Yazardan okuduğum ikinci kitap. Kendisinin “görünmeyen döngü” kapsamında yazdığı kitaplardan biri Nuh’un Çocukları. Museviliği bir çocuğun gözünden, üstelik ikinci dünya savaşı döneminden anlatmak aslında edebiyatta çok başvurulan konulardan biri. Ama yazarın bakış açısı biraz daha farklı. O, dönemin çok işlenen toplama kamplarının dışındaki hayatlar üzerinden ele almış konuyu. Ailesinden uzak kalan, yaşananların saçmalığına direnen iyi hristiyanların yanında, onların koruması altında kalan çocukların yaşadıkları var burada. Hatta naziler arasında bile iyi insanlar olabileceğini göstermek, tüm dünyanın eş zamanlı çıldırmadığını kanıtlamak istemiş sanki yazar. Şimdilerde yaşananlar için o acı geçmişin asla unutulmaması gerektiğine ve başka insanların tehdidi altında yaşamayı kimsenin hak etmediğine dair de vurguları var. “İki taraf arasında ne kadar kin biriktirirsen barış da o kadar imkansız olur” demesi boşuna değil. Kısacık bir romana sığdırılacak en temel sorunlar üzerinden anlatılanlar etkileyiciydi. Öneririm.