korkunç gerçeklikler yaratıyor! İçindeki hevesin karnını doyurmaya kalkışan, düşünme yeteneğinden yoksun,
kör ve sağır kalıyor!

İnsandım, korkaktım, hevesliydim ve yaşadığım yer dünyaydı! Yani kimse tarafından üstlenilmemiş bir suç olmam normal!

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • Lila Sabanay
  • Yusuf ŞAHİN
  • dyelgun
  • mihrunnisa ersöz
  • Teyfik burak kalkan
  • Ayça Sert
  • Mikail gül
  • Ayca
  • Ayşen BÜLBÜL
  • Hüseyin Düver

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.5 (3)
9
%25 (2)
8
%12.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%12.5 (1)
3
%12.5 (1)
2
%0
1
%0